Hürmüz Boğazı'nda kriz tırmanırken enerji devleri rekor kâra koşuyor
İran ile ABD arasında tırmanan gerilim ve Orta Doğu'nun en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, küresel enerji piyasalarında fırtına estiriyor.
Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş tüketiciye zam olarak yansırken, sektörün dev oyuncuları tarihi kazançlar elde etmeye devam ediyor. Dünyanın en büyük sekiz petrol şirketi, yılın ikinci çeyreğinde toplam 93 milyar dolar kâra ulaşarak dakikada 700 bin dolardan fazla gelir sağladı.
Dakikada 700 Bin Dolar Kazanç
Guardian tarafından yapılan analize göre Suudi Aramco, BP, Shell, Chevron, ExxonMobil, TotalEnergies, Eni ve Equinor gibi küresel devlerin nisan-haziran dönemine ait bilançoları açıklandı. Bölgesel çatışmaların petrol fiyatlarını tırmandırmasıyla birlikte şirketlerin üç aylık net kazancı 93 milyar doları buldu. Bilançolarda en büyük payı 33 milyar doları aşan net kârıyla Suudi Aramco alırken, Shell geçen yılın aynı dönemine kıyasla kârını iki katın üzerine çıkardı. Chevron, BP ve ExxonMobil de beklentilerin üzerinde finansal sonuçlar duyurdu.
Hürmüz Boğazı'nın Akıbeti Washington'a Bağlı
Küresel petrol arzının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda ise gözler diplomasiden gelecek haberlere çevrilmiş durumda. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ara buluculuğunda yürütülen görüşmelerde sona gelindiğini ve 2 ila 4 ay geçerli olacak geçici bir geçiş güzergâhı üzerinde çalışıldığını belirtti. Garibabadi, sevkiyatın en önemli kapısı olan boğazın tam kapasiteyle açılmasının tamamen ABD'nin takınacağı tavır ve atacağı adımlara bağlı olduğunu vurguladı.
Rekor Kârlara Tepkiler Büyüyor
Küresel çapta yüksek enerji maliyetleri tüketicilerin üzerindeki bütçe baskısını artırırken, petrol devlerinin elde ettiği bu olağanüstü kazançlar kamuoyunda sert eleştirilere yol açıyor. Çevre örgütleri ve ekonomi uzmanları, kriz ortamında sağlanan bu yüksek kârlar için ilave vergi düzenlemeleri getirilmesini ve elde edilecek kaynağın iklim kriziyle mücadeleye aktarılmasını savunuyor. Ayrıca bazı enerji firmalarının yeşil enerji yatırımlarını kısıtlayarak yeniden fosil yakıt odaklı stratejilere dönmesi tepkilerin odağında yer alıyor.