TCMB'de faiz indirimi beklentileri zayıflıyor
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler, Türkiye'de faiz indirimi beklentilerini gölgede bıraktı. İran kaynaklı gelişmelerin enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki olası etkileri, mart ayında faiz indirimi ihtimalini zayıflatırken, yabancı kurumlar 12 Mart'taki kritik toplantıda politika faizinin sabit bırakılabileceğini dile getiriyor.
TCMB Faiz Kararı Öncesi Jeopolitik Risk Alarmı
ABD-İsrail hattında tırmanan gerilim ve İran’a yönelik saldırıların ardından enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, küresel enflasyonist baskıları yeniden gündeme taşıdı. Petrol ve doğalgaz maliyetlerindeki artışın Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde ilave baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Ekonomistler, bu ortamda TCMB’nin mevcut sıkı para politikasını korumayı tercih edebileceğini değerlendiriyor. Özellikle kur geçişkenliği ve maliyet enflasyonu riskleri, faiz indirim sürecinde temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor.
Bloomberg Ekonomistinden 12 Mart Tahmini
Uluslararası finans çevrelerinde yakından takip edilen değerlendirmelerden biri de Bloomberg Türkiye Ekonomisti Selva Bahar Baziki’den geldi.
Baziki, Orta Doğu’daki gelişmeler ışığında 12 Mart’taki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasını bekliyor.
Baziki’ye göre:
İlkbahar aylarında ölçülü faiz indirimleri yeniden başlayabilir.
Yıl sonuna kadar politika faizi yüzde 30 seviyesine çekilebilir.
Ancak savaşın uzaması durumunda para politikasında daha kısıtlayıcı bir duruş gündeme gelebilir.
Bu açıklamalar, faiz indirimi sürecinin kesintisiz devam edeceği yönündeki beklentilerin zayıfladığını gösteriyor.
JPMorgan ve Deutsche Bank’tan Faiz Beklentisi Revizyonu
Küresel yatırım bankaları da Türkiye tahminlerini güncelledi.
ABD merkezli finans devi JPMorgan ile Almanya merkezli Deutsche Bank, mart ayında faiz indirimi beklemediklerini açıkladı. Her iki kurum da artan jeopolitik riskler nedeniyle enflasyon görünümünde yukarı yönlü baskı oluşabileceğine dikkat çekti.
Özellikle faiz oranlarına bağlı türev piyasalarında yaşanan sert hareket dikkat çekti.
Bir aylık ve üç aylık gecelik endeks swapları (OIS), haftanın ilk işlem gününde son bir yılın en büyük günlük artışını kaydetti. Bu gelişme, yatırımcıların daha uzun süre yüksek faiz ortamına hazırlık yaptığı şeklinde yorumlandı.
Piyasalar Neden “Faiz Sabit” Fiyatlıyor?
Uzmanlara göre üç temel neden öne çıkıyor:
Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu yeniden yukarı çekme riski
Kur oynaklığının artma ihtimali
Küresel risk iştahındaki zayıflama
Bu faktörler, erken bir faiz indiriminin finansal istikrar açısından riskli olabileceğine işaret ediyor.
Monex Europe: “Risk Dengesi Değişti”
Londra merkezli araştırma kuruluşu Monex Europe Makro Araştırma Başkanı Nick Rees, Orta Doğu’daki gelişmelerin TCMB açısından risk dengesini değiştirebileceğini belirtti.
Rees’e göre:
Enflasyon dinamikleri üzerindeki etkiler netleşmeden faiz indirimi zor.
Jeopolitik tansiyon düşerse indirim yeniden gündeme gelebilir.
Mart toplantısı öncesinde ateşkes sağlanması, indirimi tekrar masaya taşıyabilir.
Bu değerlendirme, TCMB kararının büyük ölçüde dış gelişmelere bağlı şekillenebileceğine işaret ediyor.
12 Mart TCMB Toplantısı Neden Kritik?
Mart ayı toplantısı yalnızca faiz kararı açısından değil, aynı zamanda Merkez Bankası’nın ileriye dönük yönlendirmesi bakımından da önem taşıyor.
Piyasalar şu soruların yanıtını arıyor:
Faiz indirim döngüsü geçici olarak mı duracak?
Enflasyon tahminlerinde revizyon olacak mı?
Küresel riskler politika metnine nasıl yansıyacak?
Karar metninde kullanılacak ton, yılın geri kalanına ilişkin beklentileri şekillendirebilir.