Anahtarı Kime Bırakacağız Şimdi? - Emine Temiz Yılmaz
Emine Temiz Yılmaz

Anahtarı Kime Bırakacağız Şimdi?

Emine Temiz Yılmaz

Dört bir yanımızı sardı o dev zincir marketler. Işıl ışıl, kocaman ve bir o kadar da soğuk... Giriyorsun içeri, elinde plastik bir sepet. Ne bir "Hoş geldin" diyen var, ne halini hatırını soran. Kasadaki o ruhsuz "bip" sesleri arasında ödemeni yapıp çıkıyorsun sessizce.

Oysa eskiden bakkalımız vardı bizim.

"Yedek anahtarı sana bırakıyorum bakkal amca, çocuk okuldan gelince alır," diyebildiğimiz o güvenli limanlar... Şimdiyse yan komşumuzun adını bile bilmiyoruz, bırakın anahtar teslim etmeyi.

Şehir Bizi Yutarken Samimiyeti Nerede Kaybettik?

Sadece bakkal mı? Dert dinleyen o eski mahalle kuaförleri vardı mesela. Çaylar demlenir, memleket meseleleri konuşulur, saçtan önce ruhlar taranırdı orada.

Şimdi her şey "hızlı" olmak zorunda. Randevular telefon uygulamalarından alınıyor, saçlar bant usulü yapılıyor ve kimse kimsenin yüzüne bakmıyor.

Hatır soran terziyi kaybettik.

"Yaz deftere haftaya öderim" diyebildiğimiz o samimiyeti kaybettik.

En acısı da birbirimize güvenmeyi kaybettik.

Bir merhaba demeyi unuttuk o dev plazaların gölgesinde. Devasa alışveriş merkezlerinin o gürültülü, havasız koridorlarında kayboldu çocukluğumuzun o sıcacık mahalle kokusu. Her şeyi tek bir çatı altında bulmanın kolaylığına kandık ama o çatıların altında hiç sıcaklık olmadığını çok geç fark ettik.

Eskici Geldi mi Mahallenize?

Belki de her şey o "eskici" seslerinin sokaklardan çekilmesiyle başladı. Eskiye değer vermeyi bıraktığımız gün, insanları da kolayca eskitip atmaya başladık hayatımızdan.

Şimdi o dev beton yığınlarının arasından soruyorum kendime ve size: O canım esnaflar birer birer kepenk indirirken, biz gerçekten "modernleşiyor" muyuz, yoksa kalabalıklar içinde yapayalnız mı kalıyoruz?

Yarın sabah o büyük market yerine, mahallenin o direnen küçük bakkalına uğrayın derim. Sadece bir ekmek alın belki ama bir "Hayırlı işler" deyin güler yüzle.

Çünkü o kepenkler tamamen inerse, bizi o soğuk plazaların gölgesinde kimse ısıtamaz bir daha.

Yazarın Diğer Yazıları