1. YAZARLAR

  2. Hasan TOPUZ

  3. MECMÂ’UL ÂDAB VE MÜELLİFİ SEYYİT HACI HASAN HULUSİ EFENDİ İLE İLGİLİ DÜ
Hasan TOPUZ

Hasan TOPUZ

Emekli Öğretmen - Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

MECMÂ’UL ÂDAB VE MÜELLİFİ SEYYİT HACI HASAN HULUSİ EFENDİ İLE İLGİLİ DÜ

A+A-

 

Sevgili Dostlar,

SEYYİT HASAN HULUSİ EFENDİ gibi büyük alimi size acizane olarak tanıtmaya çalıştım. Yazdığı MECMÂ’UL  ÂDÂB adlı eseri dikkatle okuyup dilim döndüğü kadar, kalemimin yazabildiği kadar size naklettim. Kusurum varsa, iyi bir tanıtım yapamamışsam benim cağilliğime bağışlayın. Bütün osmanlı hinterlandında ün salmış bir ülemayı tanıtmak benim gibi amatör bir yazara mı düşmüş? Karınca kararınca kimsenin yapmadığı bir incelemeyi yapmaya çalıştım.

KARDEŞLERİM:

    Bu çalışmayı sürdürürken karışık duygular içinde kaldım. Açıkça yazmak gerekirse önce çok üzüldüm. Çünkü; Yüzyılı aşkın bir zamandan beri belki on defa çeşitli yayın evleri tarafından yeniden basılan bu eserin yazarının kimliği hakkında hiçbir açıklama yapmamışlar. Hatta baskının birinde İstanbul Çarşamba Müftüsü diye yazmışlar. Oysa Hasan Hulusi Efendi öz ve öz ÇARŞAMBA’lıdır. Aile kökleri çok derinlere giden SEYYİT bir soyun evladıdır.ÇARŞAMBA’mızda doğmuş büyümüş tahsilini İstanbul Süleymaniye Medreselerinde yaptıktan sonra ÇARŞAMBA da ARNAVUT ALİ BEY MEDRESESİNDE (şimdiki Sofuoğlu Camisinin olduğu yerde) 20yıl boyunca Müderrislik yapmış bir alimi kimse tanımıyor.1809 yılında Çarşamba da doğan Hoca Efendi  88 yaşında yine Çarşamba da hakkın rahmetine kavuşmuştur.(1897)

Bu yazıyı hazırlamak için yaptğım araştırmada sadece benim değil, sizin de üzüleceğiniz bazı meselelerle karşılaştım.

Adı geçen bu eseri üç büyük alim ayrı ayrı Osmanlıcadan günümüz Türkçesine çevirip kitap haline getirmişlerdir. Muzaffer ÖZAK. Mahmut Şevket USTAOSMANOĞLU(Mahmut Hoca, İsmail Ağa Cemati) ve Naim ERDOĞAN çeviride adı geçen yazarlardır. Üç ayrı çeviridede Hasan Hulusi Efendi mechul biriymiş gibi takdim edilmiştir. Bir Çarşambalı olarak yüreğim sızladı. Hele de Hoca Efendinin kitabın önsözünde “ BEN SERMAYESİZ FAKİR BİR ÇARŞAMBA MÜFTÜSÜYÜM” deyip ne kadar tevazu sahibi olduğunu okuyunca üzüntüm daha da arttı. Beni rahatsız eden diğer bir mesele ise bütün çabalarıma rağmen mezar yerini ve mezar taşını bulamayışımdır. Göğceli Caminin etrafındaki mezar taşlarının hepsini okudum. Bir çok Çarşamba Müftüsünü tespit ettim, malesef Hoca Efendinin mezar taşını bulamadım. Doğrusu mezarın başında oturup bir Fatiha okumayı çok isterdim.

Hoca Efendinin yaşayan torunlarına ufak bir serzenişte bulunmak hakkım diye düşünüyorum. Çünkü böyle bir alimin torunu olmak Cenab-ı Hakkın bir lüfudur. Üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeleri gerekir.Çarşambamızın tarihine altın harflerle yazılması gereken Sofuzade Hasan Hulusi Efendiyi anlamak ve anlatmak bize düşüyor. 

İlk işimiz yüz yılı aşkın zamandan beri tüm İslam aleminde okunan ve tanınan MECMÂ’UL  ÂDÂB adlı eseri hemşehrilerimize tanıtmak. Bu görevi yapmaya hemen başlamalıyız. Ne acıdır ki kitabı okuyan ilim sahipleri bile Hasan Hoca Efendiyi tanımıyor.

İkinci olarak ise yapacağımız çalışma şu olmalıdır. Belediyemiz ve Sofuoğlu Vakfının yardımları ile Sofuoğlu Hasan Hulusi Efendi ve eseri MECMÂ’UL  ÂDÂB ile ilgili bir sempozyum düzenlemek olmalıdır. Hiç vakit geçirmeden hemen yapacağımız çalışmalara başlamalıyız.

Son olarak ise Çarşamba’lı olarak utandığım bir haber duydum. Sofuoğlu Caminin yıkılarak yerine yeni bir Cami yapılıyor. Yapılan yeni caminin adı değiştirilerek yaptıran ailenin adı veriliyor. Dua ediyorum ki inşallah duyduklarım benim bildiğim gibi değildir. Eğer doğruysa yazıklar olsun deyip sokak sokak, ev ev dolaşıp bunun yanlışlığını anlatacağım. Ulaşabildğim her gazetede yazacağım. Bedeli ne olursa olsun Sofuoğlu Seyyit Hasan Hulusi Efendinin adının silinmemesi için mücadele edeceğim. Bir okulun adını değiştirerek yeni yaptıranın adını verdiler. Şimdi sıra Camilere  mi geldi?

Eğer bu büyük ulemanın adı ilçemizdeki bir cami adı olmaktan çıkarılıyorsa bu utanç bize yeter.

Hoca Efendinin Kitabının önsözünde belirttiği gibi “BEN SERMAYESİZ FAKİR BİR ÇARŞAMBA MÜFTÜSÜYÜM” sözü durumu gayet güzel anlatmıyor mu? Benim başka bir söz söylememe gerek var mı?

Selam ve Dualarımla                                                                                                  
Hasan TOPUZ

NOT:
MECMÂ’UL ÂDÂB adlı kitabı almak isteyenler ilçemizin doğu yakasındaki Birlik Kırtasiyesinden temin edebilirler. Ayrıca internet aracılığıyla elde edebilirler.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum