MİLLİ MAÇ ARASI - İBRAHİM FETHİ SEL
İBRAHİM FETHİ SEL

MİLLİ MAÇ ARASI

İBRAHİM FETHİ SEL

54 ülkenin katılacağı UEFA Uluslar Ligi'nde takımlar, daha önceki turnuvalarda olduğu gibi A, B, C ve D olmak üzere dört farklı lige ayrılacak. Gruplar oluşturulurken 2024/25 UEFA Uluslar Ligi müsabakaları sonrası oluşan "genel sıralama" baz alınacak. A, B ve C liglerinde yer alacak 16 takım, 4'erli 4 grupta mücadele edecek. 6 takımın yer alacağı D Ligi'nde ise takımlar 3'erli 2 grupta bulunacak.

Çift devreli lig usulüne göre oynanacak karşılaşmaların ardından B, C ve D liglerinde gruplarını birinci sırada tamamlayacak takımlar, bir üst lige terfi edecek. A ve B liglerinde gruplarında son sırada yer alacak takımlar bir alt lige düşecek.

C Ligi'nde dört, D Ligi'nde ise iki grubun olması dolayısıyla, C Ligi'nde gruplarını en alt sırada bitiren ve en kötü puan/averaja sahip iki takım D Ligi'ne düşecek. Lig çıkacak/düşecek diğer takımları belirlemek için ise ligin aşamasının ardından play-off karşılaşmaları oynanacak. A Ligi'nde gruplarını üçüncü sırada tamamlayan takımlar, B Ligi'nde gruplarını ikinci bitiren ekiplerle; B Ligi'nde gruplarını üçüncü sırada tamamlayan takımlar, C Ligi'nde gruplarını ikinci bitiren ekiplerle; C Ligi'nde gruplarını en alt sırada bitiren ve en iyi puan/averaja sahip iki takımla D Ligi'nde gruplarını ikinci bitiren ekipler kura çekimiyle eşleştirilecek.

İki maçlı eliminasyon sistemine göre oynanacak karşılaşmaların rakiplerine üstün gelen takımlar, bir sonraki UEFA Uluslar Ligi turnuvasında üst ligde mücadele etme hakkına sahip olacak, kaybedenler ise bir alt ligde yer alacak.

A Ligi'nde gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar, çift devreli lig usulüne göre çeyrek final maçları oynayacak. Bu maçlar sonunda rakiplerine üstün gelen dört ekip, UEFA Uluslar Ligi final turnuvasında mücadele etmeye hak kazanacak.

UEFA Uluslar Ligi karşılaşmaları 24 Eylül - 17 Kasım 2026 tarihleri arasında oynanacak. A/B Ligi ve B/C Ligi play-off maçları ile A Ligi çeyrek final karşılaşmaları 25 ve 30 Mart 2027 tarihlerinde oynanacak. Çift maçlı eliminasyon sistemine göre yapılacak karşılaşmalar sonrasında rakiplerine üstünlük sağlayan takımlar, 2028 yılının sonbaharında başlayacak UEFA Uluslar Ligi'nin bir sonraki turnuvasında bir üst ligde mücadele etmeye hak kazanacak.

A Ligi finalleri 9-15 Haziran'da oynanacak. C/D Ligi play-off karşılaşmaları ise 2028 yılının mart ayında başlayacak Dünya Kupası Elemeleri'nde yeterli sayıda takımın maç takvimi müsaitliğini sağlama adına 23 ve 28 Mart 2028 tarihlerinde yapılacak.

Haziran 2027'de düzenlenecek final turnuvasındaki yarı final, üçüncülük/dördüncülük ve final maçları tek maç üzerinden oynanacak.

UEFA Uluslar Ligi'nin statüsü yukarıda anlatıldığı gibi. Türkiye'miz A Grubu'nda yer alıyor ve Fransa, İtalya, Belçika rakiplerimiz.

Biz sahamızda Fransa'ya 1-0 yenildik, İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu yazının yayınlandığı gün akşamı biz İtalya'yı ağırlarken Belçika-Fransa maçı oynanacak.

Türkiye olarak bizim hedefimiz son sırada yer almamak ve bir alt lige düşmemek.

Fransa takımı ile yaptığımız maça gelirsek, iki takım arasındaki güç farkı her açıdan sahada hissediliyor.

Fizik gücü onlarınki ise bizimki ne? Onlar pas atıyorsa biz ne atıyoruz, onlar şut atıyorsa biz ne atıyoruz, onlar top kontrol edip sağa sola veya ortadan dönüp gidebiliyorsa biz ne yapıyoruz vs. vs. … Anlattıkça anlatılabilir.

Kısacası biraz Arda, Zeki, Ferdi, Merih mücadele etti diyebilirim.

Adamlar her açıdan bizden iyiler, 1-0 iyi skor. İsmail'in kaçırdığı kafa golüne takılmamak gerek; atsak yiyecektik, ki adamların kaçırdıklarını görmemek demektir bu.

Gerçek olan seviye farklı seviye ve bu seviyeye gelmeden bizim İspanya, Almanya vb. takımlarla mücadele etmemiz mümkün olmaz.

Arda ne kadar güçlenmiş, görebiliyoruz. Demek ki oralarda birtakım şeyler farklı ya da bana göre herkes adam gibi çalışıyor.

Türkiye'de belki iş yaparsınız ama Avrupa'da iyi bir ligde, 2. ligde belki oynayabilirsiniz.

Belçika, İtalya'yı deplasmanda 2-0 yendi. Ne olacak şimdi? Kim düşecek? Son takım olarak en zayıf halka biziz.

Bu akşam da İtalya'yla oynayacağız. Sahamızda kaybedersek düşmek artık kaçınılmaz olacaktır.

İtalya, Belçika ki Avrupa'da 1. sınıf takımlar değil.

Sorun belli, çözüm belli ama bakalım kim elini taşın altına sokacak.

Bu spor yapılanmasından ortaya çıkan bu, yıllardır da bu kangren devam etmekte.

İstediğiniz kadar Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Trabzonlu olun, farkımız yok birbirimizden. Futbol oynamıyoruz.

Seyirci olarak birbirimizi üzmeye de gerek yok…

Sağlıklı ve spor dolu günler diliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları