Yüreğindeki özlemle her gün aynı yolu yürüyor
Trabzon'da yaşayan Fatime Öksüz, peş peşe kaybettiği eşi ve oğlunun ardından yıllardır her gün aynı yolu yürüyor. Kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorlarının önerdiği yürüyüşü, hayatındaki en değerli iki kişinin mezarına giderek yapan Öksüz, gününün büyük bölümünü mezarlıkta geçiriyor.
Trabzon'un Düzköy ilçesine bağlı Çayırbağ Mahallesi'nde yaşayan dört çocuk annesi Fatime Öksüz'ün hayatı, yaşadığı acı kayıpların ardından değişti. Öksüz, 2022 yılında eşi Sabri Öksüz'ü yüksek enfeksiyon nedeniyle kaybetti. Eşinin ardından yaşadığı büyük üzüntü, 2024 yılında oğlu Ali Öksüz'ün kanser nedeniyle hayatını kaybetmesiyle daha da derinleşti.
İki kaybın ardından mezarlık, Öksüz'ün en sık uğradığı yer haline geldi. Yaklaşık 4 yıldır sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde birkaç kez mahalle mezarlığının yolunu tutan yaşlı kadın, eşi ve oğlunun mezarları başında dua ediyor, onlarla konuşarak hasret gideriyor.
Doktorunun tavsiyesini özlem yoluna dönüştürdü
Kalp hastası olan Fatime Öksüz'e doktorları düzenli yürüyüş yapmasını tavsiye etti. O da bu öneriyi, sevdiği iki insanın mezarına uzanan yolda uygulamaya başladı.
Ayağındaki kara lastikleri, elindeki bastonu ve beline bağladığı keşanıyla her gün aynı yolu yürüyen Öksüz, mezarlığa ulaştığında önce dua ediyor, ardından uzun süre eşinin ve oğlunun mezarı başında vakit geçiriyor.
Akşam saatlerinde mezarlığa uğramadan evine dönmeyen Öksüz, yılların verdiği yorgunluğa rağmen yürüyüşünü sürdürüyor.
"Her sabah güneş doğduğu gibi mezara gelirim"
Yaşadığı hayatı anlatan Fatime Öksüz, "Her sabah güneş doğduğu gibi mezara gelirim. Sandalyeme otururum, dua okurum. Çocuklarım gelip buradan beni alır. Doktorlar biraz yürüyeceksin dedi. Onun için yürürüm. Akşama kadar buralarda dururum. Nefes darlığım olmasa eskisi gibi ormana gidip çalışırım" dedi.
"Annem ağabeyime düşkündü"
Fatime Öksüz'ün oğlu Faik Öksüz ise annesinin yaşadığı acının ardından mezarlığa daha fazla bağlandığını söyledi.
Annesinin ağabeyine çok düşkün olduğunu belirten Faik Öksüz, "Ağabeyim kanserden vefat edince annem her gün buraya gelmeye başladı. Onunla sohbet eder, dertleşir. Annem kalp hastası. Doktorlar da yürüsün, gezsin dediler. Küçük kardeşimle kalıyor. İlacını ve yemeğini aldıktan sonra yürüyüş yapıyor" diye konuştu.
Annesinin mezarlığı günlük yaşamının bir parçası haline getirdiğini anlatan Öksüz, "Yataktan kalktığı gibi yemeğini yer, gelip duasını yapar. Öğlen gelir, akşam buraya gelmeden uyumaz. Dört yıldır bu mezarları yalnız bırakmıyor" ifadelerini kullandı.
"Annemin bizde emeği çok"
Annesinin geçmişte zor şartlarda çalışarak ailesine destek olduğunu dile getiren Faik Öksüz, "Annem yıllarca ormanlarda çalıştı. Elinde orakla oturduğu yeri biçer, çalı toplar. İş yapmayı sever. Annemin bizde emeği çoktur. Biz de elimizden geldiği kadar yanında olmaya çalışıyoruz" dedi.
Fatime Öksüz'ün nüfus kayıtlarında 1940 doğumlu göründüğünü ancak kendisinin yaklaşık 10 yaşında nüfusa yazıldığını söylediğini aktaran oğlu, annesinin ilerleyen yaşına rağmen hayat mücadelesini sürdürdüğünü belirtti.
Eşinin ve oğlunun kaybının ardından mezarlık yolunu bırakmayan Fatime Öksüz, her gün aynı patikadan geçerek hem sağlık için yürüyor hem de özlem duyduğu sevdiklerine kavuşmanın yolunu arıyor.

