Aşure günü - Emine Temiz Yılmaz
Emine Temiz Yılmaz

Aşure günü

Emine Temiz Yılmaz

Bugün 5 Temmuz. Takvime bakıyorum, Aşure Günü gelmiş kapımıza. Evlerden mis gibi kokular yükseliyor sokaklara, içimizi ısıtan cinsten. Ne güzel, ne bereketli bir gün bu. Neşeyle kaynıyor tencereler mutfaklarda.

Aşure demek, bir araya gelmek demek aslında. Bakıyorum malzemelere; buğdayı ayrı, nohutu ayrı, fasulyesi ayrı… Kayısı, incir, fındık, ceviz… Hepsi başka bir dünyadan gelmiş gibi. Tek başlarına belki sıradanlar, ama girince aynı tencereye, bambaşka bir tat çıkıyor ortaya. Kimse kimsenin tadını bozmuyor üstelik, herkes kendi rengiyle katılıyor bu şölene. Bir kadın eli değince o kazana, sevgiyle karıştırınca kaşığı, bir mucize oluyor sanki.

Çocukluğum geliyor aklıma birden. Annem yapardı koca bir tencere. Süslerdi üzerini nar taneleriyle, tarçınla. Sonra koyardı kaselere sırayla. Biz de koştururduk komşulara, elimizde sıcak kaplarla. Kapıyı açanların yüzündeki o tebessüm… Ne kıymetliydi, ne büyüktü o zamanlar paylaşmak. Ayırt etmezdik kimseyi; ocu, bucu demezdi büyükler. Kapısını çaldığımız herkes komşumuzdu bizim, ailemizdi.

"Aşure, bir tencerede dünya olabilmektir aslında. Birlikte yaşamanın en tatlı halidir."

Şimdi bakıyorum da etrafa, ne çok uzaklaştık bu güzelliklerden. Herkes kendi kabuğunda, herkes kendi derdinde. Oysa şu tatlı, bize o kadar güzel bir ders veriyor ki… Farklılıklarımızdır bizi güzel yapan, bizi zengin kılan. Yan yana gelince, el ele verince tatlanıyor bu hayat.

Bugün kaynasın tencereler, sevgiyle karışsın kaşıklar. Çalalım komşunun kapısını, uzatalım bir kase huzur. Bereket gelsin evlerimize, tat gelsin hayatımıza.

Aşure Günümüz mübarek olsun, birliğimiz daim olsun…

Yazarın Diğer Yazıları