Ferhan Taşkınsu, 'Türkiye'de her yıl 2 bin çocuk lösemiye yakalanıyor'
LÖSEV Samsun İl Koordinatörü Ferhan Taşkınsu, Türkiye'de her yıl 2 bin yeni lösemili çocuk vakası ortaya çıktığını belirterek, hastalığın sadece çocuğu değil tüm aileyi derinden etkilediğini vurguladı.
Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), yıllardır binlerce kanser hastası çocuğa ve ailesine umut olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde artan vakalara dikkat çeken ve vakfın Samsun başta olmak üzere bölgedeki çalışmalarını anlatan LÖSEV Samsun İl Koordinatörü Ferhan Taşkınsu, 11 ile 17 Mayıs Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftasına özel açıklamalarda bulundu.
Lösemi hastalığının aileler üzerindeki ekonomik ve psikolojik yıkımına dikkat çeken Taşkınsu, yardımların nasıl ulaştırıldığından erken teşhisin önemine kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
"Her yıl 2 bin yeni vaka ortaya çıkıyor"
Türkiye'deki lösemi gerçeğini rakamlarla özetleyen ve dar gelirli ailelerin yaşadığı zorluklara değinen Taşkınsu,"Türkiye'de her yıl 2 bin yeni lösemili çocuk vakası ortaya çıktığını, yapılan araştırmalardan biliyoruz. Bu sayı maalesef günden güne artıyor. Bu durum bazen dar bütçeli aileleri, lösemili çocuk ile sağlıklı çocukları arasında seçim yapmaya kadar zorluyor. Ailelerimizin birçoğu düzenli bir gelire sahip değil ya da asgari geçim düzeyinin altında. Bu sebeple vakfımız gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerle gelir elde etmenin yanı sıra lösemi ve kanser hastalığını tanıtmayı, tedavi gören çocukların ve ailelerinin sıkıntılarını topluma aktarmayı ve bu vesileyle toplumu bilinçlendirmeyi amaçlıyor" diye konuştu.
Erken teşhis hayat kurtarıyor
Lösemi tedavisinde erken teşhisin hayati bir rol oynadığını belirten Taşkınsu,"Tabii ki uzmanı değiliz ama, tüm kanser çeşitlerinde erken teşhisin tedavi sürecinin başarısını büyük ölçüde artıran en önemli faktörlerden biri olduğu biliniyor. Oran olarak veremeyiz belki ama hastalığın başlangıç evresinde fark edilmesi, kanserin yayılmadan kontrol altına alınmasını sağlar ve tedavi seçeneklerini artırır diye biliyoruz. Bu nedenle bilinçli olmak, belirtileri göz ardı etmemek ve düzenli kontrolleri ihmal etmemek hayati önem taşır" şeklinde aktardı.
"Hastalık bütün aileyi etkiliyor"
Lösemi tanısı alan bir ailenin ihtiyaçlarının kişiden kişiye değiştiğini ve yardımları bir "puantaj sistemi" ile yönettiklerini belirten Taşkınsu, LÖSEV'in felsefesini Kurucu Dr. Üstün Ezer'in sözleriyle özetledi. "Her ailenin ihtiyaç düzeyi farklı oluyor. Bizler de puantaj sistemiyle yardımlarımızı iletiyoruz. Kiminin sadece manevi desteği ihtiyacı vardır, kiminin evinde belki bir çamaşır makinesi bile yoktur. Kiminin gıda ihtiyacı oluyor. Ailelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda sosyal desteklerden maddi desteklere kadar yardımlarımızı iletiyoruz. LÖSEV Kurucusu Dr. Üstün Ezer’in bir tabiri vardır; 'Lösemili bir çocuk yoktur, lösemili bir aile vardır.' Çünkü bu öyle bir hastalık ki bütün aileyi etkiliyor. O yüzden bütüncül bakmaya çalışıyoruz. Tek taraflı bir yardım değil, aileyi her açıdan rahat ettirmek bizim amacımız ve görevimiz" ifadelerini kullandı.
Hastane ve okul tamamen bağışlarla kuruldu
Vatandaşların yaptığı bağışların doğrudan hayatlara dokunduğunu ve 12 ay boyunca kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Taşkınsu,"LÖSEV’e yapılabilecek farklı bağış seçenekleri mevcut. Giyimden gıdaya, nakdi yardımdan oyuncağa kadar pek çok bağış yapılabilir. Sadece belli dönemlerde değil, 12 ay boyunca desteklerimizi iletiyoruz. Tedavi bursları, eğitim ve sosyal ihtiyaçlar için nakdi yardımlarımız var. LÖSEV, sağlık ve eğitim alanlarında da çalışmalar yapıyor. Tamamı bağışlarla yapılmış bir hastanemiz ve çocuklarımızın tamamen ücretsiz okuyabildiği bir okulumuz var" dedi.
"Yalnız değilsiniz"
Son olarak hastalara ve ihtiyaç sahibi ailelere nasıl ulaştıkları konusunda bilgi veren İl Koordinatörü Taşkınsu, "Hastalarımız veya aileleri bizlere telefon, mail ya da internet adresimizdeki 'Hasta Kayıt Formu' aracılığıyla ulaşabiliyorlar. Bu konuda çok sıkı çalışan bir Sosyal Hizmet ekibimiz var. Sık sık hastane ziyaretleri ile oradaki zor durumda olan ihtiyaçlı ailelere ulaşıyorlar. Hastalarımız ofisimize gelerek yine kayıt olabilirler. Ayrıca ihtiyaç sahibi olmasa bile sosyal anlamda da tüm hastalarımızı aramızda görmek istiyoruz." İfadeleri ile sözlerini tamamladı.