Havadaki nem bizi neden bunaltıyor?

Yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte nem oranının da yükselmesi, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırıyor. Uzmanlar, yüksek nemin yalnızca bunaltıcı bir hava oluşturmadığını, aynı zamanda ciddi sağlık risklerine yol açabileceğini belirtiyor.

Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, yalnızca günlük yaşam konforunu düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığı da ciddi şekilde etkiliyor. Son yıllarda daha sık görülen aşırı sıcak hava dalgaları ve yükselen nem oranları; özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için hayati risk oluşturabiliyor. Orman yangınlarının yarattığı çevresel stres de tabloyu ağırlaştırarak hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı çok yönlü etkiliyor.

Vücut, sıcak ortamlarda kendini soğutmak için terleme mekanizmasını devreye sokuyor. Normal şartlarda ter buharlaştığında, vücuttan ısıyı uzaklaştırarak serinlemeyi sağlıyor. Ancak nem oranı yükseldiğinde havadaki su buharı miktarı arttığı için ter buharlaşamıyor. Buharlaşma gerçekleşmeyince vücut ısısı düşürülemiyor ve vücutta ısı birikmeye başlıyor. Bu durum “ısı stresi” olarak adlandırılıyor.

Isı stresinin belirtileri arasında nefes darlığı, kalp atım hızında artış (taşikardi), baş dönmesi, halsizlik ve bulantı yer alıyor. İleri vakalarda bilinç bulanıklığı da görülebiliyor. Özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerde bu tablo acil müdahale gerektirebiliyor.

Nemli hava, solunumu da zorlaştırıyor. Normalde solunan hava burun ve boğazdan geçerken ısıtılıp nemlendirilerek akciğerlere iletiliyor. Ancak zaten nemli olan hava, yoğunluğu nedeniyle solunum yollarından daha zor geçiyor. Özellikle astım, KOAH ve bronşit gibi kronik solunum yolu hastalığı olan kişilerde hava direnci artıyor. Akciğerlerdeki hava keseciklerine (alveol) oksijenin ulaşması güçleşirken, karbondioksit atılımı da gecikiyor. Bu durum göğüste baskı hissi, hırıltılı solunum, hava açlığı hissi ve nefes alıp verirken zorlanmaya yol açabiliyor. Zaten daralmış olan hava yolları nemli havayla birlikte daha da kapanma eğilimine girerek atak riskini artırabiliyor.

Yüksek nem oranı alerjik hastalıkları da tetikliyor. Yüzde 60’ın üzerindeki nem, küf mantarları ve ev tozu akarlarının çoğalması için uygun ortam oluşturuyor. Bu durum alerjik rinit ve astım hastalarında nefes darlığı ve öksürük gibi şikayetlerin artmasına neden olabiliyor. Ayrıca nemli ortamda polenlerin havada asılı kalma süresi uzayabiliyor. Bu da alerjik reaksiyonların daha şiddetli yaşanmasına yol açabiliyor.

Uzmanlar, özellikle risk grubundaki kişilerin aşırı sıcak ve nemli havalarda mümkün olduğunca serin ortamlarda bulunmasını, bol sıvı tüketmesini ve günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamasını öneriyor.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!
Özel Haber