Kentsel Dönüşümde Kazanç Kapısı Açıldı: Depolar İçin Yeni Fırsat!
Türkiye genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri, kentlere yönelik yoğun göç dalgaları ve çalışma hayatında giderek yaygınlaşan uzaktan çalışma modelleri eşya depolama alanında tarihi bir hareketlilik yaşatıyor.
Haberin Özeti
- • Türkiye genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri, kentlere yönelik yoğun göç dalgaları ve çalışma hayatında giderek yaygınlaşan uzaktan çalışma modelleri eşya depolama alanında tarihi bir hareketlilik yaşatıyor.
Türkiye genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri, kentlere yönelik yoğun göç dalgaları ve çalışma hayatında giderek yaygınlaşan uzaktan çalışma modelleri eşya depolama alanında tarihi bir hareketlilik yaşatıyor. Büyükşehirler başta olmak üzere ülke genelinde depolama hizmetlerine yönelik talep rekor seviyelere çıkarken, bu devasa büyüme sektörde kayıt dışı çalışan merdiven altı işletmelerin de ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Yetkisiz ve denetimsiz kurumlar, eşyalarını muhafaza etmek için güvenli bir alan arayan binlerce vatandaşı mağdur etme riski taşıyor. Tarım arazilerine kurulan derme çatma alanlar, yüksek nem oranına sahip bodrum katları ve hiçbir koruması bulunmayan açık araziler ne yazık ki depo adı altında vatandaşa kiralanmaya devam ediyor.
Maddi ve manevi değeri yüksek ev ya da ofis eşyalarının yetersiz koşullarda saklanması, tüketiciler açısından telafisi imkansız zararlara yol açabiliyor. Uzmanlar, profesyonel standartlara uymayan bu tür alanların eşyalarda kalıcı hasarlara neden olduğuna dikkat çekiyor. Güvenlik önlemlerinin bulunmadığı, iklimlendirme şartlarının sağlanmadığı ve yasal bir muhatabın yer almadığı bu depolar, tasarruf etmek isteyen vatandaşın çok daha büyük mali kayıplar yaşamasına sebep oluyor. Sektör temsilcileri, kentsel dönüşüm ya da taşınma sürecindeki vatandaşların depo seçimi yaparken yetki belgelerine ve sunulan fiziksel imkanlara son derece dikkat etmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Korsan İşletmeler Hızla Büyüyen Milyar Dolarlık Pazarı Tehdit Ediyor
İstanbul başta olmak üzere büyük sanayi ve ticaret kentlerinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları eşya saklama ihtiyacını her geçen gün artırıyor. Yurt dışına eğitim veya iş gerekçesiyle giden vatandaşların geçici göçleri, şirketlerin yüksek kira maliyetleri nedeniyle ofis küçültmeye gitmesi ve uzaktan çalışma sisteminin kalıcı hale gelmesi sektörü devasa bir ekonomi haline getirdi. Piyasa büyüklüğü 2,2 milyar dolar seviyesine ulaşan bu devasa sektörde, standartların dışında kalan ve hiçbir resmi yetkisi bulunmayan korsan yapılar vatandaşların birikimlerini açıkça tehdit ediyor.
Sektörde faaliyet gösteren kurumsal firmalar, denetimsiz büyümenin getirdiği risklere karşı sık sık uyarılarda bulunuyor. Özellikle büyükşehirlerde metrekare bazında yaşanan yer sıkıntısını fırsat bilen bazı usulsüz işletmeler, hiçbir yasal sorumluluk üstlenmeden müşteri topluyor. Sigortasız, güvenlik kamerasız ve havalandırma sisteminden yoksun bu tür yerlerde yaşanabilecek yangın, su basması veya hırsızlık gibi olaylarda vatandaşın mağduriyeti tazmin edilemiyor. Bu durum, 2,2 milyar dolarlık pazarın sağlıklı gelişimine de ciddi oranda zarar veriyor.
Dönüşüm Sürecinde Doğru Strateji Yılda 660 Bin TL Tasarruf Sağlıyor
Troy Depo Kurucu Ortağı Batuhan Yusuf Hakan, özellikle kira fiyatlarının oldukça yüksek seyrettiği Kadıköy, Bakırköy, Maltepe, Beşiktaş, Üsküdar ve Sarıyer gibi İstanbul'un prestijli ilçelerinde kentsel dönüşüme giren mülk sahiplerinin alternatif yollara başvurduğunu ifade ediyor. İnşaat süresince fahiş kira bedelleri ödemekten kaçınan hak sahipleri, çözümü eşyalarını profesyonel depolara kaldırarak daha küçük evlere geçmekte buluyor. Günümüzde 3+1 bir konutun eşyalarını sıfırdan satın almanın maliyetinin yaklaşık 1.000.000 TL sınırına dayandığını belirten Hakan, aynı eşyaların tam 1 yıl boyunca korunaklı ve sigortalı bir depoda muhafaza edilmesinin maliyetinin ise ortalama 180.000 TL olduğunu dile getiriyor.
Evleri kentsel dönüşüme giren hak sahipleri, mevcut eşyalarıyla büyük bir 3+1 daire kiralamak yerine, aylık 25.000 TL kira ödeyerek 1+1 bir eve geçiş yapıyor. Bu senaryoda yıllık konut kirası maliyeti 300.000 TL seviyesinde kalıyor. Yıllık depolama hizmeti için ödenen 120.000 TL ile 180.000 TL arasındaki tutar bu rakama eklendiğinde ve büyük daire kiraları ile kıyaslandığında vatandaşın cebinde net 660.000 TL tutarında dev bir tasarruf kalıyor. Bu süreçte geçici olarak ailelerinin yanına yerleşen ya da yazlıklarına taşınan vatandaşlar için elde edilen bu ekonomik kazanç çok daha yüksek seviyelere ulaşıyor.
Merdiven Altı Depolarda Eşya Rehin Alma Ve Yüksek Nakliye Oyunu
Sektördeki kontrolsüz genişlemenin kayıt dışı uygulamaları beraberinde getirdiğini vurgulayan Batuhan Yusuf Hakan, bazı bölgelerde yaşanan çarpıcı mağduriyet örneklerini paylaşıyor. Hadımköy gibi alanlarda açık arazilere eşyaların gelişigüzel yığıldığını ve sadece etraflarının iplerle çevrilerek güvenceye alınmaya çalışıldığını belirten Hakan, bu tür ilkel yöntemlerin eşyalarda geri dönüşü olmayan toz ve fiziksel hasarlar yarattığını aktarıyor. Müşteriler durumun farkına varıp depodan ayrılmak istediklerinde ise sözde işletmeler çıkış nakliyesini yalnızca kendilerinin yapacağını öne sürerek piyasa değeri 15.000 TL olan taşıma hizmeti için 35.000 TL ile 45.000 TL arasında fahiş fiyatlar talep ediyor ve ödeme yapılana kadar eşyaları adeta rehin tutuyor.
Ucuz fiyat vaadiyle cazip görünen bu tür kalitesiz işletmeler, süreç sonunda vatandaşa çok daha ağır mali yükler çıkarıyor. Ayrıca özellikle yaşlı vatandaşları hedef alan bazı şüpheli yapıların, adres dahi belirtmeden ve hiçbir yazılı sözleşme imzalamadan eşya teslim aldığı tespit ediliyor. Sektör temsilcileri, nerede olduğu belirsiz, kurumsallıktan uzak ve merdiven altı olarak nitelendirilen bu depolama hizmetlerinden kesinlikle uzak durulması gerektiği hususunda kamuoyunu uyarıyor.
Yanlış Hacim Hesaplarına Karşı Metreküp Doğrulaması Hayati Önem Taşıyor
Eşya depolama sektörünün bir diğer kanayan yarası ise göz kararı yapılan fiyatlandırmalar ve hatalı metreküp hesaplamaları olarak öne çıkıyor. Taşımacılık sektöründeki bizzat nakliyecilerin dahi araçlarının net iç hacmini bilmediğini belirten Hakan, piyasadaki çoğu firmanın 30 ila 40 metreküp kaplayan bir eşya grubunu 15 metreküplük alanlara sığdıracağını iddia ederek tamamen göz kararı teklifler sunduğunu ifade ediyor. Bu tür hatalı yaklaşımlarda eşyalar ya üst üste istiflenerek kırılıyor ya da müşterinin ödeme yaptığı boş alanlara bilgisi dışında başka kişilerin eşyaları yerleştiriliyor.
Troy Depo bünyesinde nakliyeci, depo yöneticisi ve dijital denetim mekanizmasından oluşan 3 aşamalı bir doğrulama sistemi uyguladıklarını belirten Hakan, yakın zamanda yaşanan somut bir örneği aktarıyor. Başka bir firmanın 30 metreküpe yuvarlayarak yüksek fiyat biçtiği 26,2 metreküplük eşya hacmini hassas ölçümlerle 25 metreküpe düzelttiklerini ifade eden Hakan, bu sayede müşterinin aylık 2.000 TL'den fazla, 2 yıllık süreçte ise toplamda 40.000 TL'den fazla net tasarruf elde etmesini sağladıklarını vurguluyor.
Kurumsal Ve Bireysel Talepler 6 Şehirde Devam Eden Operasyonlarla Karşılanıyor
Depolama hizmetleri sadece bireysel konut sahipleriyle sınırlı kalmayıp, şirketlerin de yoğun ilgisini çekiyor. Yüksek ofis kiraları sebebiyle alan daraltan ve uzaktan çalışma modeline geçen kurumsal firmalar, arşiv ve fazla ofis mobilyalarını depolara taşıyor. Aynı zamanda e-ticaret girişimcilerinin stoklarından dizi sektörünün dekor malzemelerine, tekstil çuvallarından tek bir koli saklamak isteyen bireysel kullanıcılara kadar son derece geniş bir yelpazeye hizmet veriliyor.
Troy Depo; İstanbul, Kocaeli, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya olmak üzere toplam 6 büyük şehirde kesintisiz operasyon sürdürüyor. Bugüne kadar 20'den fazla anlaşmalı tesis üzerinden 1.000'den fazla başarılı operasyona imza atan marka, hizmet ağını genişletmek amacıyla çok kısa bir süre içerisinde Yalova ve Bodrum lokasyonlarını da faaliyete geçirmeyi hedefliyor.
Yüksek Ev Kiraları Yüzünden Depoları Konut Olarak Kullanmak İsteyenler Var
Ahşap, çelik ve High Cube konteyner sistemlerinden oluşan kişiye özel kapalı oda konseptiyle hizmet verdiklerini belirten Hakan, depolama alanlarıyla ilgili oldukça şaşırtıcı taleplerle karşılaştıklarını dile getiriyor. Kentlerdeki konut kiralarının aşırı yükselmesi nedeniyle bazı kişilerin hijyenik ve modern depoları gördüğünde ilginç tekliflerde bulunduğunu aktaran Hakan, tesislerdeki duş ve tuvalet imkanlarını sorarak buralarda yaşayıp yaşayamayacağını araştıran kişilerin olduğunu söylüyor.
Sadece barınma değil, farklı hobiler için de depoların kapısının çalındığı belirtiliyor. Müzik aleti çalan bir müşterinin depolardan birini kiralayarak içerisinde düzenli olarak müzik icra etmek ve prova yapmak istediğini belirten Hakan, alanların sadece eşya güvenliği ve muhafazası amacıyla tasarlandığını hatırlatarak bu tür talepleri zorunlu olarak geri çevirdiklerini ifade ediyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım