Pompada 99 Kuruş, Hazineye 8 Lira: Şimşek Sadece Vatandaşa mı Çakıyor? - Erol ŞEKER
Erol ŞEKER

Pompada 99 Kuruş, Hazineye 8 Lira: Şimşek Sadece Vatandaşa mı Çakıyor?

Erol ŞEKER

Akaryakıtta yaşanan son gelişmeler, bu ülkedeki vergi adaletsizliğinin ve ekonomik tablonun adeta özeti niteliğinde. 
Gündeme baktığınızda sözüm ona Uluslararası fiyatlar düşüyor, motorinde peş peşe indirim hesapları yapılıyor. Kağıt üzerinde iki günde tam 10 lira 34 kuruşluk bir indirim var.

Peki, vatandaşın deposuna yansıyan ne kadar? Sadece 2 lira 4 kuruş! Geriye kalan 8 lira 30 kuruş, kaşla göz arasında yine ÖTV’ye, yani hazineye aktarılıyor.
İşte insanı çileden çıkaran nokta tam olarak burası. 
Maliye Bakanlığı, devleti adeta sadece dolaylı vergilerle ve vatandaşın cebinden çıkan parayla ayakta tuttuğu izlenimini veriyor.
Sorsan "yatırımları azaltın, ekonomiye can verin" ya da "yüksek vergileri indirin, halkı nefes aldırın" desek suçlu biz olacağız. 
Trafik cezaları ayyuka çıkmış durumda; adını da "kazaları azaltmak" koymuşlar ama kimse inanmıyor artık. 
Geçenlerde bir esnaf kadın anlatıyor: Eşi arabaya binerken belindeki çantadan telefonunu çıkarıp torpidoya attığı esnada polisi görüyor ve eve 5 bin lira ceza geliyor.
Araç alırken arabanın kendi değerinden fazlasını ÖTV ve KDV olarak devlete ödüyoruz. Noter masrafı, bandrolü, sigortası çabası…
Tüm bu yük vatandaşın sırtına binmişken; ulusal medyada dev şirketlerin vergi aflarından, silinen borçlarından bahsediliyor. 
TBMM’deki 600 milletvekili yetmezmiş gibi, 2 yılda emeklilik hakkı kazanıp hiçbir şey yapmadan ölene kadar maaş alanların yükünü yine bu millet çekiyor.
Karadeniz’de fındık üreticisi yarın toplayacağı ürünün taban fiyatını bilmeden pazara iniyor, emekli üç kuruş maaşından kesilen vergiyle yaşamaya çalışıyor.
Adeta halkın deyimi ile Maliye Bakanı Sayın Şimşek ise AVM’lerin ve kafelerin dolu olmasını ya da tatil yoğunluklarını baz alarak ekonominin iyi olduğu illüzyonuna kapılıyor. 
Buradan sormak lazım: “Sayın Bakan, sizin şimşeğiniz sadece vatandaşa, esnafa, emekliye mi çakıyor?”
Sizin şimşek neden hiç dev paralarla oynayan, vergi kaçırdığı iddia edilen o dev şirketlere rastlamıyor? 
MASAK ve vergi denetmenleri neden gerçekten kazanan büyük balıkların peşine düşmüyor?
Önümüzde seçim var. Üç beş kuruş zamla, yeni emeklilik müjdeleriyle bu milletin artık ayakta kalacak hali kalmadı. 
Bu halk devletini de tutar, liderini de tutar; ancak Sayın Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın arkasına sığınıp görevini tam yapmayan, yükü onun üzerine atan bürokratların ve yöneticilerin artık şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekiyor.
Ya adam gibi iş yapıp gerçek kazananı vergilendireceksiniz ya da cezeyla, ÖTV’yle, benzin ve mazot tezgahıyla bu devletin daha fazla yönetilemeyeceğini kabul edeceksiniz. 
Sedat Peker’in dediği gibi "Bir umuttur yaşamak" diyerek sabreden bu halkın artık dayanacak gücü kalmadı!
Bilmem anlatabildim mi?
Hiç kimse bak bak bak hükümete, bakana çakmış yalanı ile ortamı bulandırmaya kalkışmasın.
600 milletvekili hatta bazıları daha önceden olduğu emekli maaşı ile aldığı maaş yetmiyor diyerek sızlanmasın…
Peki devlete 30-40 yılını vermiş emekli olanlar ne yapsın?
Artık insan biraz ar eder, az utanır bu tabloya.
Bu halk Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor diye de onun adı ardına saklanıp milleti öldürmeyi bırakın artık.
Kısacası mesele belli… Ata sözümüzde ki gibi vakit geldi ve vatandaş der ki; “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe…”
Mesele aslında belli; "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az"
Emekliye 20 bin çok, milletvekili emeklisine 300-500 çok çok az MIŞ…
Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…
 

Yazarın Diğer Yazıları