• Haberler
  • Güncel
  • Pembe renge bürünen Tuz Gölü ziyaretçi akınına uğruyor

Pembe renge bürünen Tuz Gölü ziyaretçi akınına uğruyor

Aksaray, Konya ve Ankara sınırları içerisinde yer alan, Türkiye'nin en büyük ikinci gölü konumundaki Tuz Gölü, bünyesinde barındırdığı özel algler ve bakterilerin etkisiyle pembe ve kırmızı tonlara büründü. Kış aylarında buz mavisi, yaz başında ise bembeyaz görüntüsüyle bilinen göl, yaz ortasında sıcaklık ve tuzluluk oranının zirveye ulaşmasıyla birlikte eşsiz bir renk şölenine sahne oluyor. Göl içindeki alglerin güneşin zararlı ışınlarından korunmak amacıyla renkli koruyucu maddeler üretmesi ve halofil bakterilerin yoğun şekilde üremesi sonucu oluşan bu doğa olayı, hem görsel güzellik arayan fotoğraf tutkunlarını hem de şifa arayan vatandaşları bölgeye çekiyor. Ziyaretçiler gölün büyüleyici manzarasında yürüyüş yapıp fotoğraf çektirirken, özellikle ortopedik rahatsızlıkları ve cilt problemleri bulunanlar ayaklarını ve vücutlarını şifalı olduğuna inanılan tuza gömerek rahatlama arıyor. 'Burası İçin 850 Kilometre Yol Geldik' Sosyal medyada gördükleri pembe manzara üzerine bölgeye gelen Adem Yolcu, 'Burası sosyal medyada büyük ilgi görüyordu, merak edip geldik. Gölde çok belirgin bir pembelik var, hayatımızda ilk kez böyle bir şey görüyoruz. Burayı görebilmek için tam 850 kilometre yol katettik. Şifalı olduğunu da duymuştuk kuzenimin ayağında sürekli kaşıntı vardı, buraya gelip tuza bastıktan sonra kaşıntısı tamamen kesildi. Herkese gelip görmesini tavsiye ederiz' dedi. Almanya'dan ailesiyle birlikte gelen gurbetçi vatandaş Mustafa Gün ise, 'Hem şifalı özelliklerini duyduğumuz hem de bu eşsiz pembe görüntüyü yerinde görmek istediğimiz için geldik. Evimizde şifa niyetine kullanmak üzere tuz da aldık, mutlaka görülmesi gereken bir güzellik' ifadelerini kullandı. Avusturya'dan ziyarete gelen Şafak Şişman da gölün doğallığına ve atmosferine hayran kaldıklarını belirterek, 'Eşimin memleketi vesilesiyle geldik. İnanılmaz bir doğa harikası var, pembe tonlar gerçekten büyüleyici bir atmosfer sunuyor' değerlendirmesinde bulundu.

Aksaray, Konya ve Ankara sınırları içerisinde yer alan, Türkiye'nin en büyük ikinci gölü konumundaki Tuz Gölü, bünyesinde barındırdığı özel algler ve bakterilerin etkisiyle pembe ve kırmızı tonlara büründü. Kış aylarında buz mavisi, yaz başında ise bembeyaz görüntüsüyle bilinen göl, yaz ortasında sıcaklık ve tuzluluk oranının zirveye ulaşmasıyla birlikte eşsiz bir renk şölenine sahne oluyor. Göl içindeki alglerin güneşin zararlı ışınlarından korunmak amacıyla renkli koruyucu maddeler üretmesi ve halofil bakterilerin yoğun şekilde üremesi sonucu oluşan bu doğa olayı, hem görsel güzellik arayan fotoğraf tutkunlarını hem de şifa arayan vatandaşları bölgeye çekiyor.


Ziyaretçiler gölün büyüleyici manzarasında yürüyüş yapıp fotoğraf çektirirken, özellikle ortopedik rahatsızlıkları ve cilt problemleri bulunanlar ayaklarını ve vücutlarını şifalı olduğuna inanılan tuza gömerek rahatlama arıyor.


"Burası İçin 850 Kilometre Yol Geldik"

Sosyal medyada gördükleri pembe manzara üzerine bölgeye gelen Adem Yolcu, "Burası sosyal medyada büyük ilgi görüyordu, merak edip geldik. Gölde çok belirgin bir pembelik var, hayatımızda ilk kez böyle bir şey görüyoruz. Burayı görebilmek için tam 850 kilometre yol katettik. Şifalı olduğunu da duymuştuk; kuzenimin ayağında sürekli kaşıntı vardı, buraya gelip tuza bastıktan sonra kaşıntısı tamamen kesildi. Herkese gelip görmesini tavsiye ederiz" dedi.
Almanya'dan ailesiyle birlikte gelen gurbetçi vatandaş Mustafa Gün ise, "Hem şifalı özelliklerini duyduğumuz hem de bu eşsiz pembe görüntüyü yerinde görmek istediğimiz için geldik. Evimizde şifa niyetine kullanmak üzere tuz da aldık, mutlaka görülmesi gereken bir güzellik" ifadelerini kullandı.


Avusturya'dan ziyarete gelen Şafak Şişman da gölün doğallığına ve atmosferine hayran kaldıklarını belirterek, "Eşimin memleketi vesilesiyle geldik. İnanılmaz bir doğa harikası var, pembe tonlar gerçekten büyüleyici bir atmosfer sunuyor" değerlendirmesinde bulundu.
 

WhatsApp İhbar Hattı
05459031060
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!