Gönül Teline Dokunan Bir Ömür: Necdet Çalış ile Musiki Yolculuğu
Türk musikisi, sadece notaların yan yana gelmesi değil bin yıllık bir kültürün, yaşanmışlığın ve ruhun sese bürünmüş halidir. Bu kadim mirası hem bir bilim insanı titizliğiyle inceleyen hem de bir sanatkâr zarifliğiyle icra eden çok kıymetli bir ismi bugünkü röportajımızda sizlerle buluşturuyoruz.
REMZİ ÖZKAN: Hocam albüm içindeki o sürprizi merakla bekliyor olacağım. Şimdiden çok heyecanlandım. Emeklerinize ne kadar teşekkür etsek azdır. Güzel yüreğiniz her daim var olsun. Peki hocam, teknolojinin müzikle bağı üzerine neler söylemek istersiniz? Özellikle yapay zekâ konusuna nasıl bakıyorsunuz?
NECDET ÇALIŞ: Ben bilgisayar programlama bölümü mezunuyum. Rahmetli hocamız Hikmet Saka derdi ki: "Bilgisayar şabandır; sen ona doğru komutu vermezsen ne yapacağını bilemez." Yani yuvarlak masanın köşesindeki anahtarı getir dersen, gider o masada köşe arar durur. Yapay zekâ da böyledir; ne yüklersen onu harmanlar sana verir. Sıkıntı şurada; bir şiiri yükleyip "bestele" derseniz, melodileri tarayıp alıntıları birleştirerek bir eser sunar. Ancak bu, yarın bir başkasının şiirinde sizin mısralarınızın kullanılması riskini doğurur. Alıntı ve çalıntıların yapay zekâ ile düzenlenmiş olması, sanatın özgünlüğü açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir konu.
REMZİ ÖZKAN: Değerli hocam iyi ki varsınız ve iyi ki sizin gibi naif insanlarla kesişiyor yolumuz. Dileğim; Allah hepimizi iyi insanlarla karşılaştırsın. Değerli vaktinizi ayırıp röportajımıza konuk oldunuz. Çok teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
NECDET ÇALIŞ: Türk musikisi, sabır ve dikkat isteyen bir yolculuktur. Bu yolculuğa çıkan herkes, sadece müziği değil, aynı zamanda kendini de keşfeder, diyorum ve size, röportajda emeği geçen herkese sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.
Cok yararlı aydınlatıcı ve keyifli bir söyleşi olmuş emek verenleri kutluyor tesekur ediyorum .