Elimde yeni bir yıl var.
Takvim 2026’yı gösteriyor.
Rakamlar değişti ama beklentiler tanıdık.
Bir kadın olarak daha az yorulmak istiyorum.
Daha çok anlaşılmak.
Daha az açıklamak zorunda kalmak.
2026’dan büyük mucizeler beklemiyorum.
Küçük ama gerçek adımlar yeterli.
Sokakta yürürken daha güvende hissetmek mesela.
Sesimizi yükselttiğimizde “abartıyorsun” denmemesi.
İş hayatında emek kadar karşılık istiyorum.
Cinsiyetin değil, liyakatin konuşulduğu günler.
Bir kadının başarmasının hâlâ “haber” olmadığı bir yıl.
Kalbim biraz sakinlik arıyor.
Ekranlardan taşan öfkenin azalmasını.
Kötü haberlerin arasında iyi cümleler görmek istiyorum.
Gazeteci olarak da dileğim var.
Gerçeğin daha hızlı, yalanın daha zor yayıldığı bir yıl olsun.
Kadın gazetecilerin susturulmadığı, korkmadan yazabildiği günler gelsin.
2026’dan umut istiyorum.
Yük değil, yol arkadaşı olan bir umut.
Bizi yormayan, ama ayakta tutan.
Belki her şey değişmez.
Ama biz değişiriz.
Daha cesur, daha net, daha dayanışmacı oluruz.
Ben 2026’yı böyle bekliyorum.
Sessiz ama kararlı.
Yumuşak ama güçlü.