Kastamonu'da kadın girişimcinin taş baskı zaferi!
Kastamonu'da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, çocuklarını büyütmek için memurluk hayallerinden vazgeçti ancak bu fedakârlık onu asırlık bir geleneğin temsilcisi haline getirdi. Halk Eğitim Merkezi'nde tesadüfen tanıştığı coğrafi işaretli taş baskı sanatı, bugün Koç'un sadece mesleği değil, onlarca kadına umut olan bir girişimcilik hikayesine dönüştü.
Evindeki küçük odadan tarihi külliyeye
Çocukları büyüdükten sonra kendine bir uğraş arayan Koç, 10 yıl önce katıldığı kursta taş baskının büyüsüne kapıldı. İlk üretimlerini evinin bir köşesinde yapan azimli kadın, kısa sürede taleplere yetişemeyince işini profesyonelliğe taşıdı. Bugün Tarihi Yakup Ağa Külliyesi’nin karşısındaki eski bir sübyan mektebinde atölye işleten Koç; masa örtülerinden çantalara, kıyafetlerden çeyizliklere kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor.
“Baskı yapmak bir terapi, üretim ise bir tutku”
Mesleğine olan bağını "ayrı bir terapi" olarak tanımlayan Seval Bahadır Koç, üretim sürecini şu sözlerle anlatıyor:
"Baskı yaparken adeta üretim moduna giriyorsunuz. Bir örtüyü bitirmeden kafanızda ikincisini tasarlıyorsunuz. Unutulmaya yüz tutmuş bu kadim sanatı gelecek nesillere aktarmak tarif edilemez bir mutluluk."
Binlerce kalıp, yüzlerce kadın kursiyer
Atölyesinde binden fazla farklı motife sahip kalıbı bulunan Koç, sadece üretim yapmıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınlara bu sanatın inceliklerini öğretiyor. Koç'un eğitim verdiği pek çok kadın, kendi şehirlerine döndüklerinde dükkan açarak hem Kastamonu kültürünü tanıtıyor hem de ekonomik özgürlüklerini kazanıyor.
Asla çıkmayan boya, eskimeyen desenler
Taş baskı sanatında kullanılan özel boyalar sayesinde desenlerin ömürlük olduğunu belirten Koç, gördüğü her güzel figürü kalıba dönüştürdüğünü ifade ediyor. Yarım saat ile bir buçuk saat arasında değişen sürelerde tamamlanan el emeği göz nuru ürünler, hem yerli hem de yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor.