Bugün evlerimizde apayrı bir heyecan, içimizde tarif edilemez bir huzur var. Mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Benim için bayram demek, her şeyden önce "birlikte olmak" demektir. Sabahın erken saatlerinde mutfaktan gelen o güzel kokular, titizlikle hazırlanan kahvaltı sofraları, en güzel kıyafetlerini giymiş çocukların neşesi... Bir kadın, bir anne olarak bayram sabahlarının o tatlı telaşını her zaman çok sevmişimdir.
Ama Kurban Bayramı’nın kalbimizde hissettirdiği duygu çok daha derindir. Bu bayram; paylaşmanın, dayanışmanın ve birbirimize sarılmanın en güzel vesilesidir.
Günlük hayatın koşturmacasında bazen komşumuzu, akrabamızı, hatta en yakınlarımızı bile aramayı unutabiliyoruz. İşte bayramlar, bizi o hızlı hayattan çekip çıkarıyor. "Dur" diyor, "Hatırla, paylaş ve sevindir."
Bu bayramda sadece kurbanlarımızı paylaşmıyoruz; sevgimizi, ekmeğimizi, vaktimizi ve güler yüzümüzü de paylaşıyoruz. Özellikle kapısı az çalınan büyüklerimizi ziyaret etmek, bir yetimin başını okşamak, ihtiyacı olan bir aileye sofrada yer açmak bu günün gerçek ruhudur.
Çocukluğumuzun o eski bayramlarını özlüyoruz ya hep... Aslında o bayramları güzel kılan şey eşyalar değil, insanların birbirine gösterdiği samimi sevgiydi. O ruhu yaşatmak bugün yine bizim elimizde.
Gelin, bugün kırgınlıkları bir kenara bırakalım. Bir telefon açalım, bir selam verelim, elleri öpelim. Paylaştıkça azalan dertlerimizi, paylaştıkça çoğalan neşemizi büyütelim.
Tüm sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu, ağzınızın tadının hiç bozulmadığı şahane bir bayram geçirmenizi diliyorum. Kurban Bayramı’mız mübarek olsun, evlerinizden bereket hiç eksilmesin!