En güzel aşk zor olanmış - Özge Oral
Özge Oral

En güzel aşk zor olanmış

Özge Oral

“Usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz.”

Haluk Levent’in emniyet ifadesinde en çok dikkat çeken cümle buydu. Deprem döneminde yaklaşık 4 milyar 300 milyon liralık bağış toplandığını, bu paraların büyük bölümünün deprem bölgesinde kullanıldığını, tüm harcamaların kayıt altına alındığını söyledi. Bunlar onun savunması. Karar ise henüz verilmedi.

Tam da bu yüzden masumiyet karinesi önemli. Bir kişi hakkında hüküm verecek olan mahkemedir, sosyal medya değil.

Ama bu ilke, sorgulamayacağımız anlamına da gelmez. Çünkü ortada sıradan bir olay yok. Milyonlarca insanın gözyaşı var. Enkaz altında kalan hayatlar var. “Belki bir çocuğa umut olur.” diyerek gönderilen bağışlar var.

Eğer iddialar doğruysa ve gerçekten depremzedelerin adı kullanılarak toplanan bağışlarda usulsüzlük ya da yolsuzluk yapıldıysa, bunun hesabını yalnızca mahkeme değil, vicdan da soracaktır. Çünkü o paralar herhangi bir ticaretin kazancı değildi; insanların acısına uzatılmış bir eldi.

Ama ya iddialar doğru değilse?

İşte o zaman da bir insanı, mahkeme kararını beklemeden toplumun vicdanında mahkûm etmiş olacağız.

Şimdi başka bir güç türüyle karşı karşıyayız. Kalabalığın gücü. Sosyal medyanın gücü.

Bir etiket, binlerce yorum, milyonlarca görüntülenme… Bazen bunlar mahkeme salonlarından daha hızlı karar veriyor. Oysa hız, adalet değildir.

George Orwell’in Hayvan Çiftliği tam da bunun için hâlâ okunuyor. Kitabın başındaki domuzlar, diğer hayvanlardan daha masum değildir ama daha kötü de değildir. Onları değiştiren şey, zamanla ellerine geçen güç olur. Güç arttıkça ilkeler küçülür, çıkarlar büyür. Sonunda hayvanlar pencereden baktığında domuzlarla insanları birbirinden ayıramaz.

Aslında Orwell’in anlattığı şey şu:

Hiç kimse, değişmeyeceğinin garantisini veremez. Bugün alkışlanan biri, yarın eleştirilen biri olabilir. Bugün güven duyulan biri, yarın o güveni sarsabilir. Ya da tam tersi; hakkında söylenenlerin hiçbiri doğru çıkmayabilir. Çünkü insan, hem iyiliğe hem de kötülüğe en açık varlıktır.

Hayatın ilginç bir yanı var. Bazen yıllar önce söylenen bir şarkı, hiç hesapta olmayan bir günde yeniden anlam kazanıyor. Haluk Levent’in Zor Aşk şarkısındaki şu dizeler de bugün ister istemez başka bir pencereden okunuyor:

 Haber saldım dört bir yana
Karanfiller susuz kalmış
Muhabette dost aradım
Bu şehri periler sarmış

Bitip tükenmez sigaram
Ciğerim nefessiz kalmış
Herşey yalan olsa bile
En güzel aşk zor olanmış”

Orwell, gücün insanı değiştirebileceğini yazdı. Haluk Levent ise yıllar önce “Her şey yalan olsa bile…” dedi. Hangisinin bugünü daha iyi anlattığına karar verecek olan ne ben olacağım ne de sosyal medya. O kararı hukuk verecek. Ama vicdanın soracağı soru değişmeyecek:

Enkazın altında kalan umutlara gerçekten kim sahip çıktı?

 


 

 

Yazarın Diğer Yazıları