DÜNYA KUPASI – MİLLİ TAKIM - İBRAHİM FETHİ SEL
İBRAHİM FETHİ SEL

DÜNYA KUPASI – MİLLİ TAKIM

İBRAHİM FETHİ SEL

Milli takımımız, Dünya Kupası gruplarında ilk 2 maçını kaybederek, son maçını ABD ile oynamadan önce Dünya Kupası'na veda etti.
ABD maçının sonucu ne olursa olsun, 48 takım arasından ilk 24 takım içine giremeyerek ülkemize döneceğiz.
İlk maçımızda Avustralya takımına 2-0, ikinci maçımızda ise Paraguay takımına 1-0 yenildik.
Biz de kendimizce bu sonucu değerlendirelim.
Ben istatistikleri öncelerim. İlk maçımızda Avustralya karşısında topa sahip olma oranında %72 bizde, %28 onlardaydı. 704 pas yapmışız, onlar 241 pas yapmış. 8 isabetli şut atmışız, onlar 4 atmış. İsabetsiz şutlarda ise biz 10, onlar 4 şut atmış.
İkinci maçta Paraguay'a gelirsek; topa sahip olma oranında %79 bizde, %21 onlardaydı. 629 pas yapmışız, onlar 178 pas yapmış. 5 isabetli şut atmışız, onlar 2 tane atmış. İsabetsiz şutlarda biz 15, onlar 3 şut atmış.
Peki, bu kadar iyi istatistiğin sonuçları niye böyle oldu?
Bu iki takım da bu turnuvada bizim klasımızda olacak takımlar değildir.
Temel prensipleri, eski Türk Milli Takımı gibi savunma yaparak hızlı çıkışlarla 1 gol atıp maçın üzerine yatmak.
Bu genelde tutmaz. Belki kendi çaplarında olan takımlar için geçerli olabilir.
Montella şöyle dedi:
"35 yıldır profesyonel futbolun içindeyim. Böyle bir maç insanın başına gelir ama bizim başımıza 2 maç üst üste geldi."
Aynen katılıyorum...
Adamlar top oynama niyetleri olmadan maçları kazandılar. Bir daha böyle bir şeyi başaramayacaklarını bir sonraki maçta görebilirsiniz.
Arda özür diledi:
"Biz bu takımlarla aynı kategoride değiliz. Daha önümüzde katılacağımız kupalar var. Bu hatamızı gelecek futbol yaşantım içinde telafi etmeyi hedefliyorum." dedi.
Kerem ise:
"Biz, 24 yıl sonra Dünya Kupası'na gittik. Yine başaracağız, özür diliyoruz." dedi.
Hakan, Merih; kısacası tüm takım çok üzgün...
Futbol sonuç alma olayıdır, buna katılıyorum. Şunu da görüyorum; bizim takımımız pas yapma konusunda epeyce mesafe aldı. Fizik ve gol noktasındaki eksiklikler de mutlaka giderilecektir. Çünkü biz bu takımlarla rakip değiliz, olmamalıyız.
Kimse bu sonuçlar dolayısıyla bu oyuncuları gömmeye kalkmasın; hata eder.
Bizim takımımız her anlamda onlardan iyi. Sahaya bakan bunu görür. Yapılması gereken, eksiklikleri gidermek ve sonraki turnuvalara bu çocukları hazırlamaktır.
Panama, Avustralya ve ABD'nin gideceği çok fazla bir yer yok. 32 değilse 16 turundan dönerler.
Dünya Kupası başlamadan önce yazmıştım; kupayı kimin alacağını, ilk 8 içinde kimlerin olacağını tahmin etmiş, Türkiye olarak hedefimizin her turnuvada ilk 8 içinde yer almak olduğunu da ifade etmiştim.
Bu maçları kimse ölçü almasın. Tüm futbolcularımız gibi halkımız da üzgün. 24 yıl sonra bizi buraya getiren bu oyuncular, gelecekte bizi daha üst düzeylere de taşıyacaklar. Ben buna inanıyorum.
Bu takım genç bir takım ve önü açık. Kimse gereksiz eleştirilerle onların önünü kapatmaya çalışmasın.
Bir de gerçekleri kimse yok saymasın. Dünya futbolunda yerimiz belli. Bir üst seviyeye atlamak için ülke futbolunun da bir üst seviyeye atlaması gerekmektedir.
Bunun için Osimhen'leri transfer ederken, Osimhen'ler de yetiştirmek gerekir. Bu maçta bizim de bir Osimhen'imiz olsa rakip savunmayı daha rahat aşardık fikrine kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum.
24 yıl sonra bizi Dünya Kupası'na götürenlerin emeklerine teşekkür ediyorum. Bizi üzdüklerini kendileri de biliyorlar. Gelecekte daha iyisini yapacaklarına olan inancımı ifade etmek istiyorum.
Sağlıklı ve spor dolu günler diliyorum.

 

Yazarın Diğer Yazıları