2. play-off maçından da yüz akıyla çıkan teknik heyeti, oyuncularımızı ve yönetimimizi tebrik ediyorum.
Devrek takımından sonra yine iyi bir rakip, iyi pas yapan ve çalışılmış golleri olan bir takımla karşılaştık. Saha bizimdi ve en önemlisi bu maçta seyircimiz bir başka güzeldi. Kazanmamızın ana sebepleri bunlardı.
Oyuncularımız maç başında topu pasla çevirerek bir mesaj verdiler. Alan bunu aldı; bu yaşanacakların da bir habercisi idi. Devrek maçındaki coşku bu maçta yoktu. İlk yarı karşılıklı birkaç pozisyonla geçti, Sorgun bize göre daha iyiydi.
50. dakikada Sorgun takımı, çalışılmış bir yan top organizasyonunda kale arkasına kesilen topta kafa golüyle filelerimizi havalandırdı.
Bu dilimde kötü oynarken 60. dakikada kaptan Sefa kafa golüyle bizi kendimize getirdi; tüm sıkıntılara rağmen “biz buradayız” dedi ve golünü attı.
71. dakikada iyi oynamadığını düşündüğümüz, beklentilerimizin çok fazla olduğu Yakup, “artık bu golü de al da at” denilince ceza sahasında boş pozisyonda takımımızı 2-1 öne geçirdi.
Artık ipler elimizdeydi. Gole ihtiyacı olan Sorgun’du ve üstümüze gelecekti; bu da tam bizim oyun anlayışımıza uygundu.
Son 10–15 dakika içinde en az yüzde yüz 5 gol kaçırdık; akıllara zarar.
Skoru koruma kaygısı öne çıktığında Sorgun takımı sahamızda daha aktif gözüktü. 7 dakika uzatmaya rağmen skoru korumasını bildik ve “Bekle Çankırı, geliyoruz” dedik.
Takımımız tüm moralsizliğine rağmen iyi mücadele etti ve istediği skoru aldı.
Futbolcu bazlı değerlendirmeleri yapmamız gerekirken maç sonunda formalarını sahada bırakan bir oyuncu profili karşımıza çıktı. Böyle bir galibiyetten sonra bu tavır hiç hoş olmadı elbette.
Kim haklı kim haksız tarafında değiliz; olayın maddi bir boyutu var. Çözülmeyeceği gibi bir kanaatte değilim.
Keşke formalarını sahada bırakıp gitmek yerine, formalarıyla birlikte gidip duşlarını alsalardı ve yöneticilerine kaptanları vasıtasıyla vermeleri gereken mesajı direkt söyleselerdi.
Öncesinde ve sonrasında mutlaka birçok şey konuşulabilir. Ancak bir gerçek var: Biz Çankırı’nın rakibiyiz ve yenersek bir maç sonra 3. Lig’deyiz.
Bu işlerin konuşulacağı, tartışılacağı zaman şimdi değildir; şimdi çözüm, birlik ve beraberlik zamanıdır.
Pazar gününe Çankırı planlaması yapan benim gibi onlar da taraftarımızı gerçekten üzdü.
Akıl sahiplerinin ve aklıselimin birlikteliği sağlama zamanı bu zamanlardır. Ben sağlanacağından zerre kuşku duymuyorum.
Çankırı karşısında Çarşamba kentine yakışan bir mücadele ile sahadan yüz akıyla çıkacağımıza inanıyorum.
Sezon içinde bolca eleştirdiğim bu çocuklar bizi buraya getirdi ve yine onlarla hedefe varacağız. O yüzden herkesin üzerine düşeni yapacağına inanıyorum.
Böyle yazmak da bizim sorumluluğumuz. Mahalle dedikodusu gibi yazılar okurun ilgisini çekebilir ama bunun Çarşambaspor’a hiçbir faydası olmaz.
Pazar günü maçımız var ve biz bu çocuklarla kazanacağız.
Haklılık ve haksızlık her iki tarafta da var; önemli olan bu değil. Evin babası her zaman çözüm üretir. Belki de bu yazı yazıldığında sorun çözülmüştür bile.
Pazar günü Çankırı’dayız. Allah’tan bir şey olmazsa, takımımıza katkı veren tüm bileşenlerimizi tebrik ediyorum.
Sağlıklı ve spor dolu günler diliyorum.