Zaman Değişti, Biz de Değiştik - Emine Temiz Yılmaz
Emine Temiz Yılmaz

Zaman Değişti, Biz de Değiştik

Emine Temiz Yılmaz

Eskiden hayat daha yavaştı. İnsan bir şeye hemen ulaşamazdı ama ulaştığında kıymetini bilirdi. Sofraya oturulmadan önce dua edilirdi mesela. Ekmek kutsaldı. Yere düşse alınır, öpülür, başa konurdu. Şimdi öyle değil. Her şey hızlı, her şey kolay. Kolay olunca da değeri kalmıyor.

Eskiden birine gidileceği zaman haber verilmezdi. Kapı çalınır, içeri girilirdi. Çünkü herkes bilirdi ki kimseye gitmek ayıp değil, kimse de geleni yük görmezdi. Şimdi birine misafir olacaksın, günler öncesinden yazıyorsun. “Müsait misin?” diye soruyorsun. Çoğu zaman da değil.

Eskiden söz namustu. Biri “tamam” dedi mi o iş tamam sayılırdı. Şimdi on onay, bin mesaj, yüz kere hatırlatma gerek. Güven azaldı. İnsanlar birbirine değil, belgelere inanır oldu.

Mahalle başka bir yerdi o zamanlar. Herkes birbirini tanırdı. Bir çocuk sokağa çıktığında on göz peşindeydi. Şimdi apartmanda yıllardır oturanlar birbirine selam vermez oldu. Aynı binada yabancıyız hepimiz.

Düğünler sade olurdu ama gönüllüydü. Oyun oynanır, yemek yenir, herkes bir aradaydı. Şimdi düğün salonunda, flaşların altında, zoraki bir gülümseme. Her şey gösteriş. Oysa eskiden mutluluk sessizdi. Şimdi bağıra çağıra yaşanıyor ama içi boş.

Büyükler sofranın başında olurdu. Onlar kalkmadan kimse kalkmazdı. Bir saygı vardı. Bir ölçü. Şimdi herkes kendi önüne bakıyor. Büyüklerin sözü eskisi kadar geçmiyor. Belki de biz fazla modern olduk. Ya da fazla unuttuk.

Eskiden hayatın içindeydik. Toprakta, bahçede, sokakta… Şimdi ekranın içinde yaşıyoruz. Her şey gözümüzün önünde ama dokunamıyoruz. Eskiden az şey vardı ama gönül doluydu. Şimdi çok şey var ama insan eksik.

Belki çağ değişti, belki biz. Ama bir şey var ki, o eski günlerin samimiyetini hiçbir teknoloji geri getiremiyor. O sıcaklığı, o insanlığı, o “birlikte olma” hâlini.
Şimdi ne örf kaldı tam yerinde, ne adet.
Adetler şekil değiştirdi, örfler unutuldu.
Geride sadece anılar kaldı.
Ve o anıların içinde, biraz özlem, biraz pişmanlık.

Yazarın Diğer Yazıları