Afetler karşısında ne kadar hazırlıklıyız?
Hafta boyunca İstanbul’dan gelen görüntüler hepimizin yüreğini sızlattı. Yoğun sağanak yağış nedeniyle şehrin birçok semtinde sel baskınları yaşandı. Sular altında kalan caddeler, mahsur kalan araçlar ve evlerini su basan insanlar bize doğanın gücünü bir kez daha hatırlattı.
Öncelikle yapmamız gereken şey, samimiyetle dua etmektir. Rabbim bizleri daha beter afetlerden korusun, memleketimizi her türlü felaketten muhafaza eylesin. Yaşanan bu sıkıntılar, hepimiz için ortak bir üzüntü kaynağı oldu.
Ancak sadece dua etmekle yetinemeyiz. İnancımız da, aklımız da bize önce tedbir almayı öğütler. Bu tür doğal afetlere karşı her zaman hazırlıklı ve tedbirli olmak zorundayız. Şehirlerimizin altyapısını güçlendirmeli, dere yataklarını korumalı ve binalarımızı iklim şartlarına uygun hale getirmeliyiz.
Doğaya karşı yaptığımız her ihmal, bir gün karşımıza büyük bir felaket olarak çıkar. Yaşanan bu sel baskınlarından ders çıkarmalı, hem bireysel hem de toplumsal olarak tedbiri elden bırakmamalıyız. Unutmayalım ki, zamanında alınan küçük bir tedbir, gelecekteki büyük bir felaketi önleyebilir.
Geçmiş olsun İstanbul. Rabbim tekrarından korusun.