AK Parti'de 'Büyükgümüş' Reformu! - Erol ŞEKER
Erol ŞEKER

AK Parti'de 'Büyükgümüş' Reformu!

Erol ŞEKER

AK Parti’yi 20 yılı aşkın süredir iktidarda tutan yegane sır, camekanlı sırça köşk denilen elit binalarda, siyah camlı özel dizayn edilmiş ultra lüks minibüslerde değil

Sokaktaki vatandaşın sofrasında, mahalle temsilcisinin samimiyetinde gizliydi. 

Ne zaman ki o samimi tabanın yerini "ben yaptım oldu" diyen lobiler aldı; işte o zaman 2024 yerel seçimlerinin o ağır, o tokat gibi faturası önlerine kondu.

Son seçim akabinde sandıktan birinci parti çıkan CHP’nin gölgesinde kalan AK Parti Teşkilatlardan  sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ün başlattığı "tabana dönüş" hamlesiyle yaralarını sarmaya çalışıyor.

Göreve gelir gelmez değişimi genel merkezden çıkarak yıllar sonra halkın içine giren ilk isim olarak bu hedefini de teşkilatlara aşılamaya çalışan Büyükgümüş, il il geziyor, raporlar hazırlıyor ve nihayet teşkilatlara "Yukarıdan dayatma bitti, aday adayları müracaat edecek, taban ne diyorsa o olacak" diyor. 

Bu hamle teşkilatlarda büyük bir heyecan yarattı yaratmasına ama madalyonun bir de Samsun yüzü var!?

Peki Genel Merkez bu reform ateşini yakarken, Samsun teşkilatlarında yükselen feryada ne kadar kulak veriliyor?

Bugün Samsun’da AK Parti tabanına, samimi davasına inanmış partililere dokunduğunuzda işiteceğiniz tek bir isim var: İl Başkanı Mehmet Köse.

Ancak duyacağınız şeyler büyük başarı hikayeleri değil; tam aksine, derin bir huzursuzluk ve güvensizlik dalgası. 

Bugün teşkilatların ve partililerin ortak kanaati net: Mehmet Köse’nin mevcut yönetim anlayışı, Samsun’da partiyi günden güne eritiyor.

Peki, sokaktaki partilinin gördüğü bu başarısızlığı, Ankara’dakiler görmüyor mu? 

Görülüyor elbette.

Lakin, fakat burada devreye, tabanın sesini genel merkeze ulaştırmamak için adeta etten duvar ören, kendi güç imparatorluklarını koruma derdindeki birkaç güçlü milletvekilleri ve siyasiler giriyor. 

Başarısızlığı maskeleyen, Mehmet Köse’yi her şeye rağmen "başarılı" gibi pazarlamaya çalışan bu perdeleme mekanizması, aslında AK Parti’nin Samsun’daki geleceğini baltalıyor. 

Eğer çok iyi inceler, okur izlerseniz olayları bu eleştiriler şahsi bir husumetin değil; sandık sonuçlarının, teşkilat içi istifaların ve sokaktaki partilinin ortak çığlığının bir tezahürü olduğu net görülebilecektir. 

Mesela; Samsun’da Cumhur İttifakı ortakları arasında yaşanan kırgınlıkları gidermek bir yana dursun, istifalara ve kopuşlara karşı sergilenen o duyarsız tavır zaten bardağı taşırmıştı. 

Ancak bardağı taşıran asıl damla, partinin CHP’ den alındıktan sonra adeta kalelerinden biri konumundaki Tekkeköy Belediyesi’nin "vergi yüzsüzleri" listesinde adının geçmesi karşısında sergilenen derin sessizlik oldu.

Bir şehrin iktidar partisi il başkanı, kendi belediyesinin bu duruma düşmesine, kamuoyunda bu denli yıpranmasına nasıl tepkisiz kalabilir? 

Siyaset, toplumsal olaylara reaksiyon gösterme sanatıdır; ölü taklidi yapma yeri değildir. 

Bu vizyonsuzluk ve suskunluk, samimi AK Partilileri partiden uzaklaştırmaktan başka ne işe yarıyor?

Ahmet Büyükgümüş’ün başlattığı yeni dönem, AK Parti için bir dönüm noktasıdır. Ancak bu reformun samimiyeti, Samsun gibi kritik şehirlerde test edilecektir.

Eğer birkaç güçlü ismin lobisi, tabanın ve halkın sesinden daha gür çıkmaya devam ederse; Mehmet Köse ve onun gibi halktan kopuk yönetimler koltuklarında tutulursa, yapılan mülakatlar da kongreler de yine "göstermelik" kalmaktan öteye geçemez.

Samsun teşkilatlarının ve vefakar partililerin sesi artık çok net duyulmalı!

“Güvensizlik veren, tepkisiz kalan ve partiyi eriten bu yapının acilen değiştirilmesi lüks değil, partinin bekası için elzem bir zorunluluktur.”

AK Parti; Ya Ankara’daki lobilerin sesini dinleyip erimeye devam edecek ya da Samsun ve tüm ülkede ki tabanının sesine kulak verip yeniden ayağa kalkacak. 

Olacakları ve gelişmeleri merakla bekliyoruz...

Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın…

Yazarın Diğer Yazıları