Samsun bu sabaha beyaz uyandı. Kar, gece boyunca sessizce yağdı. Görüntü güzel, manzara etkileyiciydi. Ancak kar yağışı sadece kartpostallarda güzel duruyor. Günlük hayatın içine girdiğinde, beraberinde pek çok soruyu da getiriyor.
Samsun her sene kar yağışını özleyen bir şehir. O yüzden her kar yağışında aynı heyecan yaşanıyor. Çocuklar seviniyor, sosyal medya beyaza bürünmüş karelerle doluyor. Ama işin bir de görünmeyen tarafı var. Özellikle sabah erken saatlerde evden çıkanlar için kar, adeta bir sınava dönüşüyor.
Kadınlar bu süreci her zaman biraz daha ağır yaşıyor. Çocuğun okulu tatil mi, servis gelecek mi, ayakkabısı su alır mı, yolda kalınır mı… Bunların hepsi gün başlamadan kafada dönen sorular. Evde kalan da rahat değil, işe giden de.
Samsun’la sınırlı değil bu tablo. Türkiye’nin birçok ilinde benzer manzaralar var bana göre…
Kapanan yollar, geciken ulaşım, aksayan hizmetler. Kar yağışı doğaldır ama hazırlıksız yakalanmak artık kabul edilebilir değil. Çünkü her kış aynı görüntülerle karşılaşıyoruz.
Yetkililer sahada, ekipler çalışıyor. Buna şüphe yok. Ancak kar sadece küreme araçlarıyla çözülmüyor. Önceden planlama, zamanında bilgilendirme ve özellikle dezavantajlı kesimleri düşünmek gerekiyor. Yaşlılar, hastalar, çocuklar ve elbette kadınlar bu süreçten daha çok etkileniyor.
Kar yağışı geçici. Soğuk da öyle. Ama bu günler, şehirlerin ne kadar hazır olduğunu açıkça gösteriyor. Asıl mesele kar yağarken değil, kar sonrası hayatın ne kadar hızlı normale dönebildiğinde yatıyor.
Beyaz örtü eriyor. Geriye yaşananlar kalıyor….