• Haberler
  • Güncel
  • 59 yaşındaki kadın kızları ve damatları tarafından soyulduğunu iddia etti

59 yaşındaki kadın kızları ve damatları tarafından soyulduğunu iddia etti

Sakarya'nın Erenler ilçesinde yaşayan 59 yaşındaki Melek Bayraktar, kızları ve damatları tarafından yıllarca biriktirdiği para ve altınlarının yanı sıra evindeki fındık ve kestane balının da alındığını iddia etti.

Edinilen bilgilere göre, Melek Bayraktar’ın eşi 2024 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Eşinin ölümünün ardından dört çocuk annesi olan Bayraktar, özellikle evinin uzun süredir akan çatısını yaptırabilmek ve günlük yaşamında kimseye muhtaç olmamak için kendi imkanlarıyla para biriktirmeye başladı.

Bayraktar, bu süreçte yanında kalan kızı E. ve damadının yanı sıra zaman zaman evine gelen diğer iki kızının da banka kartlarını kullanarak hesabından para çektiğini iddia etti. Bununla birlikte evinde bulunan fındık, kestane balı, altın ve nakit parasının da alındığını öne süren Bayraktar, toplam maddi kaybının 700-800 bin lira civarında olduğunu savundu.

Yaşadıklarının ardından jandarma ve adliyeye başvuran Bayraktar, hukuki süreç başlattı. İlk olarak kızı E. hakkında “Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık” suçundan şikayetçi oldu. Soruşturma sonucunda ise olayın mağdur ile şüpheli arasındaki birinci derece akrabalık ilişkisi nedeniyle “şahsi cezasızlık sebebi” kapsamında değerlendirildiği ve bu nedenle şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği öğrenildi.
59 yaşındaki kadın kızları ve damatları tarafından soyulduğunu iddia etti

“Paramı, altınlarımı, fındıklarımı, her şeyimi aldılar”

Yaşadığı süreci anlatan Melek Bayraktar, eşini kaybettikten sonra kendi ayakları üzerinde durabilmek için birikim yapmaya çalıştığını söyledi. Kızlarının ve damatlarının kendisine ait banka kartlarını kullandığını iddia eden Bayraktar, evinden 4 çuval fındık ile 1,5 teneke kestane balının da götürüldüğünü öne sürdü.

Bayraktar, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Yavaş yavaş birikim yapmaya başladığım dönemde kızlarım bendeydi. Banka kartlarımı patlattılar, evden 4 çuval fındığımı çaldılar, paramı çaldılar, 1,5 teneke kestane balımı çaldılar. Mahkemeye verdiğim halde birinci derece akrabam olduğu için ceza vermediler.” Diğer kızı ve damadının da yaklaşık iki yıl boyunca kendisine yardımcı olduğunu belirten Bayraktar, sonrasında onların da kendisini maddi olarak mağdur ettiğini ileri sürdü.

“Para, altın ne varsa hep gitti” diyen Bayraktar, hem 100 yaşındaki bakıma muhtaç annesiyle hem de yaklaşık üç yıldır cezaevinde bulunan oğluyla ilgilendiğini belirterek, tüm bu yükü tek başına taşımaya çalıştığını ifade etti.

Bayraktar, “Ben yaşlı anneme bakıyorum, 3 yıldan beri hapiste olan oğluma bakıyorum, tek başıma bu yaşımda bunlarla uğraşıyorum. Benim derdim kimseye muhtaç olmamak. Kimseden bir dilim ekmek parası istememek için birikim yapıyordum ama maalesef en az 700-800 bin lira param gitti” diye konuştu.

“Öküzümü sattık, parasını da damat kendi hesabına yatırdı”

Birikimlerinin önemli bölümünü hayvan satarak elde ettiği gelirle oluşturduğunu söyleyen Bayraktar, sahip olduğu bir öküzün de 280 bin liraya satıldığını anlattı. Öküzün satışından elde edilen paranın kendi hesabına yatırılacağını düşündüğünü ifade eden Bayraktar, paranın damadının IBAN hesabına gönderildiğini iddia etti. Bayraktar, daha sonra paraya ihtiyaç duyduğunda damadından parasını istediğini ancak kendisinin uzun süre oyalandığını öne sürdü.

“En son ‘Şu parayı getir oğlum’ dedim, bana 70 bin lira para getirdi” diyen Bayraktar, eline geçen bu parayla altın aldığını söyledi. Parasının zaman içerisinde kaybolduğunu ve bu nedenle altın alarak birikimini korumaya çalıştığını belirten Bayraktar, altınların da evinden götürüldüğünü iddia etti. “Altınlar evde duruyordu. Geçtiğimiz ay kızım geldi, altınlar yerindeydi. O gitti, altın çantasını boş şekilde buldum” diyen Bayraktar, banka hesabındaki parasının da çeşitli dönemlerde eksildiğini öne sürdü.

Taksit ödemeleri için düzenli olarak para ayırdığını ancak her seferinde parasının eksik çıktığını belirten Bayraktar, “Altınlarım da gitti, paralarım da gitti, hiçbir şey bırakmadılar” ifadelerini kullandı.

Annesinin aylığının da eksik verildiğini iddia etti

Melek Bayraktar, 100 yaşındaki bakıma muhtaç annesinin aylığı konusunda da mağdur edildiğini öne sürdü. Annesinin aylığının 18 bin lira olduğunu belirten Bayraktar, buna rağmen kendisine her ay yaklaşık 6-7 bin lira civarında para getirildiğini, kalan miktarın ise başka bir hesaba aktarıldığını iddia etti. Bayraktar, bu konuda da yaşadığı mağduriyetin giderilmesini istediğini söyledi.

“Korkuyorum, beni zehirlemediler diye şükrediyorum”

Yaşadıkları nedeniyle korktuğunu da dile getiren Bayraktar, bir avukatla görüştüğünü, ardından jandarmaya ve adliyeye başvurduğunu söyledi. Avukatının kendisine hukuki sürecin zor olabileceğini ancak çözüm için çalışacaklarını söylediğini aktaran Bayraktar, yaptığı başvurulardan istediği sonucu alamadığını ifade etti. Bayraktar, “Avukat ile görüştüm. ‘Biraz zor olur ama hallederiz’ dedi. Jandarmaya ve adliyeye gittim ama sonuç sıfır çıktı çünkü devlet bana sahip çıkmıyor” dedi.

Kendisinin çok düşük bir gelirle yaşamını sürdürmeye çalıştığını ve aynı zamanda 100 yaşındaki annesine baktığını belirten Bayraktar, kızlarının maddi durumlarının kendisinden daha iyi olduğunu öne sürdü. “Bendekini tamamen sıfırladılar. Bu hak mıdır. Devlet niye bu annelere sahip çıkmıyor. İlla ben ölünce mi bunları yapacaklar” diyen Bayraktar, yaşadığı süreçte kendisine zarar verilmesinden de endişe ettiğini söyledi. Bayraktar, “Ben korkuyorum. Beni iyi ki öldürmediler, zehirlemediler. Ben ondan da korktum. Hiçbirini görmek istemiyorum. Bu kadar da olmaz, bir evlat bir anaya böyle yapamaz. Benim yaptığım her şey boşuna gitti” ifadelerini kullandı.

“Hem paramı geri almak hem evlatlıktan reddetmek istiyorum”

Melek Bayraktar, kendisinden alındığını iddia ettiği para, altın ve diğer birikimlerini geri almak için hukuk mücadelesini sürdürmek istediğini söyledi. Yıllardır onarım bekleyen evinin çatısını da yaptırmak istediğini belirten Bayraktar, yağmur yağdığında evinin içine su aktığını ve birikim yapmasının temel amaçlarından birinin de çatısını onarmak olduğunu anlattı. Bayraktar, “Evimin çatısını yaptıracağım, birazcık yağmur yağsa hep içeri akıyor. Kaç seneden beri bunun için uğraşıyordum zaten. Hem çalınanları almak hem de bunları evlatlıktan reddetmek istiyorum” dedi.

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!