BİR ŞEHİR BİR DEVLET ADAMINI NEDEN ARAR? - Erol ŞEKER
Erol ŞEKER

BİR ŞEHİR BİR DEVLET ADAMINI NEDEN ARAR?

Erol ŞEKER

Samsun Reklam Fragmanı Değil, Roman İstiyor
Bugün Samsun'da yapılan bazı işler bana reklam fragmanlarını hatırlatıyor.
Bolca görüntü…
Bolca protokol…
Bolca açılış…
Bolca fotoğraf…
Ama bir şehrin kaderi fragmanlarla değil, yıllarca süren emekle değişir.
İşte tam burada ZülkifDağlı'yı hatırlamak gerekir.
Çünkü bugün önünde poz verilen birçok yatırımın hikâyesi, kurdele kesildiği gün başlamadı.
O hikâyenin altyapısında; geceler, toplantılar, Ankara yolları, yatırımcı görüşmeleri, arazi mücadeleleri, bürokratik engeller ve ısrar vardı.
O ısrarın adı ZülkifDağlı'ydı.
Çarşamba Şeker Fabrikası arazisinden Çarşamba OSB'ye uzanan süreç bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
Araziyi almak yetmezdi.
Altyapısını yapmak gerekiyordu.
Yatırımcı bulmak gerekiyordu.
Parseli hazırlamak gerekiyordu.
Fabrikanın kurulacağı zemini oluşturmak gerekiyordu.
Dağlı döneminde bunların peşine düşüldü.
Ama mesele yalnızca Çarşamba da değildi.
Bafra SERA OSB'den Vezirköprü'ye, Havza'dan Kavak'a, Tekkeköy'den Merkez OSB'ye kadar Samsun'un ilçelerini üretim zincirine dahil eden bir anlayış vardı.
KOSGEB vardı.
OKA vardı.
Üniversite vardı.
Sanayici vardı.
Yatırımcı vardı.
Teknoloji vardı.
TEKNOFEST vardı.
Model Fabrika vardı.
Ve bütün bunları aynı masada buluşturmaya çalışan bir vali vardı.
Zülkif Dağlı…
Onu farklı kılan da tam olarak buydu.
Sadece makamında oturan değil, sahaya çıkan…
Sadece dosya imzalayan değil, dosyanın peşinden koşan…
Sadece güçlülerle görüşen değil, halkın kapısını da çalan…
Siyasetçisiyle, bürokratıyla, sanayicisiyle, esnafıyla ve vatandaşıyla aynı Samsun duygusunda buluşmaya çalışan bir devlet adamı.
Peki ya Ankara'nın gücü de o dönemde aynı hedefe kenetlenseydi?
İşte burada insanın aklına ister istemez başka bir soru geliyor.
Samsun'un bugün yatırım ve hizmet alanında ciddi destek gördüğü, Ankara'da şehrin meselelerinin takip edilmesinde önemli rol üstlenen, eski Bakan ve Samsun Milletvekili Mehmet Muş gibi güçlü bir siyasi aktörün desteği; ZülkifDağlı'nın sahadaki icraatçı ve yatırım odaklı yönetim anlayışıyla aynı dönemde, aynı hedef doğrultusunda tam anlamıyla birleşebilseydi…
Samsun bugün nerede olurdu?
Bu bir keşke sorusudur.
Ama üzerinde düşünmeye değer bir keşke…
Çünkü bir tarafta şehri karış karış dolaşan, yatırımcının peşinden koşan, OSB'nin altyapısını takip eden bir vali…
Diğer tarafta Ankara'da güçlü kapıları açabilecek, merkezi yönetim imkânlarını Samsun için harekete geçirebilecek bir siyasi güç…
Bu iki anlayış aynı hedefte, aynı zaman diliminde ve aynı kararlılıkla buluşabilseydi, Samsun'un sanayi, yatırım ve istihdam yolculuğunun çok daha farklı bir noktaya taşınması mümkün olabilir miydi?
Bence Samsun'un bugün en çok ihtiyaç duyduğu ders tam da burada.
Şehirler tek kişinin gayretiyle büyümez.
Valisiyle…
Milletvekiliyle…
Bakanıyla…
Bürokratıyla…
Belediyesiyle…
Sanayicisiyle…
Gazetecisiyle…
Ve en önemlisi halkıyla aynı hedefte buluştuğunda büyür.
Bugün Samsun'un ihtiyacı da budur.
Emeği kim verdi, meyvesini kim topluyor?
Elbette bugün yapılan her yatırımın sahibi yalnızca geçmiş değildir.
Ama geçmişte atılan temelleri yok sayarak yeni bir hikâye de yazılamaz.
Birileri temel atar.
Birileri altyapıyı hazırlar.
Birileri yatırımcıyı getirir.
Birileri yıllarca uğraşır.
Sonra birileri gelir ve kurdeleyi keser.
Kurdeleyi kesene sözümüz yok.
Ama ipin diğer ucunda yıllarca kimlerin elinin olduğunu da unutmayalım.
Çünkü Samsun'un bugün ihtiyacı reklam fragmanı değil.
Roman yazacak devlet adamlarıdır.
Şehri bölen değil, birleştiren…
Ayrım yapmayan…
Güçlülerin yanında görünmek yerine halkın yanında duran…
Siyasi gelecek hesabını hizmetin önüne koymayan…
Yatırım aşığı…
İstihdam sevdalısı…
Şehrin her ilçesine aynı gözle bakan…
Gazetecisiyle, bürokrasisiyle, siyasetiyle, iş dünyasıyla ve en önemlisi halkıyla aynı hedefte buluşabilen isimlerdir.
Samsun'un bugün böyle bir anlayışa ihtiyacı var.
Zülkif Dağlı gibi çalışan, Zülkif Dağlı gibi sahaya inen, Zülkif Dağlı gibi şehrin bütün renklerini aynı hedefte buluşturan devlet adamlarına ihtiyacı var.
Çünkü şehirler makamları değil, kendilerine dokunan insanları hatırlar.
Ve Samsun'un hafızasında ZülkifDağlı'nın yeri de tam buradadır.
Bugün fragman gösterilebilir.
Ama Samsun artık roman istiyor.
Romanın adı da belli:
Üretim.
İstihdam.
Yatırım.
Adaletli hizmet.
Samimiyet.
Ve bütün Samsun'u kucaklayan bir devlet anlayışı…
Mutlu ve sağlıcakla kalın…
 

Yazarın Diğer Yazıları