CHP Samsun'da, kimden arınıyor - Zafer Can Karahan
Zafer Can Karahan

CHP Samsun'da, kimden arınıyor

Zafer Can Karahan

Haftalardır CHP ve YENİ Parti haberlerinden başımı kaldıramıyorum. Diğer partilerin haberlerine neredeyse vakit bulamaz hale geldim.

Ama CHP Samsun’da yaşananlara bakınca insanın sormadan edemediği bir soru var:

Bu neyin mücadelesi?

“Gerçek CHP” söylemleriyle başlayan süreçte, CHP geçmişi tartışılan İYİ Parti'li Mehmet Pank’ın il başkanlığına atanması zaten teşkilatta soru işaretlerine neden olmuştu.

Ardından yönetim oluşturuldu.

Sonra o yönetim gitti.

Pank kaldı, yönetim değişti.

Genel Merkez’in 16 Eylül tarihli kararıyla mevcut yönetim görevden alınırken Pank’ın yeniden il başkanı olarak görevlendirilmesi, tartışmanın en dikkat çekici noktalarından biri oldu.

Burada Pank’a sorulması gereken ilk soru şu:

Madem birlikte görev yaptığınız yönetim bu kadar sorunluydu, bu kadroyu neden oluşturdunuz?

Çünkü bugün eleştirilen isimlerin önemli bir bölümü, dün Pank’ın yanında yer alan ve birlikte görev verilen isimlerdi.

Pank’ın daha önce oluşturduğu kadroya ilişkin “Cemil Deveci’nin listesiydi, beni yolda bıraktılar” şeklindeki açıklamaları da tartışmayı başka bir boyuta taşıdı.

İnsan ister istemez düşünüyor:

Bir yönetim oluşturulurken liyakat, güven ve siyasi uyum vardı da birkaç ay sonra ne değişti?

Yoksa sorun kişilerde değil, yönetim anlayışında mıydı?

Sonra para meselesi geldi.

1 milyon 125 bin lira.

Bir tarafta paranın yönetimden gizlendiği ve harcamaların yeterince belgelendirilmediği yönündeki iddialar…

Diğer tarafta Pank’ın paranın Genel Merkez’den geldiğini, geçmiş dönem maaşları, borçlar, faturalar ve SGK yükümlülükleri için kullanıldığını söylemesi…

Burada da mesele aslında çok basit:

Para geldiyse, nereye harcandı?

Hangi borç ödendi?

Hangi fatura kapatıldı?

Hangi ödeme yapıldı?

Bunların belgeleri ortaya konulduğunda tartışmanın önemli bir bölümü zaten kendiliğinden bitecektir.

Dolayısıyla Pank’ın kamuoyuna karşı yapması gereken şey, tartışmayı büyütecek yeni cümleler kurmak değil, belgeleri ortaya koymaktır.

Çünkü siyasette söz önemlidir ama sözün arkasında belge varsa anlam kazanır.

Tam da bu tartışmalar sürerken “İl Başkanı Mehmet Pank karar defterini saklıyor mu?” başlıklı haberimizin ardından Pank arayarak iddialara cevap vermek istedi.

“Beni Fuat Köktaş’a sorun.”

“Samsunspor’u bana AK Parti verdi.”

Ve kamuoyuna yansıyan:

“1 milyon 125 bin TL iki yıllık tatil param.”

Bu ifadeler eski yöneticilerin de sert tepkisine neden oldu.

Fakat burada Pank’ın kendisine şu soruyu sorması gerekiyor:

Bu cümleler CHP Samsun’un kurumsal kimliğine gerçekten ne katıyor?

Çünkü bir il başkanının her açıklaması yalnızca kendisini değil, temsil ettiği teşkilatı da ilgilendirir.

Sözün nereye gideceğini, kimleri karşısına alacağını ve partiye nasıl yansıyacağını hesaplamak da siyasi sorumluluğun bir parçasıdır.

Ve şimdi yeni bir ifade daha çıktı karşımıza:

“Arınmaya devam ediyoruz.”

İşte asıl mesele burada.

Pank’ın bu paylaşımının ardından eski yöneticilerden tepkiler geldi.

Bazıları bu ifadeyi, kendilerinin “kirli” gösterildiği şeklinde yorumladı.

Ben de buradan Sayın Pank’a açıkça sormak istiyorum:

Kimden arınıyorsunuz?

İki-üç ay önce aynı masada oturduğunuz, birlikte görev yaptığınız, yönetiminize aldığınız insanlardan mı?

Eğer öyleyse, o insanlar neden yönetiminize alındı?

Eğer değillerse, “arınma” ifadesiyle kimi kastettiniz?

Siyasette kelimelerin de bir karşılığı vardır.

Özellikle de il başkanlığı makamında oturan bir siyasetçinin kullandığı kelimelerin…

Çünkü bugün “arınma” dediğinizde, dün beraber yürüdüğünüz insanların üzerine ister istemez bir gölge düşüyor.

Sonra o insanlar çıkıp soruyor:

“Madem biz bu kadar yanlıştık, neden bizi yönetime aldınız?”

Bu sorunun cevabı verilmeden yeni bir yönetim kurmak, eski tartışmaların üzerini kapatmaya yetmez.

Bir başka soru da CHP Genel Merkezi’ne:

Yönetim neden değişti ama Pank neden kaldı?

Genel Merkez neden yönetimi görevden aldı?

Pank görevine neden devam etti?

Bu kararın siyasi ve teşkilatsal gerekçesi nedir?

Çünkü Samsun’da yaşanan tartışma artık yalnızca eski yöneticiler ile Mehmet Pank arasındaki kişisel bir polemik olmaktan çıktı.

CHP Samsun’un yönetim anlayışı tartışılıyor.

Bir tarafta Pank’ın açıklamaları…

Diğer tarafta eski yöneticilerin açıklamaları…

Ortada ise para, karar defteri, yönetim değişikliği ve görevlendirmeler…

Ve bütün bunların üzerine bir de:

“Arınmaya devam ediyoruz.”

Pank’ın artık şunu anlaması gerekiyor:

Bir il başkanlığı makamı, tartışmayı kazanma makamı değildir.

İl başkanı, her eleştiriye daha sert bir açıklamayla cevap vermek zorunda da değildir.

Bazen en güçlü cevap bir sosyal medya paylaşımı değil, bir belgeyi masaya koymaktır.

1 milyon 125 bin liranın hesabı soruluyorsa belgeler ortaya konulmalı.

Karar defteri tartışılıyorsa karar defteri gösterilmeli.

Eski yöneticilerle ilgili iddialar varsa bunların somut karşılığı açıklanmalı.

“Arınma” deniliyorsa da kamuoyu kimden ve neden arınıldığını bilmeli.

Çünkü aksi halde her yeni açıklama, yeni bir tartışmanın kapısını açıyor.

Ve burada Pank’ın da kendisine sorması gereken önemli bir soru var:

CHP Samsun’da gerçekten sorunları mı temizliyor, yoksa birbiri ile mi hesaplaşıyor?

Bugün eski yöneticileri eleştirenler, yarın aynı eleştirilerin muhatabı olabilir.

Bugün yanında olanlar, yarın karşısında olabilir.

Çünkü siyaset böyledir.

Partiler gelir, insanlar gider. Başkanlar değişir, yönetimler değişir.

Ama geriye partinin kurumsal itibarı kalır.

Ayrıca Genel Merkez neden böyle bir yönetim değişikliğine gittiğini teşkilata ve kamuoyuna anlatmalı.

Çünkü mesele artık kimin daha iyi konuştuğu değil.

Mesele, kimin söylediğini belgeleyle anlatabildiği.

Ve son olarak Sayın Pank’a:

“Arınmaya devam ediyoruz” diyorsunuz…

Öyleyse kamuoyunun da sormaya hakkı var:

Kimden arınıyorsunuz?

Ve daha önemlisi:

Arınırken CHP Samsun’un itibarından bir şeyler eksilmesin.

Umarım bu tartışmanın sonunda kaybeden CHP olmaz.

Yazarın Diğer Yazıları