Uzmanından zayıflama iğnesi uyarısı: Kilo giderken kaslarınızı kaybetmeyin
Obezite tedavisinde son yıllarda yaygın şekilde kullanılan yeni nesil zayıflama ilaçları, uzman kontrolü dışında kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, yalnızca ilaç desteğiyle hızlı kilo vermeye çalışmanın kas ve kemik kaybına neden olabileceğini belirterek, sağlıklı kilo verme sürecinin mutlaka uzman desteğiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Dünya genelinde obezite tedavisinde kullanılan ve son dönemde sosyal medyada da büyük ilgi gören yeni nesil zayıflama ilaçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, bu ilaçların doğru hastada ve doğru yöntemle kullanıldığında önemli faydalar sağlayabildiğini ancak kontrolsüz kullanımın istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini ifade etti.
Kilo verme sürecinin yalnızca tartıdaki rakamın düşmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Gökosmanoğlu, kas dokusunun korunmasının en önemli hedeflerden biri olması gerektiğini dile getirdi.
"Amaç sadece kilo vermek değil, sağlıklı kilo vermek"
Obezite ilaçlarının vücuttaki çalışma mekanizmasına değinen Doç. Dr. Gökosmanoğlu, bu ilaçların mide boşalmasını yavaşlatarak tokluk hissini artırdığını ve beyindeki açlık merkezleri üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Gökosmanoğlu, "Bu ilaçların kalp damar sağlığı üzerinde olumlu etkileri bilimsel olarak gösterilmiş durumda. Ancak en büyük sorun, sosyal medya etkisiyle bu ilaçların hekim kontrolü olmadan kullanılmasıdır. Sadece ilaç kullanarak kilo vermeye çalışıldığında kas, yağ ve kemik dokusu kontrolsüz şekilde kaybedilebilir. Bizim hedefimiz zayıflamış ancak güçsüzleşmiş bir vücut değil, sağlıklı ve fit bir bedendir" dedi.
Sağlıklı kilo kaybı için fiziksel aktivitenin önemine dikkat çeken Gökosmanoğlu, haftada düzenli yürüyüş yapılması ve direnç egzersizleriyle kasların desteklenmesi gerektiğini belirtti.
"Kas kaybının nedeni ilaç değil, hızlı kilo kaybıdır"
Kilo verme dönemlerinde yaşanan kas kaybının yalnızca obezite ilaçlarıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini anlatan Gökosmanoğlu, hızlı kilo kaybının vücutta kas dokusu kaybına neden olabileceğini söyledi.
Gökosmanoğlu, "Normal diyetlerde verilen kilonun yaklaşık dörtte biri kas dokusundan oluşabilir. Obezite cerrahisi sonrası bu oran daha da yükselebilir. Buradaki temel sorun hızlı kilo kaybıdır. Kas kaybını önlemek için yeterli protein almak ve egzersiz yapmak gerekir" ifadelerini kullandı.
Kilo veren kişilerin protein ihtiyacının arttığını belirten Gökosmanoğlu, "Sağlıklı bireylerde kilogram başına yaklaşık 1 gram protein yeterliyken, kilo verme sürecinde bu miktarın 1,2-1,5 grama kadar çıkarılması gerekebilir. Yeterli protein alınmadığında halsizlik, güç kaybı ve vücut direncinde azalma görülebilir" diye konuştu.
"Birkaç kilo için metabolizmayı zorlamayın"
Zayıflama ilaçlarının küçük kilo fazlalıkları için kullanılmasının doğru olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Gökosmanoğlu, vücudun açlık dönemlerine karşı kendini koruyan bir mekanizmaya sahip olduğunu söyledi.
Metabolizmanın geçmiş deneyimleri kaydettiğini belirten Gökosmanoğlu, "Vücut hızlı kilo kayıplarını bir tehdit olarak algılayabilir ve kendini korumaya alabilir. Bu nedenle birkaç kilo vermek amacıyla bu ilaçlara başvurulmasını doğru bulmuyoruz. Kişi eski yaşam tarzına döndüğünde verdiği kiloları yeniden alma riskiyle karşılaşabilir" dedi.
İlaçların bırakılma sürecinin de doktor kontrolünde olması gerektiğini ifade eden Gökosmanoğlu, ani bırakma yerine uygun hastalarda kademeli geçiş yapılmasının daha doğru olacağını kaydetti.
"Bazı kişiler bu ilaçları kesinlikle kullanmamalı"
Yeni nesil obezite ilaçlarının herkes için uygun olmadığını belirten Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, bazı hasta gruplarında kullanımın sakıncalı olabileceğini söyledi.
Gökosmanoğlu, "Ailesinde nadir görülen medüller tiroid kanseri öyküsü bulunanlar, ciddi mide boşalma problemi yaşayanlar, hamileler, emziren anneler ve daha önce akut pankreatit geçiren kişiler bu ilaçları kullanmamalıdır" ifadelerini kullandı.
İlaç kullanımına başlanması veya doz artırılması döneminde bulantı, kusma ve hazımsızlık gibi yan etkiler görülebileceğini belirten Gökosmanoğlu, küçük porsiyonlarla beslenme, yağlı ve şekerli gıdalardan uzak durma, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.
İçeriği belirsiz zayıflama çayları ve benzeri ürünlere karşı da uyarıda bulunan Gökosmanoğlu, bu tür ürünlerin ciddi karaciğer sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kilo verme sürecinde mutlaka bilimsel yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.