Samsun'da 30 Ağustos paneli
Samsun Müzesi'nde 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen panelde, Büyük Zafer'in Millî Mücadele ve Türkiye'nin bağımsızlığı açısından taşıdığı önem ele alındı.
Panelde konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, 30 Ağustos Zaferi’nin Sevr Antlaşması ile Anadolu’nun paylaşılmasına yönelik planları bozduğunu vurguladı. Samsun Müzesi’nde “Bir Zafer, Bir Şehir, Bir Madalya: 30 Ağustos ve Samsun” başlığıyla gerçekleştirilen panele Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ve OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Panelde 30 Ağustos Zaferi’nin Türk tarihindeki yeri ve Samsun’un Millî Mücadele sürecindeki rolü değerlendirildi.
“30 Ağustos Zaferi hepsinin üzerindedir”
30 Ağustos Zaferi’nin Türk tarihi açısından özel bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, zaferin kaybedilmesi halinde Sevr Antlaşması’nın öngördüğü tablonun hayata geçebileceğini söyledi.
Çağlayan, “Mustafa Kemal Paşa’nın ifadesiyle, bu zaferlerden hepsi kıymetli olmakla birlikte 30 Ağustos Zaferi hepsinin üzerindedir. Çünkü bu 30 Ağustos’ta eğer biz kaybetmiş olsaydık, Sevr haritasında görülen tablonun gerçekleşebilme ihtimali söz konusu olacaktı. İçinde bulunduğumuz şehre biz misafir olarak gelecektik, gezecektik, Amisos’a uğrayacaktık” dedi.
Yunanistan’ın Megali İdea hedefleri kapsamında hazırlanan haritalarda Anadolu’nun geniş bir bölümünün Yunanistan sınırları içerisinde gösterildiğini ifade eden Çağlayan, “Yunan Genelkurmayı tarafından hazırlanmış haritada Trakya, İstanbul, Bursa, İzmir, güneyde Muğla Yunanistan olarak değerlendirilmiş. Karadeniz’de ise Samsun’u Amisos yaparak burayı Pontus olarak değerlendirmiş. Altında ‘Empire of Greece’ yazıyor. İşte bu Sevr Antlaşması’nı paramparça eden şey 30 Ağustos olmuştur” diye konuştu.
Samsun’un Millî Mücadele’deki rolüne dikkat çekti
Samsun’un Millî Mücadele açısından öneminin yalnızca 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın kente çıkışıyla sınırlı olmadığını belirten Çağlayan, kentin lojistik açıdan da önemli görev üstlendiğini dile getirdi.
Çağlayan, “Samsun, hepimizin malumu, 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Paşa’ya Millî Mücadele ile ilgili bütün kanaatlerinin gerçekleşebileceğine dair onu ikna eden bir cesaret vermiştir. Samsun halkı, ilk teşkilatlanmanın burada başlamasına öncülük etmiştir. Bunun yanı sıra 30 Ağustos’a giden süreçte Samsun, maddi olarak da Millî Mücadele’ye çok katkı vermiştir. Özellikle Sovyetler Birliği’nden gelen silah, cephane ve sair malzemenin iç bölgeye aktarılmasında limanımız önemli bir görev üstlenmiştir” ifadelerini kullandı.
“Samsun 7 Haziran 1922’de bombalandı”
Samsun’un Millî Mücadele yıllarında Yunan savaş gemilerinin saldırısına uğradığını da anlatan Çağlayan, 7 Haziran 1922 tarihinde gerçekleştirilen bombardımanda kentte ciddi hasar meydana geldiğini söyledi.
Çağlayan, “7 Haziran 1922 tarihinde üç tane Yunan zırhlısı ve onlara destekleyen yaklaşık beş yardımcı askeri gemi şehri bombalıyor. Bu bombalamanın neticesinde şehrimizde çok ciddi zayiat oluşuyor. Valilik binası, bazı ambarlar ve özellikle sahipleri gayrimüslim olan şahısların dükkanları, depoları tahrip oluyor. Dört ölü, beş-altı yaralı var. Şehrin merkezi, yani İlkadım’ın merkezî kısmı harap oluyor” dedi.
Büyük Taarruz öncesi hazırlıklar anlatıldı
Büyük Taarruz öncesinde Türk ordusunun yalnızca askerî açıdan değil, diplomatik ve psikolojik olarak da hazırlandığını belirten Çağlayan, Tekâlif-i Milliye emirleriyle milletin elindeki imkânları ordu için seferber ettiğini ifade etti.
Çağlayan, “Tekâlif-i Milliye ile milletimiz, son bir fedakarlıkla ordumuzun bütün eksiklerini tamamlamak için son imkanlarını orduya seferberlik halinde teslim etti. Ama aynı zamanda askere alım süreçleri oldu. Askerimiz, Yunan ordusunu dengeleyecek bir sayıya ulaştı. 200 bin civarında bir askerî güce ulaştı. Sadece asker almak yetmiyor. İyi bir eğitim verilmesi gerekiyor. Bütün bu hazırlıklar yaklaşık bir yıl sürdü” açıklamasında bulundu.
“Bu zafer Türk milletinin zaferidir”
Türk ordusunun Büyük Taarruz’da sahip olduğu imkânların karşı tarafla kıyaslandığında sınırlı olduğunu belirten Çağlayan, buna rağmen Türk topçusunun, süvarisinin ve piyadesinin başarı gösterdiğini söyledi.
Çağlayan, “Yunanların uçakları fazla, 50 tane uçakları var, bizim 8 tane uçağımız var. Ağır makineleri fazla, tankları fazla, kamyonları fazla. İngiltere’nin vermiş olduğu toplar var. Bizdeki toplar biraz daha farklı ama netice itibarıyla burada Türk topçusu başarılı oluyor. Türk süvarisi başarılı oluyor ve Türk piyadesi başarılı oluyor” dedi.
30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin bağımsızlığını ve vatanın Türk yurdu olarak kalmasını sağlayan büyük bir zafer olduğunu ifade eden Çağlayan, “Zaferin kazanılmasında Türk ordusunun gerçekten ilelebet gurur duyacağı bir zafer bu. Bu zafer tabii ki Türk milleti adına bu vatanın Türk yurdu olarak kalmasını sağlayan bir zaferdir. Milletimizin istiklalini, istikbalini sağlayan büyük bir zaferdir” diye konuştu. Zaferin en önemli kahramanının Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu belirten Çağlayan, Atatürk’ün buna rağmen zaferi Türk milletinin ve Türk askerinin zaferi olarak tanımladığını söyledi.
Programa yoğun katılım
Panelde OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Duman ile Samsun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Çolak da konuşma yaptı. Programa ayrıca İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, Samsun İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın, Samsun Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş ve çok sayıda vatandaş katıldı.