Soğuk kapıya dayandı.
Bir günde dönüverdi havalar, ne olduğunu anlayamadık.
Sonbaharı yaşamadan kışın ortasına düşmüş gibiyiz.
Artık toparlanma vakti.
Bırakalım o süslü püslü koltukları, gereksiz ev eşyalarını, vitrinlerdeki ıvır zıvırı.
Yaramaz onlar bu soğukta bize.
Şimdi koltuk değil, sıcak bir çorba lazım.
Yuvaya erzak gerek, ısınmak gerek.
Geçelim hemen harekete.
Dolduralım kileri, mutfak dolaplarını. Ne lazımsa gerçekten, sadece onu alalım.
Un olsun, bakliyat olsun, patates, soğan olsun.
Depolayalım köşeye parça parça.
Yarın ne getirecek, bilmiyoruz çünkü.
Çetin geçecek bu kış, öyle görünüyor.
Gereksiz yere para harcamak yok artık.
Cebimizi de düşünmek zorundayız, bedenimizi de.
Cebi soğuk olanın, evi ısınmaz.
Sarınalım battaniyelere, tutalım elimizdekini.
Erzağımız hazırsa kıştan korkmamalıyız.
Çok sert gelecek kış, belli.
Ama biz hazır olursak, dokunamaz bize. Ne cebimiz üşüsün bu sene, ne bedenimiz.
Bir olalım, tedbirli olalım yeter.