Samsun Siyasetinde Neler Oluyor: - Erol ŞEKER
Erol ŞEKER

Samsun Siyasetinde Neler Oluyor:

Erol ŞEKER

Siyaset, milletin derdine derman olmak, teşkilatın sesine kulak vermek ve tabanın iradesini tavana taşıma sanatıdır.

Ancak son dönemde Samsun ve özellikle Çarşamba özelinde yaşanan siyasi belirsizlikler, yerel teşkilatlarda derin bir huzursuzluğun ve yönetim krizinin baş gösterdiğini açıkça ortaya koyuyor.
Sorulması gereken temel soru şudur: Samsun siyasetinde hedeflenen şey teşkilatları büyütmek mi, 
Yoksa kişisel ikballer uğruna tabanın sesini kısmak mı?
Samsun’un en güçlü, en diri ve lider ruhlu insan yetiştiren ilçelerinden biri olan Çarşamba’da ilçe başkanlığı sürecinin yılan hikâyesine dönmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

AK Parti kurulduğu günden bu yana bir belde veya ilçenin bu kadar uzun süre belirsizliğe mahkûm edildiği görülmemiştir.

Teşkilat mensupları arasında kulaktan kulağa yayılan "adam yok" algısı, hem bu topraklara hem de bu davaya yıllarca emek vermiş insanlara yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Çarşamba’da cevher de vardır, partiyi başarıyla temsil edecek lider kimlikli isimler de... 
Asıl mesele, o cevherleri ortaya çıkaracak adil bir mekanizmanın işletilmemesidir.
Teşkilatın önüne sandık koyup kendi yöneticisini seçmesine izin vermek yerine; yukarıdan dayatmalarla, "benim adamım olsun, sözümden çıkmasın" anlayışıyla hareket etmek yerel siyasete atılmış en büyük kazıktır.
2024 yerel seçimlerinde yaşanan oy kayıpları ve kaybedilen belediyeler, bu yanlış yöntemlerin birer sonucudur.
Sahadan, muhtarlardan ve mahalle başkanlarından alınan geri bildirimlerin; kişisel hizipler, vekil hesapları veya grup çıkarları uğruna göz ardı edildiği iddiaları partililerin vicdanını sızlatmaktadır.
Mülakat süreçlerinde hevesle yola çıkan genel merkez koordinatörlerinin ve teşkilat başkanlarının, süreç ilerledikçe yerel güç dengelerine yenik düştüğü izlenimi kamuoyunda üzüntüyle izlenmektedir.
Samsun kamuoyu net bir gerçeğin farkındadır:

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sayın Mehmet Muş, Samsun’a geldiği günden bu yana kentin yatırımları ve siyasi enkazını toparlamak için yoğun bir gayret sarf etmektedir. Ancak bir şehrin sorumluluğunu ve siyasi yükünü tek bir ismin sırtına yüklemek ne adildir ne de sürdürülebilirdir.
Samsun için diğer AK Partili milletvekillerinin, Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ün ve koordinatör vekillerin ellerini taşın altına koyma zamanı gelmiş, hatta geçmektedir.

Şehrin siyasetini "kazan-kazan" anlayışıyla kendi dar çevrelerine hapsedenler, yarın yaşanabilecek daha büyük siyasi başarısızlıkların sorumluluğundan kaçamayacaklardır.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasına saklanarak, onun vizyonuna ve milletteki karşılığına tezat teşkil eden kişisel hesaplar yapmak bu davaya hizmet etmez.

Yıllardır Samsun’da uygulanan köhneleşmiş siyaset tarzı, teşkilat mensuplarını öfkelendirmekte ve halk nezdindeki krediyi tüketmektedir.
Artık güneşin balçıkla sıvanamayacağı bir noktadayız.

Samsun’u ve Çarşamba’yı yönetme iddiasında olan siyasi aktörlerin şapkalarını önüne koyup vicdan muhasebesi yapması gerekmektedir:
Amacınız AK Parti’yi ve Samsun’u büyütmek mi, yoksa kendi koltuk ve çevrenizi korumak mı?
Samsun halkı ve teşkilat tabanı, bu sorunun cevabını ve önümüzdeki süreçte atılacak somut adımları yakından takip etmektedir.

Bu böyle biline…
Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…

Yazarın Diğer Yazıları