Günlük 2 bin liraya rağmen çırak bulunamıyor

Gaziantep Bakırcılar Çarşısı'nda 30 yıldır geleneksel yöntemlerle elek üreten Mustafa Yılmaz, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Günlük 2 bin liraya kadar ücret teklif etmelerine rağmen çalışacak eleman bulamadıklarını belirten Yılmaz, gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini ifade etti.

Gaziantep Bakırcılar Çarşısı'nda 30 yıldır geleneksel yöntemlerle elek üretimi yapan 54 yaşındaki Mustafa Yılmaz, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Un, buğday, nohut ve fıstık eleği gibi ürünleri el emeğiyle üreten Yılmaz, mesleğin her geçen gün yok olma noktasına yaklaştığını dile getirdi.

"Bu işi yapan sadece 4-5 usta kaldı"

Geçmişte yoğun ilgi gören elekçiliğin bugün çok az sayıda usta tarafından sürdürüldüğünü belirten Mustafa Yılmaz, modern eleme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla talebin önemli ölçüde azaldığını söyledi.

Yılmaz, "Yaklaşık 30 yıldır elek ustalığı yapıyorum. Mesleğimiz ne yazık ki yok olma noktasına geldi. Günümüzde bu işi yapan sadece 4-5 usta kaldı. Elek, un, buğday, nohut, fıstık gibi ürünleri elemek için kullanılan geleneksel bir araçtır. Biz de un eleği, nohut eleği, fıstık eleği ve kalbur gibi farklı türlerde elekler üretiyoruz. Ancak artık fabrikalarda modern sistemler kullanıldığı için eskisi kadar talep kalmadı. Bu nedenle mesleğimiz her geçen gün biraz daha yok oluyor" dedi.

Günlük 2 bin liraya rağmen çırak bulunamıyor

"2 bin liraya çalışacak eleman bulamıyoruz"

En büyük sorunlarının çırak yetiştirememek olduğunu ifade eden Yılmaz, yüksek ücret teklif etmelerine rağmen çalışacak eleman bulamadıklarını söyledi.

Yılmaz, "En büyük sıkıntımız çırak yetiştirememek. Günlük bin 500-2 bin lira ücret teklif etmemize rağmen çalışacak eleman bulamıyoruz. Gelen gençler de iki-üç gün çalıştıktan sonra işi bırakıyor. Bu yüzden mesleği gelecek nesillere aktarmakta büyük zorluk yaşıyoruz. Biz bu işi daha ne kadar sürdürebiliriz, onu da bilmiyoruz" diye konuştu.

Geleneksel üretim el emeğiyle sürüyor

Elek üretiminde gürgen ağacını tercih ettiklerini belirten Yılmaz, üretim sürecinin tamamen el emeğine dayandığını anlattı.

Yılmaz, "Gürgen ağacı sağlam ve dayanıklı olduğu için tercih ediliyor. Söğüt veya kavak gibi ağaçlar zamanla deforme oluyor. Ağaçlar önce kütük halinde geliyor. Daha sonra suya yatırılarak yumuşatılıyor ve kalıplar yardımıyla şekillendiriliyor. Süt eleği, un eleği, gez eleği, kalbur gibi farklı ürünleri tamamen el emeğiyle hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Pazar daraldı, meslek geleceğe taşınamıyor

Ürettikleri ürünlerin fiyatları ve satış pazarları hakkında da bilgi veren Mustafa Yılmaz, geçmiş yıllara göre talebin ciddi oranda düştüğünü söyledi.

Yılmaz, "Un elekleri 200-250 lira, kalburlar ise 350-400 lira arasında satılıyor. Ancak eskisi gibi yoğun talep yok. Geçmişte Doğu illerine, Arap ülkelerine ve Suriye'ye de ürün gönderiyorduk. Bugün ise bu pazarlar büyük ölçüde daraldı. Bugün 200-250 liraya sattığımız bir eleği üretecek, günlük 2 bin liraya çalışacak eleman bile bulamıyoruz. En büyük sorunumuz bu. Keşke gençler bu mesleği sevse ve öğrenmek istese. O zaman hem bu gelenek yaşar hem de meslek yok olup gitmez" dedi.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!