Bu hayatta herkesin bilmesi gereken ilk şey haddidir.
Kim olduğunu, nerede durduğunu, neyi konuşup neyi susması gerektiğini bileceksin.
Bilmiyorsan da öğreneceksin.
Haddini bilmek bir erdemdir.
Sınır tanımamak cesaret değil, cehalettir.
Her ortamda konuşulmaz.
Her söz her ağızdan çıkmaz.
Her fikir her yerde dile getirilmez.
Kimin yanında nasıl konuşulacağını bileceksin.
Üslubunla, tavrınla, duruşunla saygı göstereceksin.
Çünkü saygı, karşılıksız bir lütuf değil; insan olmanın asgari şartıdır.
Saygısızlık yapmayacaksın.
Sesini yükselterek haklı olduğunu sanmayacaksın.
Bağırmayı güç, kabalığı cesaret zannetmeyeceksin.
Zira bağıranlar genelde söyleyecek sözü olmayanlardır.
Bunlar sende yok, bunu biliyoruz.
Ama mesele sadece sen de değil.
Asıl sorun, yaptıklarının yanında durduğun kişilere zarar vermesi.
Sen konuşurken, başkasının itibarı zedeleniyor.
Sen sınır aşarken, başkasının emeği gölgeleniyor.
Herkes kendi ayıbının sorumluluğunu taşır.
Ama başkasını da ateşe atmaya kimsenin hakkı yoktur.
Şunu iyi belle:
Başlar varken ayaklar konuşmaz.
Hiyerarşi sadece makamla ilgili değildir; akıl, edep ve ağırlık meselesidir.
Haddini aşan, yerini şaşıran, sonunda ciddiye alınmaz.
Ve ciddiye alınmayanın sesi ne kadar çıkarsa çıksın, yankısı olmaz.
Bu bir uyarı değil.
Bu bir tespittir.
Ve herkes için geçerlidir.
Herkes haddini bilecek.
Bilmezse, hayat öğretir.