Son dönemde Samsun’da siyasetin gündemine baktığımızda karşımıza sürekli aynı tablo çıkıyor.
CHP’de kim ne dedi, kim istifa etti, kim kiminle karşı karşıya geldi…
AK Parti’de hangi gelişme yaşandı…
YENİ Parti’de kim hangi göreve geldi, kim hangi partiden ayrıldı…
MHP’de neler oluyor?
Günlerdir bunları konuşuyor, bunları yazıyor ve bunları tartışıyoruz.
Peki bütün bunların arasında Samsun’u ne kadar konuşabiliyoruz?
Asıl soru bence tam olarak burada başlıyor.
Samsun’un geleceğini ilgilendiren meseleler, siyasi partilerin kendi iç gündemlerinin gerisinde kalıyor.
Oysa Samsun’un konuşulması gereken çok daha önemli sorunları var.
Kentsel dönüşümde hangi noktadayız?
Samsun’un giderek büyüyen trafik sorunu nasıl çözülecek?
Şehrin ulaşımı, altyapısı, istihdamı, gençlerin geleceği, sanayisi ve tarımı konusunda hangi adımlar atılıyor?
Bunları ne kadar konuşuyoruz?
Partilerin kendi iç meseleleri elbette siyasetin bir parçasıdır. Ancak siyaset yalnızca parti içindeki görev değişikliklerinden, istifalardan veya kişisel tartışmalardan ibaret olmamalı.
Çünkü siyaset, en nihayetinde şehre ve insana dokunmak zorunda.
Samsun’un geleceği söz konusu olduğunda artık herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.
Bürokrasiden yerel yönetime, milletvekillerinden siyasi parti teşkilatlarına kadar herkesin Samsun’un gerçek sorunlarına odaklanması gerekiyor.
Siyasi partiler de kendi iç meselelerini gündemin merkezine koymak yerine, Samsun’un meselelerini daha fazla konuşmalı.
Çünkü vatandaşın artık kimin kiminle tartıştığından çok daha önemli bir derdi var
“Bu şehrin geleceği ne olacak?”
Belki de artık hep birlikte bu sorunun cevabını aramamız gerekiyor.
Çünkü Samsun’un kaybedecek zamanı yok.