Samsun'dan Ali Yalçın'a tepki 'Toplumu kutuplaştıran dil kabul edilemez'
Birleşik-Kamu-İş Samsun Şube Başkanı Kubilay Altuntaş, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın son zamanlarda gündemden düşmeyen sözlerine Samsun'dan tepki gösterdi.
Haberin Özeti
- • Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “100 yıllık narkoz” sözleri ve laiklik karşıtı açıklamalarına Birleşik-Kamu-İş Samsun Şube Başkanı Kubilay Altuntaş tepki gösterdi.
- • Altuntaş, Yalçın'ın "toplumu kutuplaştıran bir dil" kullandığını, sendikaları itibarsızlaştırdığını ve Cumhuriyet'in temel değerlerini tartışmaya açtığını belirtti.
- • Başkan Altuntaş, kamu emekçilerinin gerçek gündeminin yoksulluk olduğunu vurguladı ve sendikaların bağımsız, dayanışma temelinde mücadele etmesi gerektiğini belirtti.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın bir programda yaptığı konuşmada kullandığı “100 yıllık narkoz” sözlerinin ardından tepkiler çığ gibi büyümeye başladı. Bir tepki de Samsun’dan geldi. Birleşik-Kamu-İş Samsun Şube Başkanı Kubilay Altuntaş, Genel Başkan Ali Yalçın’ın sözlerine karşı “Toplumu kutuplaştıran bir dil” ifadelerini kullandı.
“Toplumu kutuplaştıran bir dil”
Birleşik-Kamu-İş Samsun Şube Başkanı Kubilay Altuntaş, “Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın tarafından yapılan son açıklamalarda; Türkiye’nin ‘yeni bir diriliş sürecinde olduğu’ iddia edilerek toplumun farklı kesimleri hedef alınmış, laiklik karşıtı ifadeler kullanılmış, sendikalar ve meslek örgütleri ‘ajanlık’ ithamlarıyla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Söz konusu açıklamalarda Cumhuriyet’in temel değerleri tartışmaya açılırken, yurttaşlar inanç ve yaşam tarzları üzerinden ayrıştırılmıştır. Bu yaklaşımı şiddetle reddediyoruz. Sendikacılık; ayrıştırmanın değil, birleştirmenin adıdır. Emek mücadelesi; nefret diliyle, ötekileştirmeyle ve ideolojik dayatmalarla yürütülemez. Kamu emekçilerinin ortak çıkarlarını savunmakla yükümlü olan bir anlayışın toplumu kutuplaştıran bir dil kullanması kabul edilemez.” diye konuştu.
“Kamu emekçilerinin gerçek gündemi farklı”
Başkan Kubilay Altuntaş, “Cumhuriyet, bu ülkenin en büyük ortak kazanımıdır. Laiklik ise herkesin inancının ve yaşam tarzının güvencesidir. Bu değerlere yönelik her saldırı yalnızca bir kesimi değil, tüm toplumu hedef almaktadır. Kamu emekçilerinin gerçek gündemi; derinleşen yoksulluk, artan hayat pahalılığı ve güvencesizliktir. Bu ağır tablo karşısında susanların, yapay gündemlerle toplumu ayrıştırmaya çalışması emek mücadelesine zarar vermektedir. Hiç kimsenin yaşam tarzı, inancı ya da kimliği hedef gösterilemez. Sendikalar, siyasal iktidarların ya da ideolojik çevrelerin arka bahçesi değildir. Sendikal mücadele; bağımsız, demokratik ve evrensel değerler temelinde yürütülmelidir. Bizler emeğin, hukukun ve Cumhuriyet’in yanında olmaya devam edeceğiz. Kutuplaştırmaya değil dayanışmaya, nefrete değil kardeşliğe, ayrışmaya değil birliğe inanıyoruz.” dedi.