AK Parti Çarşamba İlçe Teşkilatı’nda haftalardır, deyim yerindeyse adeta bir "cadı kazanına" dönen belirsizlik sürecinde nihayet sona gelindi.
Ersin Sandıkçı’nın istifasından sonra boş kalan, daha doğrusu bir türlü doldurulamayan o koltuk için yarın Ankara’da nihai karar verilecek.
Samsun İl Başkanı Mehmet Köse’nin açıklamasıyla netleşen 5 kişilik liste (Ergun Ak, Cihangir Emre Özakçaylı, Av. Hüseyin Güneş, Av. Yunus Emre Kocaman ve Sefa Can Toraman) yarın saat 14:30’da AK Parti Genel Merkezi’nde mülakata girecek.
Yarın akşam saatlerinde ise Çarşamba’nın yeni ilçe başkanı resmen duyurulmuş olacak.
Sürecin bu denli sancılı ve uzun sürmesi, siyaset kulislerinde çok ses getiren iddiaları da beraberinde getirdi.
Öyle ki, koordinatörlerin raporlarından sızan "Çarşamba’da güçlü altyapıya sahip aday bulunamıyor" dedikoduları teşkilat tabanında ciddi kırgınlıklara neden oldu.
Tabii bu iddiaların ve kulislerdeki "MUŞ" lakırtılarının nereye çekilmek istendiğini de çok iyi görüyoruz.
Kimse öküzün altında buzağı aramasın; bizim geçmişimiz de aslımız da önce siyaset ardından kasaplık, besicilik, çiftçilik ve askeri disiplinden gelir. Biz neye ne diyeceğimizi de, kime ne ithaf edeceğimizi de alenen yazacak kadar bu toprağın insanıyız.
Asıl mesele şu ki; Çarşamba, Samsun siyasetinin her dönem nirengi noktası olmuştur. Ancak bugün gelinen noktada, ilçe başkanlığı seçimi adeta Samsun’daki iki farklı siyasi cephenin güç savaşına sahne oluyor.
Ankara’ya çağrılan 5 ismin hepsi de birbirinden değerli, bu görevi layığıyla yapabilecek isimler. Ancak kulislerde konuşulan o ki; listedeki 3 isim bir tarafın, 2 isim ise diğer tarafın dengesini temsil ediyor.
Peki, bu dengeler arasında gerçekten Çarşamba’nın, Samsun’un ve AK Parti’nin geleceğini samimiyetle düşünenler nerede?
Samsun AK Parti siyasetinde birliği ve beraberliği sağlamak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bir kesim teşkilatlardaki hâkimiyet alanını genişletmek için çırpınırken, diğer taraf başka hesapların peşinde.
Olan ise günlerdir süren belirsizlikten yorulan, mutsuz olan AK Parti tabanına ve Çarşamba halkına oluyor.
Burada en büyük sorumluluk ve nihai karar yetkisi şüphesiz AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Sayın Ahmet Büyükgümüş’te.
AK Parti’nin Samsun’daki gelecek yılarının tüm sevabı da günahı da Sayın Büyükgümüş’ün hanesine yazılacaktır.
‘Bu, omuzlanması oldukça ağır bir vebaldir.’
Yarınki kararda kişisel hırslar, siyasi güç savaşları ve dar bölge hesapları mı galip gelecek; yoksa Çarşamba halkının beklentileri, hizmet aşkı ve siyasi akıl mı öne çıkacak?
Bunu hep birlikte göreceğiz.
Sonuç ne olursa olsun;
Yarın Ankara’dan kim elinde yetki belgesiyle dönerse dönsün, üzerine giyeceği şey sadece bir "ateşten gömlek" olmayacaktır.
Yeni başkan, omuzlarındaki bu ağır yükle ve etrafındaki bu çok bilinmeyenli denklemle mücadele edebilmek için şimdiden gardını almak zorundadır.
Şayet atanacak isim teşkilatı toparlar, kırgınlıkları giderir ve Çarşamba’yı hak ettiği dinamizme kavuşturursa, bu başarı hem kendisinin hem de bu tercihi yapan Büyükgümüş’ün hanesine altın harflerle yazılır.
Aksi takdirde, bu fırtınalı süreç siyasetin tozlu raflarında kaybolup giden bir başka hikaye olmaktan öteye geçemez.
Şimdiden Çarşamba’mız ve Samsun’umuz için hayırlı, uğurlu olsun.
Yolunuz açık olsun.
Hak eden, hak için çalışacak olan kazansın…
Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…