Eğitim-İş Samsun'dan Başakşehir'deki Okul saldırısına tepki
Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı Onur Gündüz, Başakşehir'de bir öğrencinin hayatını kaybettiği bıçaklı saldırıya tepki göstererek, okullardaki güvenlik ve şiddet sorununa dikkat çekti.
İstanbul Başakşehir’de bulunan Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşanan bıçaklı saldırıda 8 öğrencinin yaralandığını, yaralı öğrencilerden birinin ise yaşamını yitirdiğini belirten Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı Onur Gündüz, yaşanan olayın ardından eğitim sistemindeki güvenlik sorunlarına dikkat çekti.
“Bu yaşananlar artık tek tek olaylar değildir”
Türkiye’de okullarda art arda şiddet olaylarının yaşandığını belirten Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı Onur Gündüz, “Türkiye’de okullar birbiri ardına şiddet olaylarının yaşandığı yerlere dönüşürken Millî Eğitim Bakanlığı her saldırının ardından soruşturma başlatmakla, protokol imzalamakla ve birkaç cümlelik açıklamalar yapmakla yetiniyor. Bu yaşananlar artık tek tek olaylar değildir. Karşımızda eğitim sisteminin çok ciddi yapısal bir güvenlik ve şiddet sorunu vardır” dedi.
“Bir çocuk elinde bıçakla başka bir okula nasıl girebildi?”
Başakşehir’deki saldırının ayrıntılarının da soru işaretleri barındırdığını belirten Başkan Onur Gündüz, “İlk bilgilere göre saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki çocuk, saldırının yaşandığı okulun öğrencisi dahi değildir. Başka bir lisede öğrenim gören bir öğrencinin okul kıyafetiyle başka bir okulun içine girebilmesi ve çocuklara bıçakla saldırabilmesi, okulların giriş-çıkış güvenliğinin hangi durumda olduğunu göstermektedir. Aldığımız bilgilere göre saldırıyı gerçekleştiren çocuk, LGS’de yüzde 2’lik dilime girmiş, bir fen lisesine yerleşmiş, daha sonra ise bir Anadolu lisesine nakil olmuştur. Yani eğitim sisteminin ölçütleriyle ‘başarılı’ kabul edilen bir öğrenciden söz ediyoruz” diye ifade etti.
“Eğitim yalnızca çocuğun kaç soru çözdüğünü takip etmek değildir”
Eğitim sisteminin öğrencileri yalnızca akademik başarı üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini belirten Başkan Gündüz, “Eğitim yalnızca çocuğun kaç soru çözdüğünü, hangi yüzdelik dilime girdiğini ve hangi okula yerleştiğini takip etmek değildir. Çocuğun ruhsal ve sosyal gelişimini, okuluyla ve arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiyi, yaşadığı sorunları ve davranışlarındaki değişimleri de görebilen bir sistem kurmak zorundasınız” diye konuştu.
“Okul güvenliği yalnızca kapıya bir görevli koymak değildir”
Okullardaki güvenlik personeli sayısına da değinen Gündüz, “Türkiye’de 60 binden fazla devlet okuluna karşılık görevlendirilen geçici güvenlik personeli sayısı yaklaşık 30 bindir. Yani her iki okula bir güvenlik görevlisi dahi düşmemektedir. Okul çevresindeki risklerin belirlenmesi, giriş ve çıkışların denetlenmesi, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilmesi ve şiddeti ortaya çıkmadan önleyecek mekanizmaların kurulması gerekir” şeklinde konuştu