• Haberler
  • Ekonomi
  • Milyonları ilgilendiriyordu! Emeklilikte yeni dönem çıkmaza girdi

Milyonları ilgilendiriyordu! Emeklilikte yeni dönem çıkmaza girdi

Orta Vadeli Program kapsamında hayata geçirilmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin (TES) 2026'da yürürlüğe girmesi hedeflenirken, TBMM'ye henüz resmi bir kanun teklifinin sunulmaması düzenlemenin takvimine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Orta Vadeli Program (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı Programları kapsamında hayata geçirilmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için hedeflenen 2026 takvimi yeniden tartışmaya açıldı. Henüz kamuoyuna sunulmuş bir kanun teklifinin bulunmaması, çalışan üzerindeki geçim baskısı, işverenin artan maliyet endişeleri ve kıdem tazminatı tartışmaları dev reformun önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.

Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS), işveren katkısının da dahil edildiği ikinci basamak bir emeklilik modeline dönüştürülmesini hedefleyen TES; Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve OKS fonlarının yeniden yapılandırılmasını, sistemdeki kesintilerin sadeleştirilmesini amaçlıyor. Ancak yürürlüğe giriş tarihi defalarca ertelenen sistemin 2026 yılı için öngörülen takvimi de belirsizliğini koruyor. Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, köşe yazısında TES’in geleceğine ve mevcut ekonomik tabloya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Düzenleme meclis gündeminde yok

İsa Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre, 2023 yılında yayımlanan kalkınma planlarında OKS’nin işveren katkısıyla TES’e dönüştürülmesi için 2024 yılı sonbaharı işaret edilmişti. Düzenlemenin o dönemde hayata geçmemesi üzerine takvim önce 2025’e, ardından 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı ile 2026 yılına taşındı. Buna karşın, henüz TBMM’ye sunulmuş resmi bir kanun teklifi veya kamuoyuyla paylaşılmış kapsamlı bir taslak bulunmuyor. Meclis’in ekim ayındaki açılışının ardından bütçe görüşmelerine odaklanacak olması nedeniyle, yılın kalan bölümünde TES’in yasalaşmasının oldukça zor olduğu değerlendiriliyor.

İşçinin gündemi geçim sıkıntısı

Sistemin çalışanlar açısından en kritik boyutu, yapılması planlanan prim kesintileri. Asgari ücretin 28 bin 75 lira seviyesinde bulunduğu, açlık sınırının ise 36 bin 940 liraya ulaştığı mevcut ekonomik koşullarda iki rakam arasındaki fark 8 bin 865 lirayı aşmış durumda... SGK primlerinin üzerine çalışan maaşından kesilmesi öngörülen yüzde 3’lük TES payı, çalışanın eline geçen net tutarı daha da geriletecek. Bu durum, çalışan kesimin gelecekteki emeklilik birikiminden ziyade bugün karşı karşıya kaldığı geçim sıkıntısını önceliklendirmesine ve sisteme itiraz etmesine neden oluyor.

İşverinin maliyet korkusu

TES’in sadece işçi için değil, işverenler için de ciddi bir ilave finansal yük getireceği belirtiliyor. SGK ve işsizlik sigortası primlerindeki artışlar sebebiyle halihazırda maliyet baskısı altında olan işletmeler, ek prim ödemeleriyle karşı karşıya kalabilir. TES kapsamında hem çalışana hem de işverene ayrı ayrı yüzde 3’lük ek katkı zorunluluğu getirilmesi durumunda, toplam prim yükünün yüzde 44,75 seviyesine kadar çıkabileceği hesaplanıyor. İmalat dışı sektörlerdeki prim teşviki değişiklikleri de dikkate alındığında; özellikle KOBİ’ler ve küçük işletmeler açısından bu yükün istihdamı olumsuz etkileyebileceği ve kayıt dışı çalışmayı artırabileceği ifade ediliyor.

Kıdem tazminatı tartışması ve uzlaşı arayışı

2003 yılından bu yana dönemsel olarak gündeme gelen "kıdem tazminatının fon sistemine dönüştürülmesi ve TES ile ilişkilendirilmesi" önerileri, sosyal tarafların itirazlarıyla yeniden tartışma konusu oldu.
Öte yandan Karakaş, kamuoyunda dolaşan "TES ile kıdem tazminatı ortadan kalkacak" iddialarına karşı çalışanları uyararak; mevzuatta kıdem tazminatını değiştiren bir düzenleme bulunmadığını, kulaktan dolma asılsız iddialarla işçilerin hak kaybı yaşayacak şekilde işten ayrılmamaları gerektiğini vurguladı.

Çözüm TES mi sistemin iyileştirilmesi mi?

Uzmanlar, yeni bir prim yükü getiren TES yerine önceliğin mevcut SGK emeklilik sisteminin daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi olması gerektiğini savunuyor. Çalışan, işveren ve devlet arasında tam bir uzlaşma sağlanmadan atılacak adımların sosyal ve ekonomik açıdan yeni sorunlar doğurabileceği belirtilirken, gözler Meclis’in yeni yasama döneminde atacağı adımlara çevrilmiş durumda.
 

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!