Mübarek Ramazan ayına girdik, elhamdülillah. Peki, Ramazan’ı nasıl değerlendirmeliyiz? Bir tünelden geçiyoruz; içerisi karanlık... Şeyh diyor ki: "Eline ne geçerse al, çantana koy." Bizler de tünelden geçerken ne varsa alıyoruz. Dışarıya çıktığımızda bir bakıyoruz; elimizde, çantamızda külçe külçe altınlar dolu.
Değerli dostlar, Ramazan ayını bir tünel olarak düşünün ve öyle değerlendirin derim. Teravihlerle, hatimlerle, tesbihatlarla, zikirlerle, iftarlarla, eş dost gözeterek, fakir fukarayı sevindirerek bir Ramazan geçirelim inşallah. Tabii ki eski Ramazanları özlüyoruz. Eski Ramazanları anlatmak buralara sığmaz ama insan yine de eskiyi özler, arar oldu.
İstersek önce kendi ailemizden başlayarak bu enstantaneleri, görüntüleri yaşayabiliriz. Sonra sokağımızda, sonra mahallemizde, sonra çevremizde aynı heyecanı soluyabiliriz. Önce istemek lazım, biraz da dertli olmak lazım gelir. Camilerimiz tam dolu değil inşallah boş kalmaz. Bu manevi atmosferi biz yaşayalım ve çevremize örnek olalım. Mazlumu, garibanı gözetelim; kimsesizlere yardım edelim, komşularımızla iftarlaşalım diyorum.
Ramazan ayını doya doya yaşayalım diyorum değerli okurlarım. Rahmeti, bağışlaması bol olan Rabbimizden isteyelim. Bu ay bereket ayı, rahmet ayı, bağışlanma ayıdır; fırsatları tepmeyelim. Kardeş olalım, bir can olalım. Hasta ziyaretleri yapalım, garibanların kapılarını çalalım, hal hatır soralım diyorum.
İbadetle kaim olalım. Sevdiklerimizle beraber akşamları sohbetlerle geçirelim diyorum değerli okurlarım. İnanın bu ayda yapılan her hayırlı ibadetin karşılığı cennetle müjdelenmiştir. Bu ayda öyle bir gün var ki, ömre bedel; Kadir Gecesi... Bin aydan hayırlıdır. Rabbim bizleri nice Ramazanlara kavuştursun diyorum. Bu ayı iyi değerlendirin derim. Sağlıcakla kalın diyorum. Allah'a emanet olun.