'Kadın için normal olan erkek için neden değil?'

Her yıl Ramazan ayında sakız orucu bozarmı? Yaz gelince kadınlar açıldı tartışmaları gündemdeki yerini korurken bu yıl erkeklerinde açık giyinmesi eklendi.

Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
'Kadın için normal olan erkek için neden değil?'

Sosyal medyada bir parkta yaşanan kıyafet tartışması, Türkiye'deki toplumsal adalet, modernleşme sancıları ve aile yapısına yönelik tartışmaları yeniden zirveye taşıdı. Gazeteci Sevda Türküsev’in "Kadın crop ve şortla geziyorsa, erkek de boxerla gezebilmeli" çıkışı, kamusal alanda çifte standart iddialarını ve "özgürleşme adı altında kadının metalaştırılması" sorununu ajandaya yerleştirdi.

Başörtüsü Mücadelesinden "Çıplaklık" Noktasına: Büyük Tezat
Dindar toplum kesimlerinde, geçmişte kamusal alanda var olma ve başörtüsü özgürlüğü üzerinden yürütülen hak mücadelelerinin bugün geldiği nokta derin bir sosyolojik tezat oluşturuyor. Toplumsal hafızada "inanç ve kılık-kıyafet özgürlüğü" olarak başlayan sürecin, günümüzde sınırları zorlayan bir çıplaklık veya "kapalı da olsa biçim değiştirmiş bir teşhircilik" boyutuna dönüşmesi, toplum psikolojisinde ciddi bir kırılmaya yol açıyor. Uzmanlar, özgürlük kavramının içinin boşaltılarak sadece "bedenin sergilenmesi" eksenine sıkıştırıldığını vurguluyor.

Çıplaklık Üzerinden Yeni Bir Tartışmanın Fitili Ateşlendi
Son yıllarda artarak devam eden tepkiler, son günlerde tabiri caizse doruk noktaya ulaştı. Konu hakkında sosyal medyada paylaşılan bir video, kadın ve erkeklerin kamusal alandaki giyim tercihleri üzerinden yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Görüntülerde bir kadının parkta yaşadığı iddia edilen olay üzerinden başlayan tartışmaya gazeteci ve bazı eğitimcilerin de katılması; yaklaşan değil, artık içimize kadar giren çıplaklık, aile kavramının yozlaşması, örf, adet ve özellikle eğitimdeki dejenere edilmiş kültür değişimi sorununa dikkat çekiyor.

"Kadın Yapınca Özgürlük, Erkek Yapınca Sapıklık mı?" 

Tartışmanın odağında adalet ve eşitlik ilkeleri yer alıyor. Kamusal alanda kadının büstiyer, crop veya aşırı kısa şortlarla dolaşması "bireysel özgürlük" potası altında normalleştirilirken; bir erkeğin benzer bir rahatlık göstermesinin doğrudan "sapıklık" ya da "tehdit" olarak nitelendirilmesi, toplumdaki adalet duygusunu zedeliyor. "Kadın için normal olan, erkek için neden anormal?" sorusu, ahlaki normların cinsiyete göre çifte standartla uygulandığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.

'Kadın için normal olan erkek için neden değil?'

Sevda Türküsev: "Sizdekini Normal, Erkeğinkini Anormal Görüyorsunuz"

Konu hakkında açıklamalarda bulunan gazeteci ve yorumcu Sevda Türküsev’in şu ifadeleri sosyal medyada gündem yarattı: "Kadınların sokakta büstiyerle, croplarla dolaşmasını, artı bir karış şortla, arkasından lıngır lıngır kalçalar ortada dolaşmasını, içine iç çamaşırı giymeden göğüsleri ortada dolaşan kadınları destekleyenlere şöyle söylüyorum: O zaman erkekler de boxer şortla dolaşsınlar. O kadınlar, o croplu kadın, o bir karış şortlu, etekli kadın, 'Aa, sapık var burada, sapık var!' diye bağırır. Aa, sen sapık mısın? Niye erkekleri böyle yargılıyorsunuz? Erkeklerinkini garipsiyorsunuz da kadınlarınkini alkışlıyorsunuz? Kadının çıplaklığını savunan bir zihniyet, erkeğin çıplaklığına 'tü kaka' diyor. Hayır, ikisi de yanlış. Sizdekini normal görüyor, erkeğinkini anormal. Niye? Yaratılış özelliğinden dolayı"  İfadeleri dikkat çekiyor.

'Kadın için normal olan erkek için neden değil?'

Özgürleşme mi, Nesneleştirme mi?

Haberlere ve sosyal medyaya yansıyan yorumlarda, kadının "özgürleştirildiği" iddiasının arkasında aslında büyük bir yanlış algılamanın yattığı ifade ediliyor. Kadın bedeninin modernleşme adı altında küresel tüketim kültürünün bir çıplaklık objesi haline getirilmesi, kadının sosyal statüsünü yükseltmek yerine onu nesneleştiriyor. Bu durum, toplumsal erozyonu hızlandırırken aile kurumunun temellerini de derinden sarsıyor.

Aile Bakanlığı’na Çağrı: "Kalıcı ve Adil Bir Düzenleme Şart"

Toplum psikolojisini derinden etkileyen ve kamusal alandaki huzuru tehdit eden bu karmaşık duruma karşı acil eylem çağrıları yapılıyor. Vatandaşlar ve kanaat önderleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ilgili kurumların bu konuya ivedilikle el atması gerektiğini savunuyor. Toplumun ahlaki yapısını, aile bağlarını koruyacak ve kamusal alanda hem kadın hem de erkek için "adaletli, eşit ve net sınırlara sahip" kalıcı bir kılık-kıyafet/kamusal alan düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiği belirtiliyor. Özgürlüğün sınırlarının, toplumsal barışı ve ahlaki değerleri yok etmeyecek şekilde yeniden tanımlanması talep ediliyor.
 

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!