Süper Lig'in ilk haftasının kapanış maçında Samsunspor, Göztepe takımını ağırladı.
Takımımızı izlemek adına tribünde yerimizi aldık.
Göztepe, geçen sene iyi futbol oynayarak ilk 5'i zorlamıştı.
Samsunspor ise geçen seneki yedekleri ile sahada idi, diyesim geliyor.
Maşallah, ilk 11 oyuncusunun 7-8'i sakat.
Dolayısıyla iyi bir maç, kaliteli bir futbol izleyemedik.
Bakmayın skorun 3-3 olduğuna; iki takım da kötü ve bu halleri ile düşme adayı.
Güç idmanlarının ağırlığı oyuncularda öylesine hissediliyor ki adım atacak halleri yok.
Celil dışında hazır oyuncumuz yok sanki.
Defans berbat, ne hatalar, ne hatalar...
Okan 3 gol yedi, o da hazır değil.
Borevkoviç tam bir hayal kırıklığı yarattı. Diabate son adam ama ona da bir son adam lazım. Mendis ve Tomasson idare ederler...
Celil en iyisiydi. Maçta attığı gol harikaydı, jeneriklikti. Yalçın'da bir farklılık, farkındalık görmedim. Emre, Holse varkenki Emre değil; solda yattı, yattı, sonunda golünü attı. Makoumbou'dan bir şey anlayamadık. Janju, 19 yaş oyuncusu. Orta sahamız böyle idi ve golcümüz Marius, o da hazır değil.
Kabaca 11'imiz böyle ve bu 11 düşer ligden.
70'e kadar hocanın değiştirecek oyuncusu bile yoktu yedeklerde. 70'te Fatih'i, 78'de Sekidika ve Samed girdi oyuna. Onlar da farklı değil.
Samsunspor bu maçta 1 puan aldıysa öpsün başına koysun. Bunun nedeni de Göztepe'nin de hazır olmaması. Yoksa bizi delik deşik ederlerdi.
Şimdi gözümüz dağın arkasında, yani sakat oyuncularda.
Nasreddin Hoca'nın bir fıkrası var. Eşeğini kaybetmiş, aramış aramış, bulamamış hoca. En son bir tepeye doğru giderken bir yandan ıslık çalıyor. Görenler, “Hocam, bu ne hal? Eşeğin kayıp, sen ıslık çalıyorsun.” demişler.
Hoca, “Şu tepeye vardığımda oradan da eşeği göremesem, siz seyredin bendeki ağlamayı.” demiş.
Fink hocanın da eşeği yedek oyuncular. Onlar da döndüğünde hâlâ böyle oynarsak, “Seyredin Fink hocadaki ağlamayı.” diyerek bitirelim.
Sağlıklı ve spor dolu günler diliyorum.