SAMSİAD'dan Karadeniz krizine karşı uluslararası zirve çağrısı
Karadeniz'de tırmanan deniz ticareti krizine karşı Samsun'dan uluslararası zirve çağrısı yapan SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, artan riskler ve limanlarda bekleyen yaklaşık 100 gemi için güvenli ticaret koridoru ve ortak eylem planı oluşturulması gerektiğini söyledi.
Haberin Özeti
- • SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, Karadeniz'deki deniz ticareti krizine karşı Samsun'da uluslararası bir zirve çağrısında bulundu.
- • Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle artan güvenlik ve lojistik riskler için yaklaşık 100 geminin beklediği limanlara güvenli koridor talep edildi.
- • Önerilen "Karadeniz Ticaret ve Lojistik Güvenliği Zirvesi" ile sivil deniz ticaretinin güvenliği ve bölgesel sürdürülebilir çözümler hedefleniyor.
SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, Karadeniz’de deniz ticaretinin karşı karşıya olduğu güvenlik ve lojistik risklerine dikkat çekerek, çözüm arayışının Samsun’dan başlatılması çağrısında bulundu. Eldemir, “Karadeniz ticareti savaşın dışında kalmalıdır. Karadeniz’de ticaretin güvenliği için Samsun’da buluşalım” dedi.
Samsun Sanayici ve İş İnsanları Derneği (SAMSİAD) Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de büyüyen deniz ticareti, lojistik, enerji, gıda, sigorta ve çevre risklerine dikkat çekti. Eldemir, Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerin yanı sıra Birleşmiş Milletler, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Avrupa Birliği, Dünya Bankası, EBRD, BSEC, liman işletmeleri, armatörler, sigorta şirketleri ve iş dünyasının katılımıyla Samsun’da uluslararası bir “Karadeniz Ticaret ve Lojistik Güvenliği Zirvesi” düzenlenmesini önerdi.
Başkan Eldemir, kamuoyunda “Karadeniz’in Davos’u Samsun’da” şeklinde ifade edilebilecek zirvenin amacının herhangi bir ülkeyi suçlamak değil, sivil deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak, bölgesel ticaretin sürdürülebilirliğini korumak ve ortak çözüm mekanizmaları geliştirmek olduğu vurgulandı.
Rapor ilgili ülke ve kurumlara ulaştırıldı
SAMSİAD tarafından hazırlanan “Karadeniz’de Deniz Ticareti Güvenliği, Lojistik ve Çevre Riskleri” başlıklı ön raporun, Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti ticaret müşavirlikleri ve ataşelikleri, ilgili iş dünyası ve sanayi kuruluşları, Ticaret Bakanlığı, ilgili kamu kurumları ve üst düzey bürokrasiyle paylaşıldığı bildirildi. Eldemir, “Bizim amacımız tek başımıza çözüm üretmek değil. Sahadaki gerçekleri ortaya koymak, ilgili tarafları aynı masa etrafında buluşturmak ve çözüm arayışını Samsun’dan başlatmak” dedi.
Yaklaşık 100 gemi bekliyor
Karadeniz’deki tablonun en somut göstergelerinden birinin gemi yoğunluğu olduğuna dikkat çeken Eldemir, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın Ağustos 2026 verilerine göre Karadeniz limanlarının demir sahalarında, limanlarda ve tersanelerde yaklaşık 100 geminin beklediğini; bunların yaklaşık 35’inin Samsun, 22’sinin ise Sinop demir sahasında bulunduğunu belirtti. Eldemir, “Bu rakamlar bize sorunun artık münferit olaylar olmaktan çıktığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Sorun artık yalnızca gemilerin vurulması değil”
Birleşmiş Milletler’in Temmuz 2026 verilerine göre Ukrayna’nın Odesa ve Mıkolayiv bölgelerinde deniz gemileri ve liman altyapısına yönelik en az 39 saldırı, bunların içinde en az 20 deniz gemisine yönelik saldırı veya hasar olayı doğrulandı. Bu olaylarda liman ve gemi personelinden 19 kişi hayatını kaybetti, 25 kişi yaralandı.
IMO’nun 16 Eylül tarihli değerlendirmesinde ise Karadeniz ve Azak Denizi’nde son aylarda uluslararası deniz taşımacılığına yönelik saldırılar sonucunda düzinelerce kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Başkan Eldemir, “Sorun artık yalnızca gemilerin vurulması veya seferlerin aksaması değildir. Bunun enerjiye, gıdaya, ihracata, sigortaya, lojistiğe ve çevre güvenliğine uzanan bir etkiler zinciri var” dedi.
Karadeniz’de yeni bir risk: “Hayalet gemiler”
SAMSİAD raporunda dikkat çekilen başlıklardan biri de saldırılar sonrasında mürettebatı tahliye edilen, hasar gören veya kontrolsüz şekilde bekleyen gemiler. Eldemir, “Mürettebatın tahliye edilmesinin ardından kontrolsüz veya hasarlı bir geminin denizde kalması. Diğer gemiler, kıyılar, limanlar ve çevre açısından da yeni bir risk oluşturabilir” dedi.
Son dönemde saldırı sonucu hasar gören ve mürettebatı tahliye edilen bazı gemilerin Türkiye kıyılarına kadar sürüklenmesi, riskin yalnızca savaş bölgesiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu.
Kömür, buğday ve narenciye ticareti de etkileniyor
Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının enerji ve gıda tedarik zincirlerine de yansıdığına dikkat çeken Eldemir, özellikle kömür ve tahıl sevkiyatlarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin Rusya’dan kömür ithalatındaki gerilemenin yanı sıra Karadeniz üzerinden gerçekleşen buğday, mısır, ayçiçeği ve yem hammaddeleri ticaretindeki aksamaların lojistik ve maliyet baskısını artırabileceği ifade etti.
Türkiye’nin ihracatında ise narenciye önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. TİM Yönetim Kurulu Üyesi Ali Can Yamanyılmaz, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılar nedeniyle Rusya’ya narenciye ihracatının durduğunu ve son bir ay içinde narenciye taşıyan dört geminin saldırıya uğradığını açıkladı. Eldemir, “Bugün bir geminin limana ulaşamaması, yarın sanayicinin enerji maliyeti, çiftçinin girdi maliyeti veya ihracatçının kaybı olarak karşımıza çıkabilir” dedi.
“Telaş değil, zamanında tedbir çağrısı yapıyoruz”
SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, “Telaş yaratmak istemiyoruz. Ancak yaşananları olduğundan küçük göstermek de doğru değil. Biz kamuoyunun durumun ciddiyetini bilmesini ve gerekli tedbirlerin zamanında alınmasını istiyoruz. Karadeniz’de bugün yaşanan güvenlik sorunu, yarının enerji, gıda, ihracat, sigorta ve çevre sorununa dönüşmeden harekete geçmeliyiz” şeklinde konuştu.
SAMSİAD’dan çözüm önerileri
SAMSİAD tarafından hazırlanan ön raporda yer alan çözüm önerileri kapsamında Karadeniz Güvenli Ticaret Koridoru oluşturulması, ticari gemilerin emniyetli seyrini temin edecek uluslararası mekanizmaların hayata geçirilmesi ve deniz ticaretinin yeniden başlatma planının hazırlanması hedefleniyor. Bununla birlikte ticari filolar için uluslararası sigorta ve reasürans güvencesi sağlanması, hasarlı ya da terk edilmiş kontrolsüz gemilere yönelik acil müdahale sistemlerinin devreye alınması, stratejik ve bozulabilir yükler için hızlı transfer ile güvenli liman imkanlarının geliştirilmesi ve krizin yalnızca etkilerini yaşayan bir şehir olmak yerine çözüm merkezine dönüşmeyi amaçlayan Samsun merkezli bir Karadeniz Ticaret Erken Uyarı Merkezi kurulması öngörülüyor.
Samsun’un limanı, lojistik altyapısı, sanayisi ve Karadeniz ticaretindeki konumu nedeniyle çözüm arayışında önemli bir merkez olabileceğini belirten Erdemir, “Samsun yalnızca krizin etkilerini yaşayan bir şehir olmamalı, çözümün konuşulduğu şehir olmalıdır. Karadeniz’in bütün ülkelerini, limanlarını, armatörlerini, sigorta kuruluşlarını, iş dünyasını ve uluslararası kurumlarını Samsun’da buluşturabiliriz” ifadelerini kullandı.
Eldemir, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Karadeniz ticareti savaşın dışında kalmalıdır. Karadeniz’de ticaretin güvenliği için Samsun’da buluşalım” dedi.