Evimizdeki Yükler, Ruhumuzdaki Kalabalıklar: Vedalaşma Zamanı - Emine Temiz Yılmaz
Emine Temiz Yılmaz

Evimizdeki Yükler, Ruhumuzdaki Kalabalıklar: Vedalaşma Zamanı

Emine Temiz Yılmaz

Geçen gün gardırobumun kapısını açtım ve kalakaldım. İçerisi tıka basa doluydu ama giyecek hiçbir şey bulamıyordum. Sonra fark ettim; dolabımın yarısı "belki bir gün giyerim" dediğim, kilomun değişmesini bekleyen ya da modası çoktan geçmiş kıyafetlerle doluydu.

Sadece giysiler mi? Mutfaktaki o hiç kullanılmayan robotlar, çekmecelerde biriken eski kablolar, okunmayan ama tozlanan dergiler...

Evlerimizi seviyoruz. Ama farkında olmadan onları birer eşya deposuna çeviriyoruz. İşe yaramayan her eşya, aslında hayatımızda gereksiz bir yer kaplıyor. Sadece odamızda değil, zihnimizde de kalabalık yapıyor.

Peki, bu kalabalıktan nasıl kurtulacağız? İşte benim uyguladığım ve hayatımı hafifleten birkaç basit adım:

"90 Gün" Kuralı: Bir eşyayı son 90 gündür kullanmadıysanız ve önümüzdeki 90 günde de kullanmayacaksanız, o eşyayla vedalaşma vakti gelmiştir.

Anılardan Özgürleşmek: Sırf "hatırası var" diye sakladığımız ama bize yük olan şeyleri tutmak zorunda değiliz. Fotoğrafını çekip dijital bir anı klasörü yapmak harika bir çözümdür.

Paylaşmanın Mutluluğu: Sizin işinize yaramayan bir kıyafet ya da eşya, başkasının en büyük ihtiyacı olabilir. Giymediğiniz temiz kıyafetleri bağışlamak hem evinizi hafifletir hem de kalbinizi ısıtır.

Eşyaları düzenlemek ve fazlalıklardan kurtulmak, aslında kendimize yeni alanlar açmaktır. Evimiz sadeleştikçe, ruhumuzun da nefes aldığını hissederiz.

Bugün kendinize bir iyilik yapın. Küçük bir çekmeceyle başlayın. Göreceksiniz, hafiflemek çok güzel bir duygu.

Yazarın Diğer Yazıları