SP Çarşamba İlçe Başkanı İbrahim Seven: Çarşamba cezalandırılıyor mu?
Saadet Partisi Çarşamba İlçe Başkanı İbrahim Seven, İlçede uzun süredir devam eden altyapı ve yol çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, ' AK Parti zihniyeti Çarşamba'yı cezalandırıyor mu?' dedi.
Çarşamba’da uzun süredir devam eden altyapı ve yol çalışmaları nedeniyle esnaf ve vatandaşların yaşadığı sorunlar tartışılmaya devam ederken, Saadet Partisi Çarşamba İlçe Başkanı İbrahim Seven, ilçedeki sorunların siyasi boyutuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
‘Esnaf ve vatandaş mağdur’
Yollardaki çukurlar ve yağmur suyu birikintileri nedeniyle araç sahipleri, esnaf ve vatandaşların sıkıntı yaşadığını belirten Seven, " Çarşamba ilçemiz merkezinde çok uzun zamandır bitmeyen alt yapı ve yol çalışmaları il ve ilçe basın yayın organlarında son günlerde sıkça yer alıyor. Buna paralel olarakta, uzun süredir özellikle bu hususta muzdarip olan esnafımızın ve halkımızın da doğal olarak tepkisi artarak devam ediyor. Şehir içi trafiğinde okulların açılması, servislerinde trafiğe çıkması, sonbahar yağmurlarının da başlamasıyla her yerin çukur, yağmur suları birikintileri olması hakikaten ulaşımda araç sahiplerine, esnafa, halkımıza zorluklar yaşatmaya devam etmektedir. Peki bu duruma nasıl gelinildi, neler yapılmalı, bu zorluklardan nasıl kurtulunmalı" dedi.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İlçede yaşanan sorunların nasıl ortaya çıktığı ve nasıl çözülebileceğine ilişkin siyasi değerlendirmelerde bulunan Seven, şu ifadelere yer verdi,
"Burada üç aşamalı bir analiz yapacak olursak;
Bağımsız ilçe belediye başkanımız Hüseyin Dündar beyden başlayarak nasıl seçilmişti kısaca hatırlayalım. İktidarın en güçlü dönemlerde üç dönem ilçeyi yönetti. Ardından, AK Parti'nin hiyerarşik yapısı kendisine bürokraside 5 yıl önemli görev verdi. Derken son seçim adaylıkları sürecinde Samsun Büyükşehir Belediye başkanlığına aday adayı oldu. Aday olamayacağını anlayıncada ayrı bir stratejik planla Çarşamba'ya döndü ve bağımsız aday oldu.
Burada bağımsız aday olmasının detaylarını elbette bilemeyiz ama anladığımız il ve ilçe dinamikleri kendisini elde ve ilçede istemeyince bu yolu seçti. Ak Partide ilçemizde halkın tanımadığı, bilmediği ve bemimsemediği adayla milletin karşısına çıkma kararı alınca ibre bağımsız aday Hüseyin Dündar bey aleyhine döndü ve seçimleri kazandı.
Bu AK Parti il ve ilçe teşkilatında soğuk duş etkisi yaptı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Dogʻan bey,
Bir önceki dönem ilçemizin başkanı büyükşehire aday yapıldı ve seçimleri aldı. Bununla beraber de ilçede il ve ilçe AK Parti teşkilatlarında istenmeyen adam ilan edilen bağımsız başkan belediye meclisinde üyeside olmayınca, belediye meclisinde de çoğunlukla iktidar ve ortaklarında olunca daha ilk günlerden itibaren çalıştırılmadığı, çalıştırılmayacağı kaygısı giderek artmaya başladı.
Bir çok yetkinin de büyükşehir de olması dezavantajı ile karşı karşıya kalan bağımsız başkan Dündar zaman içerisinde hizmet üretse de eksikliklerin, aksaklıkların giderek artığı gözlemlendi. Oysaki büyükşehir belediye başkanı Doğan bir önceki dönem ilçe belediye başkanı ve artık büyükşehirin belediye başkanıydı.
Karadeniz bölgesinde hatırı sayılır çoğunlukta iktidar partisine her dönem büyük destek veren ilçemiz seçmeni az bir farkla seçimi alan bağımsız adaya oy vermesini, büyükşehiri de kendilerinin almasıyla eskiden prensleri olan Hüseyin Dündar'ı ve koca ilçeyi cezalandırdıkları söylemleri yüksek sesle konuşulur hale geldi ilçemizde, haklı olarak.
Aslında iktidar sahiplerinin en üstten aşağıya doğru genelde, yerelde de, Samsun il teşkilatı ve il vekillerinin Şeyh Edebâlinin Osman beye nasihatlerini tekrar tekrar okumalarını öneriyorum.
Çarşamba ile alakalı il teşkilatı ve il vekilllerinin büyükşehir başkanımız sayın Doğan'a telkinlerde bulunduklarını düşünüyorum. Bağımsız ilçe belediye başkanımız sayın Dündar'ın bu konuyla alakalı son açıklamalarından problemi kabul ederek büyükşehir ile "koordine"sizliklerinin olduğunu ve çözüme yönelikte bu konuda yetkiyi kendilerine verilmesi talebi makul ve dikkate alınması gereken bir istektir.
Metin içerisinde aktardığım AK Partili yerel dinamikler bu haklı talebi kendilerinin oy deposu Çarşamba'ya daha fazla zulmetmeden nefislerini ayaklar altına alarak, akıl ve vicdanla hareket edip çözüme kavuşturmazlarsa kendileri için yaklaşan seçimler daha büyük tehlike arz edecektir.
Bütün bunları neden söyledik. Sorumlu siyaset anlayışımız nedeniyle. Her seçimde mutlaka pırıl pırıl adaylarımız, yemeyen-yedirmeyen, çalmayan-çaldırmayan kadrolarımız ve adaylarımız ile halkımızın önüne çıkmamıza rağmen halkımızdan seçilecek desteği alamasakta, bizler hak ölçekli siyaseti tercih ettiğimiz için, halkımıza küserek, "Ooohhhhhhhh, iyi oldu, hak ettiniz, siz misiniz bize destek olmayan" diyemeyiz, demiyoruz da.
Yaratılanı seviyoruz yaratandan ötürü. Ve bütün bunların ışığında görünüyor ki, 90'lı yılların Milli Görüş belediyecilik anlayışı ve bunun uygulayıcısı Saadet Partisi iş başına gelmeden insanlar rahat yüzü görmeyecek"