Bugün 23 Haziran, Dünya Kadın Mühendisler Günü.
Şöyle bir durup düşündüm. Bizim buralarda, hani o erkek egemen denilen ağır sanayinin, kamyonların, devasa iş makinelerinin, o çamurlu şantiyelerin ortasında bir kadın olmak... "Sen anlamazsın, bırak erkekler baksın" denilen o teknik dünyada, baretini takıp "Ben buradayım" diyebilmek. Ne büyük, ne muazzam bir duruş aslında.
Kadın mühendis demek, sadece formül çözen, çizim yapan insan demek değil bence. O zorlu projelerin, o koca beton blokların arasına zarafet, ince zeka ve çelik gibi bir irade koyan insan demek. Erkeklerin "Bu iş yürümez" dediği yerde, pratik zekasıyla o düğümü tek hamlede çözen kadınlar onlar.
Koltuğunda oturup sadece emir veren değil; gerektiğinde o çamura batan, o demir tırnaklı kanallı kepçelerin, devasa ekskavatörlerin dişlilerini ezbere bilen, o koca şantiyeyi parmağında oynatan kadınlardan bahsediyorum.
İş görüşmelerinde "Evli misiniz?", "Çocuk düşüyor musunuz?" gibi saçma sapan sorularla önü kesilmeye çalışılan, ama o barajları, yolları, fabrikaları inadına inşa eden kadınlar... Haklarını ne yapsak ödeyemeyiz. Sokakta yürürken gördüğümüz o devasa köprülerde, evimizde güvenle oturduğumuz o binalarda hep onların o titiz eli, o keskin zekası var aslında.
Biz kadınlar istersek, o en sert teknik detayları bile birer sanat eserine dönüştürürüz, kimse kusura bakmasın. Hayatın her alanını güzelleştirdiğimiz gibi, mühendisliği de güzelleştiriyor o şahane kadınlar. "Kadın kısmı o işten ne anlar" diyenlerin yüzündeki o şaşkın ifadeyi görmek ise, valla yalan yok, bu hayattaki en büyük keyiflerden biri!
Eğer etrafınızda, ofisinizde, şantiyenizde çalışan bir kadın mühendis varsa bugün, gidin yanına. Şöyle sıcak bir çay götürün ona. "Ellerine sağlık, iyi ki varsın" deyin. Bu ülkenin harcında, o kadınların zekası ve emeği çok büyük çünkü.
Kendinize ve hayatı ilmek ilmek inşa eden o güçlü kadınlara bir iyilik yapın bugün. Dünya Kadın Mühendisler Günü’nüz kutlu olsun!