Son günlerde yine Türk bayrağı konuşuluyor.
Yine can yakan bir sebeple.
Sınır hattında yaşanan bir olay.
Birileri bayrağı indirdi.
Sadece indirmekle kalmadı.
Hepimizin yüreğine dokundu.
Bayrak, sadece bir kumaş değil.
Bunu bilmeyen çok.
Ama biz kadınlar biliriz.
Evladın üstünü örter gibi bakarız ona.
Sessizce.
İçimiz titreyerek.
Bir haber düşüyor ekrana.
Kırmızı beyaz.
Ay yıldız.
Bir an duruyor insan.
Nefesi kesiliyor.
“Nasıl?” diyor.
“Nasıl kıyılır?”
O bayrak, bu ülkenin alnıdır.
Gözyaşıdır.
Sabah erkenden işe giden babadır.
Oğlunu askere gönderen annedir.
Şehit haberinde yıkılan evdir.
Kim ne derse desin.
Provokasyonmuş.
Siyasiymiş.
Fark etmez.
Bayrak yere düşmez.
Düşmemeli.
İçimde bir öfke yok.
Ama derin bir kırgınlık var.
Çünkü bayrak incitildiğinde,
Biz de inciniyoruz.
Yine de umutluyum.
Çünkü bu ülkede bayrağı yerden kaldıran çok.
Eliyle değil.
Yüreğiyle.
Ve biliyorum.
O bayrak yine dalgalanacak.
Gururla.
Hepimizin başının üzerinde.