Süslü açıklamalar, Gerçek enkazlar ve AK Parti'de iki Mehmet Köse kıskacı! - Erol ŞEKER
Erol ŞEKER

Süslü açıklamalar, Gerçek enkazlar ve AK Parti'de iki Mehmet Köse kıskacı!

Erol ŞEKER

Siyasette resmi açıklamaların satır aralarını okumayı bilmeyenler, tabelada yazan "gönül birlikteliği" ya da "sağlık gerekçesi" süslemelerine inanıp evine dönebilir.

 Ancak Çarşamba’nın sokaklarında, Terme’nin kahvehanelerinde ve Samsun’un kulislerinde durum hiç de öyle "baki kalan ortak hedefler" masalı gibi durmuyor.

 Dışarıdan bakıldığında diplomatik birer "görev değişimi" gibi sunulan Terme ve Çarşamba ilçe başkanlarının istifası çok farklı…

 Aslında Samsun AK Parti’de uzun süredir halı altına süpürülen büyük bir yönetim zafiyetinin dışa vurumudur.

Açık konuşalım:

Bu istifalar bir tercih değil, yukarıya kadar uzanan dosyaların, dinlenmeyen tabanın ve nihayetinde patlak veren krizlerin zorunlu bir sonucudur.

 Ancak burada adaletin terazisi bir kez daha şaşmıştır.

Terme’de kendi seçtiği belediye başkanının parti tüzüğü ve geleneğiyle uyuşmayan, başına buyruk kadrolaşma hamlelerine karşı duramayan ve adeta bir çıkış yolu arayan yönetim için bu istifa bir "kurtuluş" olabilir.

 Peki ya Çarşamba?

Gece gündüz demeden, tüm dayatmalara rağmen teşkilatı ayakta tutmaya çalışan Ersin Sandıkcı’nın günah keçisi ilan edilerek istifaya davet edilmesi, kurunun yanında yaşın da nasıl hunharca yakıldığının en net kanıtıdır.

Bugün Çarşamba hiç olmadığı kadar mutsuz, hiç olmadığı kadar karamsar.

 Neden mi?

Cevap çok açık:

İki Mehmet Köse kıskacı!

Her şey, İl Başkanı Mehmet Köse’nin yerel seçim sürecindeki o akılamaz pasifliğiyle başladı.

O günlerde teşkilat içerisinde sevildiği öne sürülen ve bazı iddialarla adaylığına set çekilen Taner Özden, sırf bir kaç eski-yeni vekilin rüzgarıyla timsah gözyaşları eşliğinde Ender Gür’ü dayatan irade,

 Çarşamba da nereden olursa olsun aday olacak 15 yıllık hizmetleri ile unutulmayan ancak birilerinin egosu yüzünden AK Partiden aday yapılmayan Dündar’a karşı parti ve teşkilatın ocağına bile bile hatta isteyerek yakılan ateşe adeta odun taşımıştır

Taban ve teşkilat, bu kulak tıkamaya sandıkta tarihi bir yenilgiyle cevap verdi.

Peki, ders alındı mı?

Elbette hayır.

Seçim yenilgisinin faturasını üstlenmesi gereken İl Başkanı Mehmet Köse, bu kez de Çarşamba’daki adaşı ve meslektaşı olan diğer Mehmet Köse ile el ele verip ilçenin geleceğini adeta ipotek altına aldı.

Grup başkanlığından ilçe yönetimine kadar yapılan zoraki müdahaleler, Ersin Sandıkcı’nın elini kolunu bağlayan o sipariş listeler, pasif il başkanlığının Çarşamba’ya vurduğu en büyük darbe oldu.

 Kendi memleketinde kurulan bu ikili ittifaka ve idari körlüğe göz yuman bir il başkanlığı, bugün Çarşamba’yı AK Parti’nin kalesi olmaktan çıkarıp bir hayal kırıklığı merkezine dönüştürmüştür.

Sadece Çarşamba mı?

Hayııır…

 Bafra’da, Terme’de, Kavak’ta, Tekkeköy’de sorunlar ayyuka çıkmışken, teşkilatların içi alev alev yanarken İl Başkanı Mehmet Köse’nin "birkaç yönetici değiştirerek yangını söndürürüm" zannı tam bir siyasi gaflettir.

Bugün Ankara’nın güçlü figürleri, AK Parti’nin Samsun siyasetine yön veren bazı milletvekillerinin bu dağınık, toparlanamayan ve kriz üreten il yönetimine mesafe koyduğu sır değil.

Dosyalar genel merkezin masasına ulaştığında, faturanın sadece sahada terleyen ilçe başkanlarına kesilmesi Samsun genelinde derin bir adalet yarasından başka bir şey doğurmaz.

Asıl sorun, zafiyetin bizzat mimarı olan il başkanlığı makamındayken, kalkanların asıl müsebbipleri koruması tabanın sabrını taşırmıştır.

 AK Parti Samsun’da yeniden iddialı olmak, kaybettiği kanı durdurmak ve sandıktan yeniden birinci çıkmak istiyorsa, göstermelik pansumanları bırakmalıdır.

Ameliyat aşağıdan yani diğer deyimle kuyruktan değil, yukarıdan, kafadan başlamalıdır!

Bugün ilçe başkanlarını feda ederek koltuğunu koruduğunu sananlar yanılıyorlar.

Kulislerde yüksek sesle dillendirilen o meşhur formül yakında işlemeye başlayacaktır.

Önümüzdeki günlerde, ilçeleri bu kaosa sürükleyen İl Başkanı Mehmet Köse’nin de o çok sevdikleri diplomatik dille "affı" istenecek, yani istifası önü koyulacaktır.

Çünkü hiçbir büyük siyasi hareket, kendi kalesini adım adımeriten bir pasifliği ve "İki Mehmet Köse" ortaklığının yarattığı bu enkazı sonsuza kadar sırtında taşıyamaz.

Anlayana...

Yazarın Diğer Yazıları