Cesaret; korkusuz olmak değildir. Korkmana rağmen ayakta kalmaktır.
Hayatta yüzleşemediğimiz korkular yürümek istediğimiz yollara engel koyar. Her zaman çekinerek yürürüz o yolları. Korkarak, tedbirle, yavaş adımlarla…
En çok neyden korkarsınız diye sorsalar pek çok cevap çıkar ortaya. Birileri ateş der, birileri karanlık, birileri kandan korkar, yüksek ses, kavga etmek belki böcek ve daha fazlası. Ya da ölüm…
Daha bebekken başlar korkular. Küçük bir bebek yüksek sesten korkar. Bir çocuk hayal dünyasındaki canavarlardan. Büyümeye başlarsın bu sefer karanlıktan korkarsın. Büyürsün dışarıdaki kötülük korkutur seni. Yanındaki insanların bir anda artık hayatında olmaması belki…
Bir bebeği yüksek sese alıştırmadığın sürece nasıl rahatlatabilirsin ki? Bir çocuğa nasıl canavarların olmadığını anlatasın ki? Karanlığa alışamazsan nasıl geceleri rahat edebilirsin ki? Dışarıdaki kötülüğü düşünüp iyileri görmezden gelirsen hayattan nasıl zevk alabilirsin ki? Bir yakının yanında olmayı bıraksa nasıl yalnızlığa alışabilirsin ki?
Korkusuz olmak istersin. Aşabilmeyi göze alırsın bir gün. Korkunun üstüne gittiğinde ne olur peki? Cesaretli bir insan mı olursun? İnsanlar sana “Ne kadar gözü kara birisi” diye seslenir mi?
Aslında attığın adımda sarsılsan da yıkılmadan yürüyebilmektir korkusuz olmak.
Tanıdığımız en korkusuz insanın bile bir korkusu vardır. İnsanın ruhunda vardır korkmak. Çünkü tedbirle adım atmadığın yolun sonunda zaferine ulaştığında arkana bakarsan dümdüz yol görürsün. Arkanda bıraktığın bir korku yoksa o yoldan nasıl içinde bir şeyleri aşabilmenin mutluluğuyla çıkasın ki?
Korkular yok olmaz. Aşılır.
Korkularınla yüzleşebildiğin bir kapı olduğunu düşün ve içine girdiğini. Karşına çıkan korkuyla ilk başta ne yaparsın? Kaçarsın. Ama kapı artık yok. Orda kalıp o korkuyu yenmen lazım. Çıkışı kendin bulmalısın. Korkunla yüzleştiğini düşün. Üstüne gittin. Defalarca yenildin. Sonunda kazandın. Korkunu alt ettin. Kapıyı buldun ve çıktın. Bu sefer o kapının ardında ilk girdiğin halin yok. Daha güzel bir hali var.
Korkunu yendin sanırsın. Geriye dönüp baktığında hatırlarsın. Onu yenemedin. Aslında ona uyum sağladın ve gerçek gücünü, kişiliğini buldun.
Bir tek korku vardır uyum sağlayamayacağın. Ölüm… Onu yenemezsin. Görmezden gelemezsin. Bir gün gerçekleşir. Ve tüm korkular biter.