KRAL ÇIPLAK: ATATÜRKLÜ ARMANIN ŞAMARI VE TİYATRONUN SONU - Erol ŞEKER
Erol ŞEKER

KRAL ÇIPLAK: ATATÜRKLÜ ARMANIN ŞAMARI VE TİYATRONUN SONU

Erol ŞEKER

“ATATÜRKLÜ ARMA, ŞIMARIKLIĞI SEVMEZ!”

Futbol sahada oynanan bir oyundur derler.
Ama ne yazık ki; biz haftalardır yeşil zeminde değil, 
Adeta bir "tiyatro sahnesinde" figüranların taklalarını izliyoruz. 
Samsunspor-Galatasaray maçı öncesi yaratılan o gizemli hava, 
Maç düdüğüyle birlikte yerini büyük bir yüzleşmeye bıraktı. 
Samsunspor’umuz da Ntcham, Emre Kılınç ve Sousa gibi,
Asların yokluğunda “Çantada keklik" görenler, 
Kuzeyin Kralı’nın sert rüzgar ve şamarını hesap edemediler.
Kenarda şık takım elbisesiyle arz-ı endam eden Okan Buruk.
Aslında o elbiseyi sadece üstüne giymişti. 
Çünkü ruhu sahada olmayan, 
"Gece kulübü" rehavetiyle maça çıkmış bir topluluğun,
Adeta Hocası olmaktan öteye geçemedi. 
İlk dakikalarda Samsunspor’un kalecisi Okan’ın yine hatalarıyla umutlananlar, 
Marius’un imkansızı başarıp skoru 1-1’e getirmesiyle asıl gerçeği gördüler.
Samsunspor, sadece bir rakip değil; KOCA BİR DURUŞTUR.
Akıllanmayan Victor Osimhen maç sonrası çıkıp Samsunspor için,
“Ufak bir engel" diyebilme cüretini göstermeye devam ediyor.  
İşte Türk futbolunun neden ilerlemediğinin özeti budur! 
Sen 4-1 gibi ağır bir hezimetten sonra bile bu kibir, 
Bu şımarıklık devam ediyorsa; orada futbol bitmiş, 
Yerini hayal dünyasına bırakmıştır.
Barış Alper’in, Sallai’nin, Torreira’nın en ufak esintide, 
Ankara Havası, TOPAL halk oyunu oynar gibi,
Belini tutanların sergilediği, yerlerde kıvranmaları,
O dramatik sahneler, Türk futbolunu Avrupa’da alay konusu haline getiriyor. 
Kırmızı kart gören Günay’ın o şuursuz özgüveni, 
Aslında "nasıl olsa korunuyoruz" rahatlığının bir dışavurumuydu. 
Ancak unuttukları bir şey vardı; 
ATATÜRKLÜ ARMA, ŞIMARIKLIĞI SEVMEZ!
Bu tiyatroya sadece oyuncular değil, Hakemler de dahil. 
Yürekli bir hakem çıkıp da o "taklacı güvercinlere",
Hak ettiği cezayı veremediği sürece, 
Bu kirlilik temizlenmeyecektir. 
TFF ve MHK, bu şımarık çocuklara göz yumarak,
Türk futbolunun marka değerini her gün biraz daha eritiyor.
***

Birkaç söz de sözde yayıncı kuruluşa olsun.
Onlara da gelince... 
Tribünlerin sesini kısıp suni efektlerle algı yönetmeye çalışmak, 
Sahada eze eze gelen 4-1’lik galibiyeti örtmeye yetmez. 
Samsunspor’un sesini kesseniz de 
Kuzeyin kralı, Karadeniz’in dalgası misali statları yıkar geçer.

***
Kısacası hafta sonu şampiyonluk turu hayali ile gelen,
Okan Hoca’nın "havalı" takım elbisesi 
Samsun’un rüzgarında uçup gitmiştir. 
Sahadaki o "çıplak" gerçeklik, sadece Galatasaray’ın değil, 
Onu el bebek gül bebek büyüten tüm sistemin yüzüne bir şamar gibi inmiştir. 
Bu sadece bir mağlubiyet değil, 
Avrupa’dan ses getirecek bir karakter koyma dersidir.
Gözler şimdi son iki haftada... 
Bakalım o "ufak engel" dedikleri takoz, 
GS’nin şampiyonluk yolunda daha kimlerin tekerini patlatacak. 
Hatta “ŞAM’ı" gümledi acep derim ki:
Bundan sonra ligin “PİYON” u mu olacaklar?
Son maçta Samsunspor eze eze, 
Hakkıyla ve onuruyla o şamarı kondurdu. 
Şimdi sıra bu kirliliğe dur diyecek,
Yürekli futbol paydaşlarında. 
Tabi eğer o yürek varsa!
Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…
 

Yazarın Diğer Yazıları