İYİ Parti Samsun Teşkilatında sandık ve mücadele kararlılığı
İYİ Parti Samsun teşkilat buluşmasında İl Başkanı Hasan Aksoy sandık hedeflerini vurgularken, Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu tarım, istihdam ve adalet başlıkları üzerinden iktidarın 24 yıllık karnesine sert tepki gösterdi.
İYİ Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından organize edilen teşkilat buluşması, İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy, İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Samsun İl Başkan Yardımcısı Elif Şenel Yıldız Petek ve kadın kolları temsilcileri ve çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleşti. Karşılıklı görüş alışverişi, sahadaki örgütlenme çalışmaları ve Türkiye gündemindeki yakıcı sorunların masaya yatırıldığı programda birlik ve mücadele vurgusu öne çıktı.
Programda konuşan Kadın ve Aileden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Elif Şenel Yıldız Petek, sahadaki çalışma azminin ve cesaretin teşkilatlara dalga dalga yayıldığını, ilçe başkanlarıyla birlikte gece gündüz demeden sahada mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirtti.
İl Başkanı Hasan Aksoy: “Çözümlerimizi sandıkta oya çevireceğiz”
Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu’nun teşkilatçı yapısına ve çalışma disiplinine övgüde bulunan İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy, “Kevser Başkanımız tuttuğunu koparan, gecesi gündüzü olmayan, kadın politikaları teşkilatlarımızı sürekli sahada diri tutan ve bizzat sahada ter döken bir dava insanıdır. Kimileri yalnızca konuşur, kendisi ise söylediğini yapanlardandır. İYİ Parti olarak hem çerçeve yasalardaki milli duruşumuzla hem de ekonomide sunduğumuz somut reçetelerle çok doğru bir rotada ilerliyoruz. Bugün herkesin takdir ettiği, tercih edilen bir siyasi hareketiz. Şimdi biz teşkilat mensuplarına düşen en büyük görev, bu güveni ve alternatif politikaları sahada vatandaşımıza anlatarak sandıkta oya çevirmektir” dedi.
Ofluoğlu: “Ben bir köylü çocuğuyum, cumhuriyet sayesinde albay oldum”
Samsun’un Millî Mücadele tarihindeki özel yerine değinen Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, kendisinin de bir köy çocuğu olduğunu hatırlatarak, siyasete giriş motivasyonunu ve Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığını anlattı. Ofluoğlu, "Ben bir çiftçi, bir köylü çocuğuyum. Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri'nde şerefle görev yapmış emekli bir albay olduysam, bunu Cumhuriyet’in eğitimde fırsat eşitliği ilkesine ve hepimizi eşit vatandaş kılan vizyonuna borçluyum. Ben bir Cumhuriyet kadınıyım. Emekli oldum ama o üniforma ruhumuzdan ancak ölünce çıkar. Hepimiz son nefesimize kadar Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Siyasete de bu ülkeye, bu topraklara ve Cumhuriyet’e olan namus borcumu ödemek için girdim. Samsun, kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Bir avuç inanmış insan Atatürk’ün önderliğinde bu topraklardan yola çıkarak koca bir milletin makus talihini yendi. Bugün de üniter yapımızı yok sayanlara, terörist elebaşlarına meşruiyet ve imtiyaz vadedenlere inat; şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimize sahip çıkmak için buradayız” dedi.
“Motorin 100 liraya dayandı, Çarşamba ve Bafra ovaları kan ağlıyor”
Konuşmasında ekonomik krize, mutfaktaki yangına ve tarımdaki çöküşe geniş yer ayıran Kevser Ofluoğlu, "24 yıldır 'Verin yetkiyi, görün etkiyi' diyenler Türkiye ekonomisini yerle yeksan etti. Samsun denilince tüm Türkiye’nin aklına Bafra ve Çarşamba ovaları gelir. Bütün memleketi doyuran, besleyen bu bereketli topraklarda çiftçi artık tarlasına giremiyor. Fasulyede, patlıcanda, domateste, pirinçte üretim dibe vurdu. Motorinin litresi 100 liraya dayanmışken çiftçi nasıl üretsin? TÜİK çıkmış enflasyonu yüzde 31,5 açıklıyor. Çarşı pazarın gerçek enflasyonu bunun en az iki katı. İnsanlar yaşam mücadelesi verirken iktidar 'şaha kalktık, Mars'a yol yaptık' masalları anlatıyor. 5 milyon emekliyi 23 bin liraya mahkûm edenler, bir gün ellerine file alıp halkın arasına insinler. Okul kıyafetinin 5 bin lirayı bulduğu bir ortamda dar gelirli nasıl nefes alsın? Mutfaktaki yangını, tencerenin kaynamadığını en iyi kadınlarımız biliyor” diye söyledi.
“6,5 Milyon genç umutsuz, liyakat bitti torpil geldi”
Genç işsizliği ve kamudaki mülakat adaletsizliğini de sert bir dille eleştiren Ofluoğlu, nitelikli gençlerin geleceklerini yurt dışında aramak zorunda bırakıldığını kaydetti. Ofluoğlu, "Bugün ülkemizde 6,5 milyon 'ev genci' var. Gözünüzün içine bakarak binbir emekle okuttuğunuz pırıl pırıl evlatlarımız diplomalarıyla evde oturuyor ya da konsolosluk kapılarında vize peşinde koşuyor. Çocuk sınavdan 100 puan alsa bile, iktidar partisinden bir tanıdığı yoksa mülakat adı altındaki torpil çarkında eleniyor. Liyakat yerle bir edildi, devletin kurumsal hafızası yok edildi” dedi.
"Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı, iktidarın en karanlık karnesidir"
Toplumsal ahlak, aile yapısındaki çözülme ve kadına yönelik şiddet istatistikleri üzerinden iktidara yüklenen Ofluoğlu, “Dindar nesil yetiştireceğiz diyenlerin döneminde ahlaki yozlaşma zirve yaptı. OECD ülkeleri arasında kadın cinayetlerinde ne yazık ki birinci sıradayız. Ülkemizde her 3 kadından 1'i hayatı boyunca şiddete maruz kalıyor. Geçen yıl şüpheli ölümler dahil 591 kadın katledildi. Bu yılın geride kalan kısmında ise 412 kadın yaşamını yitirdi. TÜİK verilerine göre son 10 yılda 250 bin, sadece geçen yıl ise 23 bin çocuğumuz cinsel istismara uğradı. Bir ülkeyi çeyrek asırdır yöneten iktidar için bundan daha acı, bundan daha utanç verici bir tablo olabilir mi? 2002 yılında 66 milyon nüfus varken 544 bin evlilik, 90 bin boşanma vardı. Bugün ise aile kurumu derin bir darbe almış durumda. Ancak kimse karamsarlığa kapılmasın. Atatürk'ün 1918'de işgal donanması için söylediği gibi 'Geldikleri gibi giderler!' Kadınlarımız kararını verdi; bu iktidarı sandıkla getirdiği gibi yine kadınlarımız gönderecektir” şeklinde konuştu.