Suikast timindeki firari FETÖ'cüden kan donduran itiraflar
15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenleyen timde yer alan ve 10 yıl aradan sonra yakalanan firari eski subay Burkay Karatepe, örgüt içindeki faaliyetlerini ve Marmaris'te koruma polislerine bizzat ateş açtığını itiraf etti.
FETÖ'nün 15 Temmuz'daki hain darbe girişimi sırasında Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast teşebbüsüne katılan eski subay Burkay Karatepe, 1 Ağustos'ta Afyonkarahisar'da düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. MİT'in yüz tanıma sistemi sayesinde tespit edilen 10 yıllık firari, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nda örgütün iç yüzüne dair çarpıcı bilgiler paylaştı.
Örgütteki kod adı “Selim”
İfadesinde FETÖ'ye 1998 yılında katıldığını ve sorumlu abilerden eğitim aldığını belirten Karatepe, örgüt içinde "Selim" kod adını kullandığını açıkladı. Maltepe Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu yıllarında örgütün mahrem yapısını öğrenerek talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini anlatan şüpheli, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görev yaparken elde ettiği bilgileri bağlı olduğu mahrem imamlara aktardığını itiraf etti.
ABD'de elebaşı ile görüşmüş
Örgüt içi yönlendirmeyle evlendiğini belirten Karatepe, ABD'de bulunduğu süre zarfında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile yüz yüze görüştüğünü de kabul etti.
Marmaris'te korumalara ateş açtığını itiraf etti
Darbe girişimi öncesi İstanbul'da örgütsel toplantılara katılarak suikast timine dahil olduğunu söyleyen Karatepe, 15 Temmuz gecesi İzmir Çiğli'den hareket eden timle Marmaris'teki konuta gittiklerini ifade etti. Şüpheli, saldırı sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın koruma polislerine bizzat ateş açtığını belirtti.
"Salih Usta" sahte adıyla 7 yıl gizlenmiş
Darbe girişiminin bastırılmasının ardından sahte kimlikle "Salih Usta" adını alan Karatepe'nin, 7 yıl boyunca Afyonkarahisar'da saklandığı ortaya çıktı. Yakalanmamak için yabancı uyruklu kişilerin kimlik ve internet hatlarını kullanan firarinin, ailesiyle sadece e-posta üzerinden haberleştiği ve geçmişte çok sayıda ankesörlü arama kaydının bulunduğu tespit edildi.